Tüm Yetkili Müesseseler ve Döviz Büroları Derneği (TÜYEMDER), Türkiye genelindeki yetkisiz döviz alım satım noktalarını tespit etmek ve vatandaşları korumak amacıyla "Güvenli Döviz Noktası" adlı yeni bir uygulama başlatıyor. Dernek Başkanı Serdar Yerlioğlu'nun verdiği bilgilere göre, yaz aylarının sonuna kadar hayata geçirilmesi planlanan sistemde, üye iş yerlerinin dış cephelerine özel tabelalar asılacak. Bu tabelalarda yer alan QR kodlar okutulduğunda, ilgili büronun Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan aldığı yetki belgesinin geçerliliği anında teyit edilebilecek.
Kaçak işletme sayısı resmi büroları katlıyor
Sektördeki kayıt dışılığın boyutlarına dikkat çeken Yerlioğlu, Türkiye'de şubeler dahil yaklaşık 1050 adet resmi döviz bürosu bulunduğunu, bunların 750'sinin dernek üyesi olduğunu aktardı. Buna karşılık, ülke genelinde 7 ila 8 bin arasında kaçak döviz işletmesi olduğu tahmin ediliyor. Özellikle İstanbul'da yoğunlaşan bu kaçak yapılar, genellikle "Change Office" tabelalarıyla veya kuyumcular ve ödeme kuruluşlarının temsilcileri aracılığıyla faaliyet gösteriyor. Yasal olarak sadece bankalar, PTT ve bakanlık lisanslı bürolar döviz alım satımı yapabilirken, diğerlerinin bu yetkisi bulunmuyor.
Kaçak işletmelerin vergi ve harç yükümlülükleri olmadığı için resmi bürolara göre daha yüksek fiyat teklif ederek müşteri çektiğini belirten Yerlioğlu, bu durumun sektördeki adil rekabeti bozduğunu vurguladı. Resmi bürolarda döviz satışlarında binde 2 oranında kambiyo vergisi uygulanırken, ruhsatsız yerler bu maliyetleri yansıtmadıkları için piyasada fiyat avantajı sağlıyor.
Caydırıcı olmayan cezalar suçu sürdürüyor
Mevcut yaptırımların yetersiz kaldığını ifade eden TÜYEMDER Başkanı, ceza ödeyen veya kapatılan iş yerlerinin farklı isimler altında faaliyetlerine devam ettiğine dikkat çekti. Yerlioğlu, "A firması olarak kapanırsa, bu defa B firması olarak devam edebiliyorlar" diyerek sistemin açıklarını dile getirdi. Resmi bir döviz bürosu açmak için 35 milyon TL faaliyet izni bedeli ödendiğini, sermaye yeterliliği ve güvenlik standartlarının sağlanması gerektiğini hatırlatan Yerlioğlu, kaçak yerlerde sahte para riskinin de yüksek olduğunu belirtti. Dernek yöneticisi, yakın zamanda bir vatandaşın kaçak bir yerden aldığı 500 doların 300 dolarlık kısmının sahte çıktığını örnek göstererek, vatandaşları yalnızca QR kod ile doğrulanan noktalardan işlem yapmaya çağırdı.