Reklam
Reklam
Batur; "Bütün dikkatler depremde olmalı"

Batur; "Bütün dikkatler depremde olmalı"

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, “1999 öncesi bina envanterini çıkarmak önceliğimiz olmalı. Biz, bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

20 Kasım 2020 - 16:17 - Güncelleme: 20 Kasım 2020 - 16:35

Adem NAKÇI/GERÇEK HABERCİ-RÖPORTAJ-Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’la Basmane Semt Merkezi’nde bir araya geldik. Pandeminin yarattığı sıkıntılara deprem felaketinin de eklendiği bugünlerde Konak’ın tecrübeli başkanına kentin geleceği ve acil ihtiyaçları hakkında sorularımızı yönelttik. Batur, Konak Belediyesi olarak vatandaşın güvenli ve mühendislik hizmeti almış binalarda hizmet görmesi için mevcut binalarını boşalttığını belirterek, “Üç tane kendi güvenli binamızda hizmet üreteceğiz. Tahminimce bu hafta sonu tüm altyapı işlemleri de biter” dedi. Depremden çok daha ağır sonuçlar beklendiğini ifade eden Batur, deprem önlemlerinin öncelik olması gerektiğinin altını çizdi. Pandemi konusunda yaşanan gevşemenin daha radikal kararlar alınarak engellenebileceğini ifade ederek, belediye hizmetlerinde bu konuya özen gösterdiklerini aktardı. Batur, Gültepe planı hakkında da gazetemize bilgi verdi.

Öncelikle bir deprem yaşadık. Bir değerlendirme yapacak olursanız neler söylersiniz ve ilk etapta neler yaptınız?

Deprem olayı bir gerçek, depremle yaşamayı öğreneceğiz, şeklinde hep konuşuluyordu. İzmir, 30 Ekim günü bu gerçeği yakinen gördü. Bana göre İzmir büyük bir felaket atlattı. Yine de ucuz atlatıldı, daha fazla yıkım daha fazla enkazla uğraşabilirdik. AFAD tarafından 6.6 değerlendirilen bir deprem. Ama bazı yabancı kaynaklar ve bilim kurumları 7 civarında olduğunu söylüyor.

Ben bu yaşıma kadar hiç böyle bir deprem yaşamadım. Çocukluğumuzdan beri İzmir’de deprem gördük; ama en şiddetlisi ve uzun soluklusu buydu. Konak Belediyesi olarak o gün, yarım saat sonra mekanda kriz merkezi oluşturduk. Depremden sonra, Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’ndeydim. Dışarı çıktığımızda kentin yukarısından toz bulutlarını gördük, özellikle Bayraklı’da. Arkadaşlarımız da fotoğrafladı zaten, onları. Kemeraltı’nda tarihi bir bina yan yattı, onun dışında bir sıkıntı olmadı. Depremi hem belediye başkanı olarak hem de kentte yaşayan birisi olarak yaşadım. Konak Belediyesi olarak hemen kriz merkezimizi oluşturduk ve Konak’ta yıkım olup olmadığını, ilçemizde depremin yarattığı hasarların ne boyutta olduğuyla ilgili hemen mahalle muhtarlarımızla irtibata geçtik. Çünkü onlar bu konuya daha çok hakimler. Arkadaşlarımızı alanlara çıkardık, daha sonra çok şükür herhangi bir yıkım olmadığı ve can kaybının yaşanmadığı konusunda ilçeden bilgi gelince, biz de yoğunluğumuzu Bayraklı bölgesine verdik.

Kurumlarla iletişiminiz nasıldı? Bir de hizmet binalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

