CHP'deki liderlik krizine ilişkin tartışmalar sürerken, Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Ankara'da Kemal Kılıçdaroğlu'nun konutu önünde önemli açıklamalarda bulundu. Adıgüzel, partinin olağanüstü kurultay takvimine ilişkin belirsizliğin hukuki bir zorunluluktan kaynaklandığını vurguladı.
Parti içinde "hemen kurultay" ve "en uygun zamanda kurultay" şeklinde iki farklı görüş olduğunu belirten Adıgüzel, mevcut hukuki durumun net bir tarih belirlenmesini engellediğini ifade etti. Adıgüzel'e göre, mahkemenin verdiği tedbir kararı nedeniyle takvimin nasıl işleyeceği ancak ilerleyen süreçte netleşebilir.
"Kurultay zamanıyla ilgili kesin bir şey ortaya koyamazsınız"
Adıgüzel, Özgür Özel'in İzmir mitingindeki "2 milyon üye ile seçim" çağrısını da eleştirdi. Örgütün fikrine başvurmanın değerli olduğunu ancak bu yaklaşımın önceki tutumlarla çeliştiğini savunan Adıgüzel, 2023 kurultayında ön seçim için "namus şeref sözü" verilmesine rağmen yerel seçimlerde bu sözün tutulmadığını hatırlattı.
Ön seçim yapılmadan atanan bazı belediye başkanlarının en küçük zorlukta AK Parti'ye geçtiğini belirten Adıgüzel, "Çünkü örgüt terbiyesini görmemiş, örgütün süzgecinden geçmemiş insanların geleceği nokta bu. Şu an çok sayıda belediye başkanı AK Parti saflarındaysa bu yerel seçimde ekseriyetle ön seçimin yapılmamış olması" dedi.
"CHP linç kültürüyle yönetilemez"
Adıgüzel, son iki yıllık süreçte Halk TV merkezli yayın organları üzerinden tek taraflı bir algı yaratıldığını ve bunun bir "linç kültürü" doğurduğunu öne sürdü. CHP'nin eleştiri ve ortak akılla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan vekil, bu iklimde örgütle sağlıklı bir yol alınamayacağını belirtti.
CHP içerisinde ahlaki sorunları olan ve yanlış yapan kişilerin parti içi disiplin mekanizmalarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konuda Kasım 2025'te dokuz milletvekili olarak bir metin hazırlayıp Özgür Özel'e sunduklarını ancak bugüne kadar bir gelişme olmadığını söyledi.
"Genel merkeze alınmadık"
Parti genel merkezinin polis müdahalesiyle tahliye edildiği günü hatırlatan Adıgüzel, o gün kendilerinin içeri alınmadığını belirtti. Adıgüzel, "Partinin milletvekilleri, parti meclisi üyeleri, yüksek disiplin kurulu üyemiz de vardı. Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde ilk defa kendi milletvekilleri, kendi parti meclisi üyeleri ve kendi yüksek disiplin kurulu üyesi alınmadı" diyerek yaşananları eleştirdi.
Önceki yönetimin tutumunun hala iyi niyetli olmadığını savunan Adıgüzel, genel merkezde yaşanan tablonun partiye zarar verdiğini dile getirdi. Yeni parti kurulacağı iddialarına ilişkin ise Özgür Özel'in "örgütte kalacağız" açıklamasını bildiğini, partinin kapatılmasına karşı bir yedekleme duyumu aldığını fakat "Cumhuriyet Halk Partisi'ni kapatmaya kimsenin gücü yetmez" ifadelerini kullandı.
Adıgüzel, resmi kayıtlarda genel başkanın Kemal Kılıçdaroğlu olarak göründüğünü ancak bazı medya kuruluşlarının ısrarla Özgür Özel'i genel başkan olarak lanse ettiğini belirtti. Bu durumun örgüt içinde ayrışmayı körüklediğini söyleyerek, "'İki CHP var' sözü, Cumhuriyet Halk Partisi'ne, Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine ve hatırasına yapılacak en büyük kötülük olur" dedi.