Ömer Çelik CHP lideri Özel ve AB Komisyonuna tepkisini açıkladı

AK Parti Sözcüsü Çelik, CHP lideri Özel'in Erdoğan açıklamalarına ve AB'nin Türkiye'yi dışlayan Balkan vizyonuna itirazlarını paylaştı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, anamuhalefet partisinin lideri Özgür Özel tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun isimlerinin beraber kullanılmasına sert karşılık verdi. Özel'in siyasi üslubunu yadırgadığını aktaran Çelik, "CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ismini, Netanyahu gibi bir katille aynı cümlede yan yana zikretmesi, hem çok büyük bir saygısızlık hem de siyasi olarak çok niteliksiz bir yaklaşım." cümlesini kurdu.

Ursula von der Leyen'in dışlayıcı Avrupa politikasını reddetti

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in kıtayı Çin, Rus ve Türk tesirinden koruma çağrısı da Çelik'in gündemindeydi. Komisyonun genişleme politikasını organik bağlardan kopararak dini temellere indirdiğini savunan AK Parti Sözcüsü, Türkiye'nin adaylık statüsüne rağmen kıtaya tehdit unsuru biçiminde sunulmasını zihinsel çelişki şeklinde tanımladı. Çelik, "Birincisi, Avrupa Birliği'ne aday ülke olan Türkiye'yi, Avrupa Birliği'nin rakibi olarak görüyor. Halbuki Balkanlar'da bir entegrasyon arayacaksa, burada en büyük kolaylaştırıcılardan bir tanesi, en büyük vizyon sahiplerinden bir tanesi Türkiye'dir. Türkiye'nin Balkan vizyonu, barışa dayalı, Balkanizasyon dediğimiz parçalama politikalarına karşı ve daha çok değerler üzerinden oluşan bir şeydir. Burada von der Leyen'in, Avrupa Birliği'nin karşıtı olarak konumlandırdığı ülkeler içerisinde Türkiye'yi sayması, gerçekten çok vahim bir zihinsel ve siyasi çelişki." görüşünü paylaştı.

Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki Gazze ayrışmasını anımsattı

Brüksel yönetiminin kendi içinde siyasi tutarlılık sağlayamadığını anlatan Çelik, kıta içi ayrışmaların derinleştiğini savundu. Rusya-Ukrayna savaşı ile Gazze'deki İsrail saldırıları karşısında ortak diplomatik zemin kurulamadığını hatırlatarak, "Biz aslında her zaman siyasi değerlere bağlı bir entegrasyondan bahsediyoruz. Ama AB Komisyonu dönüyor, dolaşıyor, o dar alanda merkezi Avrupa'nın, Avrupa'nın geri kalanını domine ettiği bir yaklaşım ortaya koymaya çalışıyor." ifadelerini kullandı. Almanya'nın Tel Aviv yönetimini aklayan demeçlerine karşılık İspanya ve Belçika gibi devletlerin askeri anlaşmaları askıya alarak doğru siyasi konumda durduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel aktör uyarısını hatırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Brüksel'e yönelik tam üyelik çağrılarını anımsatan AK Parti kurmayı, kıtanın iktisadi büyüklüğüne rağmen diplomatik sahada ağırlık oluşturamadığını anlattı. Komisyon sözcülerinin von der Leyen'in cümlelerini düzeltme çabalarının yetersiz kalacağını belirten Çelik, "Bazı aktörler, sözcüler vesaire toparlamaya çalışıyor ama bu toparlanacak bir durum gibi gözükmüyor. Burada esas mesele, yazılımın değiştirilmesi lazım. Avrupa Birliği'nin hem Balkanlar'a dönük kullandığı yazılım hem Türkiye'ye dönük kullandığı yazılım baştan aşağı yanlıştır." yorumunu yaptı. Ankara'nın adaylık sürecindeki fasıl müzakerelerinin dondurulmasını cepheleşme adımı şeklinde nitelendiren yetkili, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin İsrail ile kurduğu temaslara karşılık İspanya'nın asil duruşunu övdü.

Özgür Özel'in Filistin meselesindeki tavrını eleştirdi

Konuşmasının son bölümünde yeniden CHP liderinin söylemlerine dönen Çelik, anamuhalefet cephesinin Filistin direnişi karşısındaki tutarsızlıklarına değindi. Özel'in siyasi referans gösterdiği İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in bölgedeki katliamlara karşı en net itirazı yükselten aktörlerden biri olduğunu bildirdi. Sürecin başında Filistinli direnişçilere terörist diyen Özel'in sonradan söylem değiştirdiğini aktaran Parti Sözcüsü, "Sanchez, Cumhurbaşkanı'mızın en güçlü sesi olduğu insanlık ittifakının, son derece değerli seslerinden bir tanesi. Halbuki Özgür Özel, olayların başında 'Hamas'a terör örgütü' dedi. Filistinli çocuklara 'İsrailli çocuklar' diyor. Bunu hiçbir şekilde düzelten bir yaklaşım da görmüyoruz." sözlerini sarf etti.

Siyonist politikaların doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki farklı yöntemle beslendiğini anlatan Çelik, İsrail eylemlerini karşısına alan siyasi liderleri yıpratma çabalarının dolaylı destek kapsamına girdiğini savundu. Özel'in yürüttüğü siyaset tarzının İsrail'e itiraz etmekten ziyade Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı zayıflatma üzerine kurulduğunu aktararak, "Cumhurbaşkanı'mızın Filistin hassasiyetini sorgulamanın doğal neticesi, bunu sorgulayan her kimse, Cumhurbaşkanı'mızın Filistin hassasiyetine saldıran her kimse onun kendini konumlandırdığı yer, Netanyahu yandaşlığıdır, bu açık ve nettir." dedi.

İLGİLİ HABERLER