Özellikle kaymakamlık ve diğer kurumlarla iletişime geçerek Konak’ta döküm çalışması yani şikayet gelen binaları teknik olarak kontrolüyle ilgili çalıştık. Tabii en önemli yaptığımız iş kendi binalarımız, hizmet ürettiğimiz binalar. Öncelikle cuma günü oldu deprem, cumartesi günü bir tetkik yaptık binalarımıza. Daha sonra pazartesi ben bütün binaları tek tek dolaştım, teknik arkadaşlarımızla beraber. Eski binamız dediğimiz ESHOT binası, 1965 yılında yapılmış herhangi bir hasar gözükmüyor ama bazı duvar çatlakları var. Yapım yılına baktığınızda 55 sene olmuş. Çalışanların gözündeki tedirginliği biz o gün yaşadık. Orada hizmet üretmek, vatandaşın o binaya girmesi gerçekten çok sıkıntılı. Otobüs geçince sallanan bir bina şekline gelmiş. Pazartesi karar alıp Salı günü o binayı hemen boşalttık. Hizmet üreteceğimiz binaların hem çalışanlara hem de vatandaşlara güven vermesi lazım. Bundan sonra deprem olmayacağı anlamına gelmiyor. Daha sağlam, daha güvenilir, daha iyi mühendislik hizmeti almış binalara geçmemiz gerekiyor. Radikal karar aldık; kendi başkanlık katının olduğu teknik birimlerin olduğu binayı da boşalttık. 1983-84 yıllarında yapılmış ona da tetkik yaptık. Herhangi bir şey görünmüyor ama bilimsel olarak binanın kontrolünü yaptırmamız lazım diye düşündük. Şimdi onunla ilgili çalışmalar başlıyor. Hizmet binasının Basmane’de, yine aynı bölgede olmasıyla ilgili elimizde anket çalışmaları var. İnsanların, Basmane Meydanı veya 9 Eylül Meydanı deyince Konak Belediyesi geliyor aklına; Konak Belediyesi deyince de Basmane Meydanı geliyor. Kendinden uzaklaştırmadan, yerinde dönüşüm yapalım, dedik Konak Belediyesi için de. Karşıdaki cam binayla ilgili bir plan tadilatını yapmıştık, sanki biliyorduk böyle bir şey olacağını şimdi kamulaştırmaya başladık. Kamulaştırmanın yanında 3 katlı bir otel var. Bir de hemen dibimizde Konak Vergi Dairesi vardı, üç katlı o bina da boşaldı. Sanıyorum o binada da sıkıntı var. O binanın olduğu alanı da istedik Çevre ve Şehircilik Bakanımızla yaptığımız toplantıda, olumlu yaklaştılar. Bütün birimlerin aynı yerde hizmet üreteceği bir bina yapacağız. Bina, bundan sonra özellikle Konak’ta ilk yapacağımız iş şuanda taşınma işlemlerini bitirdik, teknik altyapı çalışması yapılıyor binamızda. Üç tane binada yürüteceğiz çalışmalarımızı. Bir tanesi ana teknik binamız ve başkanlık katının olduğu bina. Bizim hemen Eşrefpaşa Yağhaneler'de jandarmanın tam karşısında 17 daireli kat karşılığı verilen bir yerimiz var, oradan pek satış olmadığı için bir ara satışa çıkardık. Kriz dönemine denk geldiği için kimse talip olmamıştı onda da bir hayır varmış. Oraya taşındık şimdi, bütün teknik birimler orada. Bunun yanı sıra yine bizim Alsancak, Kıbrıs Şehitleri Türkan Saylan Kültür Merkezi oraya bazı birimleri taşıyoruz. Mali işlerimiz var burada kirada, o binayı da boşaltıyoruz. Onu da Selahattin Akçiçek’e alıyoruz. Üç tane kendi güvenli binamızda hizmet üreteceğiz. Tahminimce bu hafta sonu tüm altyapı işlemleri de biter. Hizmet zaten bir taraftan yürüyor; yol yapılıyor, kaldırım yapılıyor, depremle ilgili taşınmalar var. Yani bu 2020 yılı Belediye Başkanlığı için zor bir dönem oldu. Özellikle pandemi süreci, mart ayından itibaren.

BİNA ENVANTERİ ÖNCELİK OLMALI

Deprem konusunda önceliğiniz ne? Acil olarak ne yapılması gerekir?

Bunlarla ilgili bir çalışma grubumuz var; inşaat mühendisi, mimarlar, sosyologlarımız. Elimizde ne var önce onu bilmemiz lazım. Konak’ta bina envanterimiz nedir? Özellikle ve özellikle altını çizerek söylemek istiyorum 1999 yılından önce yapılan tüm binaların envanterini çıkarmamız lazım. Büyükşehirde bununla ilgili uğraşıyor. 1999’da biliyorsunuz Düzce depremi, Kocaeli depreminden sonraki süreçte devam eden bir çalışmaydı. Deprem yönetmeliğiyle ilgili, binaların projelendirilmesi ve yapımıyla ilgili bir yönetmelik hazırlanıyordu. Bu yönetmelik 1999’dan sonra devreye girdi ve depremden sonra binaların özellikle projelendirilmesi, nerede hangi demir kullanılacağı. Sonrasında yapı denetim olayı gündeme geldi. Binaların kontrolü ve denetimi projelendirilmesi noktasında epey bir mesafe alındı. Zaten, dikkat ederseniz o tarihten sonra yapılan binalarda sorun yok. Ama Konak’ın geçmişteki envanterine baktığımızda Konak, Karabağlar bu tür ilçelerde gerçekten envanterimiz kötü. Onun için bir kere envanter çıkarıp, sadece Konak Belediyesi değil Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı özellikle orta hasarlı denilen binalarla ilgili bir yol haritası çizilmesi lazım. Çevre ve Şehircilikle yaptığımız toplantıda da gündeme geldi bununla ilgili bir tanımlama yapılması gerekiyor. Bu orta hasarlılara güçlendirme yapılarak kurtarılacak mı bu binalar yoksa diğer ağır hasarlı binalar gibi yıkılıp yeniden mi yapılacak? Bunlarla ilgili kararların verilmesi gereken merci bakanlık. Değişim ve dönüşüm diyoruz, Konak’a geldiğimizden beri. Değişim ve dönüşümün önemini de depremde gördük. Sadece gecekondu, yüksek bölgelerde değil, artık Kordon’un, Göztepe, Güzelyalı’nın da ele alınması lazım. Mithatpaşa’dan, Göztepe sahilinden Hatay Caddesi’ni düşünün. Allah korusun, yıkımlı depremde ulaşımın nasıl sağlanacağını kimse bilmiyor. O yüzden radikal, hızlı kararlar almamız gerekiyor. Özellikle kentsel dönüşümle ilgili yapılacak çalışmalarda hızlı hareket etmemiz lazım.

Binaların yıkımı konusunda ne düşünüyorsunuz? Yetki bakanlıkta mı sizde mi?

Sadece Konak’ta değil kentin tamamında 1999 depreminden envanter çıkartılacak. Büyükşehir Belediyesi bir ihale çalışması içinde. Sahada 1998 yılından önce yapılan binaları, özellikle zemin katların kolonları doğru mu, kolon kesimi var mı, binanın kolonlarının röntgeninin çekilmesi gibi çalışmalar yapılacak, şuanda buna ihtiyaç var. Yıkım konusu depremden sonra belediyeler sadece teknik eleman verdi, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’ne ve bakanlığa. Bakanlıktan bize öyle talep geldi. O konuda yetkili olmadığımız şeklinde valilikten uyarılar da geldi. Biz sadece teknik arkadaşlarımızı bu pozisyonlara verdik.

Dün 2013 yılında çıkan riskli binalarla ilgili 789 bina çıkmış, Konak Belediyesi’nde. Bunların 69 tanesi hariç hepsi yıkılmış. 17 tanesini biz yıkmışız, geriye 52 bina kalmış. Onunla ilgili de ihaleye çıkıyoruz. İhaleyle yıkacağız. Bunlar apartman şeklinde olan binalar değil daha çok 3-4 kat riskli bina olarak görünen Çevre ve Şehircilik Bakanlığıyla beraber tespit edilen binalar. Tebligatlar yapılmış bunla ilgili ihaleye çıkıyoruz.

TEDBİRLER DAHA RADİKAL OLMALI

Son yayımlanan korona tedbirleri konusunda ne düşünüyorsunuz ve siz ne gibi önlemler aldınız?

Tedbirlerin yeniden gündeme gelmesi önemliydi. Dün akşamüzeri (18 Kasım) yayımladığımız tebligatla bütün birimlerimizin haftalık çalışma prensibiyle çalışacağız. Yani beş gün gelip beş gün gelmeyecekler. Çünkü bir gün gelip bir gün gelmeme hastalık riskini azaltmıyor. Spor faaliyetleri, anaokulları, kültür-sanat merkezleri gibi yerlere ara verdik. En fazla mesafede bulunanlar onlar. Belediyede artmaya başladı, eskiden yüzde 1-2 ise şuan yüzde 10’lara çıktı. Artık HES kod kontrolü yapılmadan belediyelere kimse alınmayacak. Bundan sonra daha tedbirli olmamız lazım.

Pandemi hastanelerinin çoğu Konak’ta. Özellikle saat konusunda biraz tedirginim. Gündüz 10.00- 20.00 yine vatandaşımız dışarıda olacak. Bunu yapıyorsak geçmişte yaptığımız gibi ilişkiyi 1-2 gün tamamen kesmek lazım. Bizde en büyük sıkıntılardan birisi de ulaşım. Toplu ulaşımda fazla artıyor sıkıntı. Orada da HES sistemine geçiliyor, Büyükşehir Belediyemiz onu 30 Kasım’a kadar uzattı; ama biran önce geçmekte fayda var. Hepimizin gözlemlediği şey sanki virüs hiç var olmamış gibi davranılması. Rakamların gerçekliğiyle ilgili sıkıntılar var. İzmir’de ölüm oranlarını da bilmiyoruz. Bilgi akışında sıkıntı var. O yüzden sıfırdan rakamlar şuydu, şuradan başlıyoruz diye şeffaflaştırmakta fayda var.

Esnafa vergi konusunda sağladığınız kolaylıklar vardı. Tabela vergisi ve işgaliye parası almıyordunuz pandemi sürecinden beri. Şu anda durum nedir?

Hala almıyoruz, yılbaşına kadar almayacağız dedik. Tabela vergisini ana caddelerde Büyükşehir Belediyesi alıyor biz ara sokaklardan alıyoruz. Esnafımızı zorlamıyoruz şuanda. Ama özellikle işgaliye konusunda, diğer tabela vergileri konusunda hassasiyet gösteriyoruz. Sağlık kurallarını ihlal edenler dışındakine ceza yazmamaya çalışıyoruz. Esnaf cidden çok zor durumda; kahvehaneler, dükkanlar, lokantalar kapatılıyor, paket servisine geçiliyor. Yani bu çark nasıl dönecek? Ülkedeki ekonomik sıkıntı da had safhada, zaten pandemi gelmeden ekonomideki sıkıntıları biliyoruz hepimiz. Allah yardımcımız olsun. Radikal kararların biraz daha radikalleştirilmesi lazım. Daha da kapanmamız lazım. Bu sefer de ekonomi şartları sorusu geliyor. Ekonomi mi, sağlık mı? Onun tercihini yönetenler yapacak.

TARİHE TANIKLIK EDİYORUZ

Pandemi, deprem, ekonomideki sıkıntılar… Hizmetlerde bir aksama söz konusu mu? Rutin hizmetler ve projeler konusunda bilgi verebilirsiniz…

Aksamaması için çalışıyoruz. İller Bankası’ndaki payımız bu ay biraz kötü geldi, ondan önceki ay iyi gelmişti. Bir ara yarı yarıya geldi. İşin gerçeği şu ki, özellikle yerel yönetimler gerçekten dinamo vazifesi görüyor şuanda. Gerek pandemi sürecinde, gerek deprem konusunda. Deprem bugün Bayraklı Belediyesi sınırlarına vurdu; yarın başka bir ilçemize vurur. Hepimiz bütün varlığımızla, her şeyimizi seferber ederek yanlarında olduk. Bütün yerel yönetimler, sırf İzmir değil Türkiye’nin her bir yerinden gelen belediyeler oldu. Yerel yönetimler hem pandemi döneminde hem de deprem döneminde sınıfı geçti diye düşünüyorum. Gerçekten arka arkaya gelen felaketler zinciri, pandemi diye bir şeyi bu güne kadar kimse bilmiyordu. Tarih yaşıyoruz biz şuanda. Tarihe tanıklık ediyoruz.

Gündemde olan bir yerel yönetimler reformu da Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dillendiriliyor. Bizim istediğimiz tek şey bu yasanın tekrar gündeme alınması ve çıkarılması. 22 yıldır bu işin içindeyim, belediyelerin gelirleri yasası hep gündemdedir, ama  meclisin gündemine inmez. Sadece gündemdedir. Belediyelerin şuanda gerçekten sıkıntılı bir süreci var, gelirlerimizle ilgili muhakkak bir değişikliğe, bir desteğe ihtiyacı var belediyelerin.

VATANDAŞIN MEMNUNİYETİ

31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’nin üzerinden bir buçuk yılı aşkın bir süre geçti. Vatandaş memnuniyetiyle ilgili ne noktadasınız ve vatandaşın bugün sizden beklentisi nedir?

Memnun olma anketlerini yılbaşı ve yılbaşından sonraki süreçlerde yaptık. Özellikle temizlikle ilgili bazı sıkıntılar vardı, o bölümü destekledik. Eleman artırımı, bölgesel çalışmalar bununla ilgili vatandaşı dinledik. Her bölgenin farklı sorunu var, mesela biz kentsel dönüşüm projesine başlamadan önce 17 mahallede de anket yaptık. Ne istenmiyor, ne isteniyor, gerçekten isteniyor mu? Yüzde 88 oranında destek geldi, kentsel dönüşüm yapılsın şeklinde. Anketler yaparak kendimizi yönlendiriyoruz. Konak’ta halkın rahatlıkla ulaşabileceği bir belediye başkanlığı ve belediyeye derdini anlatabileceği sistemi de kurduk. Esnaf masası olsun, sivil toplum örgütleri masası olsun, muhtar masası zaten vardı, engelliler masası… Bunların hepsi vatandaşla iletişimin kurulmasıyla ilgili kurumsallaşma olayıydı. O konularda esnaflarımızdan memnuniyet geliyor. Esnaflarımız bir sıkıntıları olduklarında esnaf masasına danışıyor. En azından işlerimizi daha hızlı yürütebiliyoruz böyle onun dışında sanat ve kültürel çalışmalarda iyi bir atılım yaptığımızı düşünüyorum. En önemli projemiz kentsel dönüşümle ilgili ne söz verdiysek şuana kadar yerine getirdik; çalışmalar 6 ayda bitecek dedik, bitirdik. Önümüzdeki süreç içinde parselasyon planlarına başlıyoruz. 7-8 ay sonra sözleşmelere başlamış olacağız. Biz Konak’ın değişimini ve dönüşümünü sağlamak için yola çıktık. Beni buraya bu yüzden aday olarak gönderdiler. Genel merkezimizin, genel başkanımızın dört dönem sonra bir belediye başkanını başka bir belediyeye görevlendirmesi benim için ayrı bir onur. Buna layık olmak için gecemizi gündüzümüze katıp çalışacağız. Konak’a faydalı olmaya çalışıyoruz, özellikle tarihi üçgen dediğimiz; Kemeraltı, Agora, Basmane bu bölgelerin yeniden ayağa kalkması çalışmalarına başladık. 3 tane binanın restorasyonuna başladık. Yarım kalanlar vardı, onları gündeme aldık hepsi şuan çalışma aşamasında.

İZMİR’İN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK PLAN

Gültepe’deki yenilenmeyle ilgili ne aşamadasınız?

Bir kere askı sistemimizi değiştirdik, Konak’ta. Bir plan yaptığımız zaman bu planı şeffaf, vatandaşın daha çabuk ulaşabileceği bir sisteme getirdik. Ne yaptık; planlarımızı o mahallede de askıya çıkardık. Mahalleler belediyelere kadar gelmedi, yani teknik ekiplerimizi oraya yerleştirdik. Bilgiyi orada aktardık. Bunun dışında yine Konak Belediyesi’nin web sayfasında şeffaf bir şekilde vatandaş adresi girdi, konumu nerede, rahat bir şekilde görebildi. Konak Belediyesi’nin bu zamana kadar yaptığı bu uygulama tam bir şeffaflık anlayışıyla planlara astık. Şimdi orada ihtilafın yüzde 90’ı benim evim yolda kaldı, benim evim yeşil alanla kaldı. Biz oraya sadece bina yapmaya gelmedik. Depremde toplanılacak alanı göstersinler bana bu 17 mahallede; bir tane alanımız yok. 17 tane mahalle, 55 bin kişi yaşıyor, mahallede deprem toplanma alanı yok. Deprem toplanma alanı dediğimiz yer Gültepe Nikah Dairesi’nin önündeki küçücük park, göstermek için. Onun için biz o yeşil alanla birlikte kişi başı 1 metrekareden 14 metrekareye çıkardık. Sosyal tesis alanını 45 hektardan 90 hektara çıkardık. Burada yaşam biçimini değiştirmek, proje o. Yolda veya yeşil alanda kalan vatandaşın hakkı yenilecek diye bir durum yoktur. Parselasyon planında hisse bölüşümü yapılacak. Nerede? En yakın imar odasında. Yasa böyle diyor çünkü. Biz şimdi parselasyon planlaması yapacağız, itiraz ondan sonra olabilir. Daha işimiz çok. Kurum ve odalardan itiraz gelmedi. Kurum ve odaların görülerini alarak plan yaptık. Bu arada sadece bu binanın değil şimdi yeni gündeme getireceğimiz Beştepeler planı var. Gültepe planı 300 hektardı, Beştepeler planı 200 hektar olacak. İddia ediyorum İzmir’in çevresini değiştirecek plan olacak.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Polise “Kapa çeneni” diyen kadın turistler gözaltına alındı
Polise “Kapa çeneni” diyen kadın turistler gözaltına alındı
Atanamayan Ahmet öğretmen, güneş panellerinden elektrik üretip fazlasını satıyor
Atanamayan Ahmet öğretmen, güneş panellerinden elektrik üretip...