Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, ekonomideki temel sorunun güven eksikliği olduğunu vurgulayarak sermayenin ancak güvende hissettiği bir ortamda yatırım yapacağını ifade etti. Tezcan, mülkiyet hakkına yönelik uygulamaları eleştirerek sözlerine şöyle devam etti: "Mesele sermaye güvendiği yere gider. Siz kalkıp iş insanının malına çökerseniz, iftiracı olursan ancak malını serbest bırakırız, yoksa senin malına çöker ve batırırız derseniz, bugün içeride tutuklu olup mallarına kayyum atanan ve şirketleri zor duruma düşmüş birçok masum insan var."
Masumiyet karinesinin önemine dikkat çeken Tezcan, "Masum diyorum çünkü hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı verilinceye kadar masumiyet karinesi var. Masum demek zorundasınız. Masum insanlar tutukladılar, mallarına çöktüler" şeklinde konuştu.
Tezcan, hukuk ve adalet güvencesinin olmadığı bir ortamda ekonomik önlemlerin yetersiz kalacağını savunarak şu değerlendirmeyi yaptı: "Burada böyle bir Türkiye'de siz istediğiniz ekonomik önlemi alın. Hukuk yoksa, adalet yoksa, mülkiyet hakkı güvencede değilse, sizin özgürlükleriniz güvencede değilse ve bir tane meczubun bulup o meczuba attırdığınız iftirayla 50 yıllık birikiminize el koyuyorlarsa, babadan dededen kalan tarlalarınızın üzerine tedbir koyuyorlarsa, alın teri ile çalıştırdığınız fabrikalara kayyum atayıp ondan sonra da bunları işletemiyoruz deyip zararla iflas edecek noktaya getirirlerse hangi yabancı sermaye Türkiye'ye gelir? Türkiye'deki hangi ciddi sermaye burada kalıp yatırım yapar?"
Yerli sermayenin de yurt dışına yöneldiğini belirten Tezcan, "Biraz önce konuştunuz işte eskiden Türkiye'den gayrimenkul alırlardı. Şimdi Londra'dan, burada parası olan gidiyor, Londra'dan gayrimenkul alıyor. Bu yüzden bütün Türkiye'nin parası olan, gücü olan iş insanları gidip yurt dışında parasını kaçırmaya çalışıyor. Kaçırma demeyeyim, orada yatırım yapmaya çalışıyor, güvence altına almaya çalışıyor" dedi.
İktidarın yönetme ve güven sağlama kapasitesini yitirdiğini öne süren Tezcan, devlet kurumlarına olan güvensizliğe de değindi: "Böyle bir sistem içerisinde Türkiye'nin ekonomisini düzeltebilmeleri mümkün değil. Yani iktidar yönetme kapasitesini kaybetmiş, toplumsal barışı ve huzuru tesis edebilme kapasitesini kaybetmiş, güven sağlama kapasitesini kaybetmiş. Devletin kurumsal yapısı çöktü, kurumlar çalışmıyor. Yani bugün kimse Türkiye İstatistik Kurumunun rakamlarına güvenmiyor. İstatistiğin olmadığı, rakamlara güvenin olmadığı bir yerde ekonomiyi derleyip toparlayamazsınız. Ne yatırımcı önünü görebilir ne dünyada gelip sizin ülkenizin verilerine bakarak buraya yatırım yapmak isterler."
Ekonomiyi düzeltmenin yolunun piyasa güvenini sağlamaktan geçtiğini vurgulayan Bülent Tezcan, sözlerini şöyle tamamladı: "Dolayısıyla hukukun olmadığı bir ülkede yatırımcının gelmesi mümkün değil. Ekonomiyi düzeltemezsiniz. Ekonomiyi düzeltmenin yolu bir taraftan üretimi teşvik etmekse, tarımı teşvik etmekse öbür taraftan ekonomiyi iyi yönetmenin yolu piyasa güvenini sağlamaktan geçer. Siz hukukun üstünlüğü, hukuk güvenliği sağlamadığınız sürece piyasa güvenini sağlayamazsınız. O yüzden bu iktidar artık ağzıyla kuş tutsa ne seçim ekonomisi yaratabilecek bir imkanı vardır ne de seçim ekonomisini yaratsa bile, hani derler, kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Milletin aklında bu kadar zamandan bu yana içine düştüğü bu durumdan kurtulması mümkün değil, unutması mümkün değil."