Türkiye'nin uzay alanındaki adımları, dünyanın önde gelen kurumları ve astronotları tarafından yakından takip ediliyor. Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) Genel Sekreteri Jiang Hui, Türkiye Uzay Ajansının (TUA) kurulmasıyla ülkenin bu alanda kısa sürede önemli başarılar elde ettiğini belirtti. Türkiye'nin örgüte üye bir devlet olarak uzun bir işbirliği geçmişi olduğunu hatırlatan Hui, 5-9 Ekim'de Antalya'da yapılacak Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC), Türkiye'nin uluslararası toplum tarafından ne kadar yakından izlendiğinin bir kanıtı olduğunu söyledi.
Hui, APSCO'nun Türkiye ile işbirliğini artırabileceğine inandığını belirterek, "APSCO, geçtiğimiz 18 yılda Türkiye dahil üye devletlerimizle birlikte uzay teknolojisini insanlara ve topluma kazandırmak için çalıştı. Başarılarınızdan ve deneyimlerinizden yararlanarak bunları diğer üye devletlerle paylaşabiliriz. Türkiye, APSCO platformunda çok aktif bir oyuncu. APSCO şemsiyesi altında bazı projelere liderlik ediyorlar ve işbirliği için çok iyi teklifler sunuyorlar" dedi.
Türkiye'nin Ay Programı ve diğer üye ülkelerle uzay teknolojisi farkındalığını artırma çalışmalarının dikkat çektiğini kaydeden Hui, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yakın gelecekte işbirliğimizi sadece TUA ile değil, aynı zamanda üniversiteler ve kurumlarla da artırmayı umuyoruz. Türkiye'den öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum ve bu deneyimleri diğer üye ülkelerle de paylaşabiliriz. IAC 2026, farklı ülkelerden ve kıtalardan insanları Türkiye'de bir araya getirecek. Bu kesinlikle Türkiye'nin uluslararası toplumdaki görünürlüğünü artıracak."
Uluslararası Uzay İstasyonu için Türk kabini önerisi
AX-3 Görev Komutanı ve Uluslararası Astronotik Federasyonu (IAF) Başkan Yardımcısı astronot Michael Lopez-Alegria, Axiom Space'in bir uzay istasyonu inşa ettiğini ve Artemis Programı için uzay giysileri yaptıklarını anımsattı. TUA ve Türk endüstrisiyle işbirliğini sürdürmek istediklerini vurgulayan Lopez-Alegria, şu değerlendirmeyi yaptı: "Uluslararası Uzay İstasyonu'na Türkiye'nin bir faydalı yük rafı (görev yükü kabini) üretebileceğini düşünüyoruz. Bu sayede, gemide bir Türk astronot olmasa bile Türk araştırma kurumları uzayda deneyler yapabilir. Bu da Türkiye'nin endüstrisine, öğrencilerine, araştırmacılarına ve genel olarak ülkeye yardımcı olacak iyi bir fikir."
SAHA İstanbul'un, Türkiye'deki endüstrinin ne kadar gelişmiş olduğunun harika bir örneği olduğunu söyleyen Lopez-Alegria, "Türkiye'nin uzay topluluğunda her zamankinden daha önemli bir oyuncu olacağına ve Orta Asya ile Türk halkı için merkezi konumu sayesinde bölge için kesinlikle bir merkez haline geleceğine dair büyük umutlarım var. Türk uzay sektörünün geleceği parlak" şeklinde konuştu.
Gezeravcı yeni işbirliklerinin sinyalini verdi
Astronot Alper Gezeravcı ise SAHA 2026'nın sinerjik yapısına bu yıl uzayın da eklendiğini belirtti. AX-3 ekibi olarak İtalya ve İsveç'teki uzay altyapılarını inceleme fırsatı bulduklarını aktaran Gezeravcı, "Özellikle üç ülkenin uzay alanındaki bileşenleriyle yapabileceğimiz işbirliklerini kendi araştırma kurumlarımız ve icracı kurumlarımızla birlikte yürütmeye devam ediyoruz. Yakın zamanda bu altyapılarını hazırlamış ve çalışmış olduğumuz içerikleri inşallah onay süreçlerinin sonrasında da halkımızla paylaşma imkanı bulacağız" ifadelerini kullandı.
İtalyan astronot Albay Walter Villadei de SAHA 2026'da savunma ve uzay sektörlerinin bir araya geldiğini gözlemlediğini anlattı. AX-3 görevinin ileriye dönük büyük bir ivme kazandırdığını belirten Villadei, "Meslektaşlarım ve arkadaşım Alper, birçok nesli teşvik etti ve onlara gerçekten ilham verdi. Türkiye'nin de bu gelişen uzay ekosisteminin bir parçası olması için pek çok fırsat olduğunu düşünüyorum. IAC 2026, tüm uzay topluluğunun bir araya gelip gelecekteki fırsatları konuşması için başka bir fırsat olacak" dedi.