CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının nasıl değerlendirildiğine dair Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına başvuruda bulundu. Dinçer, sunduğu araştırma ve yazılı soru önergesinde fonun kuruluş gayesinden uzaklaştığını savundu.
Dinçer Fonun Gayesinden Saptığını Savundu
İşini kaybeden vatandaşlara ekonomik güvence sunmak için kurulan fonun, mevcut uygulamada işveren odaklı hale geldiğini dile getiren Dinçer, sistemin asıl işlevini yitirdiğini açıkladı. Sosyal devlet ilkesinin bu noktada zarar gördüğünü belirtti.
İşverenlerin Fon İçindeki Payı Yükseldi
14 Temmuz 2025 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı uyarınca işverenlere ayrılabilecek payın yüzde 50 seviyesine çıkarıldığını vurgulayan Dinçer, son 10 yılda bu oranın yüzde 20 bandından yüzde 49 seviyesine tırmandığını kaydetti. İşsizlik ödeneğine ayrılan miktarın ise aynı oranda gerilediğini ifade etti.
Milyarlarca Lira İşveren Kesimine Aktarıldı
Fondan son yıllarda işverenlere toplam 421 milyar TL ödenirken, işçilerin faydalandığı işsizlik ödeneği 260 milyar TL seviyesinde kaldı. Sadece 2025 senesinde işverenlere 97 milyar TL destek verilirken, işçilerin aldığı toplam rakam 80 milyar TL olarak gerçekleşti.
Başvuru Yapanların Yarısı Reddedildi
İşsizlik ödeneği almak için başvuru yapan 1 milyon 840 bin kişinin yaklaşık yarısının mevcut koşullar nedeniyle ödeme alamadığını bildiren Dinçer, “Ağır ve sınırlayıcı kriterler işsizleri sistem dışında bıraktı” dedi. Şartların zorlayıcı olmasının mağduriyet yarattığını aktardı.
Bakan Işıkkhan'a Soru Önergesi Verdi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkkhan'ın yanıtlaması talebiyle önerge sunan Dinçer, kaynakların neden işçiye değil de işverene yönlendirildiğini sordu. Dinçer, “İşçi prim ödüyor, işsiz kalınca kapıdan çevriliyor. Fon büyüyor ama işçinin payı küçülüyor” sözlerini kaydetti.
Düzenlemenin Zorunluluk Olduğunu Belirtti
İşsizlik ödeneği alma şartlarının esnetilmesini isteyen Dinçer, fonun kuruluş gayesine uygun şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguladı. Bu adımın artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu paylaştı.