BBC'nin "Black Sky" kod adıyla yürüttüğü hazırlıklar, elektrik şebekesinin tamamen devre dışı kaldığı ve temel hizmetlerin aksadığı kritik senaryolara odaklanıyor. Kurum, bu kapsamda oluşturulacak stüdyoda yaklaşık 100 personeli görevlendirmeyi hedefliyor.
Stüdyo bağımsız çalışacak ve acil durum bilgisi verecek
İnternetten bağımsız yayın yapması amaçlanan acil durum stüdyosunun güvenli iletişim hatlarına sahip olması planlanıyor. Stüdyonun en az 3 gün boyunca dışarıdan herhangi bir ikmal yapılmadan çalışabilmesi için yakıt, su ve gıda stoklarının tesis içinde bulundurulması öngörülüyor.
Yayınların öncelikli amacı hükümetin acil durum bilgilendirmelerini halka ulaştırmak olacak. Bununla birlikte günlük su tüketimi yönetimi ve tuvalet kullanılamadığı durumlarda atıkların nasıl bertaraf edileceği gibi hayati konularda da rehberlik edilmesi planlanıyor.
BBC'nin ülkenin farklı bölgelerindeki acil durum merkezlerinde görev yapacak muhabirleri ise gelişmeleri uydu araçları aracılığıyla aktaracak. Radyo verici kulelerini çalıştıran jeneratörler için de 3 gün yetecek kadar dizel yakıt depolanacağı belirtildi.
2015'teki sel felaketi deneyimlerden ders oldu
Hazırlıklar kapsamında İngiltere'nin Lancashire bölgesinde 2015 yılında yaşanan sel felaketine atıfta bulunuldu. Bu afet sırasında yaklaşık 62 bin kişinin elektriksiz kaldığı geniş çaplı enerji kesintisinde, iletişimi sürdürebilen tek araçların bakır kablolu sabit telefon hatları ile FM radyolar olduğu kaydedildi.
O dönemde The Bay adlı yerel radyonun jeneratörlerinin devreye girmesi sayesinde yayınlarını sürdürmesi, benzer krizlerde radyo teknolojisinin önemini bir kez daha ortaya koymuştu.
Uzmanlar: Bağlı sistemlerin çökmesi yıkıcı olur
İngiltere Hükümeti, acil durumlarda cep telefonu ve internet bağlantısının devamlılığını sağlamak amacıyla uçan platformların geliştirilmesi için 70 milyon sterlinlik yatırım yaptı. Yüksek İrtifa Platform Sistemleri (HAPS) adı verilen bu projeyi yürüten Enduring Atmospheric Platforms şirketinin program direktörü Rico Chanda, konuya ilişkin değerlendirmesinde uyduların da sınırlı olduğunu belirtti.
Rico Chanda, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Yerdeki iletişim ağları devre dışı kaldığında uyduların yedek sistem olarak sağlayacaklarının da bir sınırı var." dedi.
İngiltere Ulusal Hazırlık Komisyonu başkanı Toby Harris ise modern dünyanın karmaşıklığına dikkat çekerek, verimlilik adına birçok yedek sistemin devre dışı bırakıldığını vurguladı. Harris, "Karmaşık ve elektrikle çalışan bir dünyada yaşıyoruz. Ancak her şey birbirine bağlandıkça bu sistemlerin devre dışı kalmasının sonuçları daha yıkıcı hale geliyor." ifadelerini kullandı. Harris, geniş çaplı bir kesintinin sadece aydınlatma ve haberleşmeyi değil, su ve kanalizasyon sistemlerini de etkileyeceğini sözlerine ekledi.
