GÜLPERİ TİBİN/ GERÇEK HABERCİ - İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait Egemenlik Binası, Meslek Fabrikası ve eski gasılhanenim Vakıflar Genel Müdürlüğüne tahsisiyle ilgili tartışmalar sürüyor. Son olarak Meslek Fabrikasının tahliyesine ilişkin kararı için verilen 15 günlük erteleme sona erdi. Meslek Fabrikası'na gelen ekipler, tahliye işlemini başlattı. Edinilen bilgilere göre, belediye avukatının uyarılarına rağmen, "kişisel bilgisayarlara ve evraklara da el koyuluyor."
TEBLİĞ EDİLMEDEN GELDİLER
Öte yandan, malzemelerin tespit edildiği, ekiplerin herhangi bir tebliğ kararı olmadan geldiği belirtildi. Belediye kaynakları yapılan işlemlerin usulsüz olması gerekçesiyle itiraz ettiklerini belirtirken, polis ablukasında malzeme sökümleri yapıldığı, sözümü yapılan malzemelerin teknik malzeme olduğu ve uzmanıyla söküm yapılması için istenen sürenin verilmediği kaydedildi.
HİÇBİR YERE AYRILMAYACAĞIZ
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zafer Levent Yıldır, "Bu durumu görür görmez hemen konuyla ilgilendik. Biz buradayız, hiçbir yere de gitmeyeceğiz. Sürecin sonuna kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Ciddi bir hukuksuzluk var burada. Bu süreç olumlu sonuçlanana kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Bütün halkımıza bunu duyurmak isterim. Bu hukuksuzluğa razı olmayacağız. Şu an içeride tespit yapılıyor. Arkadaşlarımız kendilerine refakat ediyorlar. Sürecin sonlanmasını bekliyoruz" dedi.
CEMİL TUGAY FRANSA'DA
Bununla birlikte İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise yurttaşı programı için Fransa'da olduğunu belirtti. Tugay, sosyal medya paylaşımında
"İZMİR’E YAPTIĞINIZ BU BÜYÜK HİZMET İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ “VAKIFLARIN SAYIN VEKİLLERİ”
%100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ve dolayısıyla Izmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. %100 haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir’in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz?
Dünya Sağlık Örgütünün “Tek Sağlık Zirvesine” konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir’e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten bir kaç saat sonra, konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; Onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum. Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven.
Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun."