Kale ve kitabe hakkında bilgi veren Palu Doğasına Sahip Çıkıyor Platformu Sözcüsü İbrahim Meydanoğlu, “Elazığ’ın tarihi ilçesi Palu Kalesindeyiz. Doğu Anadolu’da Urartuların başkenti Van’dan sonra bölgedeki taş kale olarak dikkat çekiyor. İlk günkü orijinal halini barındırıyor. Palu birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bunlardan bir tanesi Urartular. Urartular dediğimizde taş işçiler akla gelir. Bunların en güzel örneklerinden bir tanesi de çivi yazısı ile yazılmış kitabedir. Urartu kralı Menua’ın bu bölgeyi sefere çıktıktan sonra kaleyi ve civarı fethettikten sonra kendi adına yaptırdığı bir takım yazışmaları, fetihleri yer alıyor. Yaklaşık 3,5 metre uzunluğunda 1,5 metre genişliğinde yarım metre kalınlığında sabit bir kaya parçasına oyulmuştur” dedi.
Kitabenin ilk günkü ihtişamını ve orijinalliğini koruduğunu aktaran Meydanoğlu, “Uzmanlar tarafından Türkçeye tercüme edilmiştir. Evliya Çelebi bu bölgeyi ziyaret ederken Palu Kalesi için ‘göğe başkaldırmış bir kale’ ifadesini kullanıyor. Kitabeden başka su sarnıçları kaya mezarları, surlar, hamamlar, camiler ve kiliseler vardır. Murat nehrine inen tarihi merdivenler ilk günkü ihtişamı ile duruyor. Bu da yerli ve yabancı turistlerin 3 mevsim akın etmesini, ziyaret etmesini sağlıyor. Ben de bir Palulu olarak buranın korunması ve restorasyon çalışmalarının devam etmesini istiyorum” diye konuştu.
Vatandaşlardan Ömer Ergün ise, “Burası 3 bin yıllık görkemli bir geçmişe sahip. Burada bir kitabe var. Urartu Kralının yazdığı çivi yazısı hale orijinalliğini koruyor. Yukarıda hamam kilise var. Özellikle yaz aylarında dışarıdan daha çok turist geliyor. Buraya yerli ve yabancı turistlerin gelmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.