Karabat: Güven krizi sonrası yabancı yatırımcı gelmeyecek

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, fon krizinin finansal sisteme duyulan güveni sarstığını belirterek uzun vadeli sermaye için hukuk ve denetim mekanizmalarının yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye'deki yatırım ortamındaki temel engelin finansmana erişimden ziyade güven eksikliği olduğunu ifade etti. Karabat, Dünya Adalet Projesi'nin Hukukun Üstünlüğü Endeksi, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluk Algı Endeksi ile Dünya Bankası'nın B-READY araştırma sonuçlarına dikkat çekerek mevcut tabloyu değerlendirdi.

Son dönemde yaşanan fon krizinin sadece maddi kayıplarla sınırlı kalmayıp vatandaşların ve şirketlerin finansal sisteme olan inancını da zedelediğini belirten Karabat, ülkenin sıcak para yerine üretim, teknoloji ve istihdam odaklı uzun vadeli sermayeye ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

Karabat, sosyal medya platformu üzerinden yayımladığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“HUKUK BİTTİ, GÜVEN KALMADI, YATIRIM YAPAN YOK!

1) AK Parti’nin yarattığı krizler Türkiye’ye uzun vadeli büyük zararlar vermeye başladı. Hukuku yok ettiler, kayıt dışı ve vurgun ekonomisini inşa ettiler.

Çok net veriler ile açıklayalım.

2) Yatırımın ilk şartı para değil, güvendir.

World Justice Project’in 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde Türkiye 143 ülke arasında 118’inci.

Puanı: 0,41/1.

Bölgesinde 15 ülke arasında 14’üncü.

Üstelik Türkiye’nin puanı bir yılda %1,9 daha geriledi.

Yatırımcı neden parasını hukuka güvenmediği bir ülkede uzun yıllar bağlasın?

3) Yolsuzluk algısında da tablo ortada.

Transparency International’ın son endeksinde Türkiye 100 üzerinden 31 puana sahip.

182 ülke arasında 124’üncü sırada.

Yabancı yatırımcı bunlara bakıyor.

Fabrika kuracak kişi yalnızca işçilik maliyetini, dövizi, faizi hesaplamıyor.

Hukuka, kurallara ve yarın başına ne geleceğine de bakıyor.

4) Bir de Dünya Bankası’nın B-READY (Business Ready) araştırması var.

Bu çalışma bir ülkede şirketlerin karşılaştığı düzenlemeleri, kamu hizmetlerini ve bunların uygulamadaki etkinliğini ölçüyor. İş kurmadan vergilendirmeye, finansmandan ticari uyuşmazlıkların çözümüne kadar şirket hayatının 10 alanını inceliyor.

Türkiye’nin sonuçları aslında sorunu çok güzel anlatıyor.

5) Türkiye B-READY 2025’te:

-İş kurmada 80/100 civarında.

-Altyapı hizmetlerinde 87/100 civarında.

-Finansal hizmetlerde 76/100 civarında.

Ama iş vergilendirmeye ve ticari uyuşmazlıkların çözümüne geldiğinde tablo bozuluyor.

Vergilendirme: 46/100.

Uyuşmazlık çözümü: 61/100.

Yani şirketi kurabiliyorsun. Mesele, kurduktan sonra neyle karşılaşacağın!

6) Şimdi bütün bunların üzerine fon krizini koyun.

Yüz binlerce fon yatırımcısı, borsadaki milyonlarca yatırımcı, şirketler...

Fon krizi sadece parayı vurmadı.

Türkiye’nin zaten büyük sorun yaşadığı güven duygusunu da vurdu.

Vatandaş parasını sisteme sokmaktan korkuyor.

Yabancı ise milyarlarca dolarını getirip neden burada uzun vadeli yatırıma bağlasın?

7) İçeride vatandaşın yatırım yapma, iş kurma iştahı zaten azalmıştı.

Fon krizi milyonlarca vatandaşı ve şirketi doğrudan etkiliyor.

Bundan sonra vatandaş yatırımdan tamamen uzaklaşacak.

Yabancı yatırımcı zaten gelmiyordu. Bu güven krizinden sonra hiç gelmeyecek.

8) Türkiye’nin asıl ihtiyacı sıcak para değil.

Fabrika kuracak, üretim yapacak, teknoloji getirecek, istihdam yaratacak uzun vadeli sermaye.

Ama sermayeye önce güven vereceksiniz.

Hukuka güven.

Kurallara güven.

Denetime güven.

Piyasaya güven.

GÜVEN YOKSA YATIRIM DA YOK.

AK Parti’nin Türkiye’ye verdiği en büyük zarar kaybedilen milyarlar değil, kaybedilen bu güven oldu.”

İLGİLİ HABERLER