Hakkındaki Adli Tıp raporları ve tanık anlatımlarına rağmen şüphelinin beraat ettiği dosya, yeni soru önergesinin konusu oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yazılı yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na sunulan metinde, yargılamada ciddi usul ve değerlendirme sorunları yaşandığı vurgulandı.
Gazetemiz yazarı Barış Terkoğlu’nun “Yaşamından renkleri çalınan kadın” başlığıyla köşesine taşıdığı olay, Muğla’daki bir etkinlikte yaşanmıştı. Mağdur D.K.’nın şikâyetçi olmasıyla başlayan soruşturmada, şüpheli Yunus Emre Öztürk hakkında Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi iki celsede beraat hükmü kurdu.
İstinaf aşamasındaki eksiklik iddiaları
YENİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen’in önergesinde, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesinin de kararı onadığı hatırlatıldı. Aktarılan iddiada, dosyaya sonradan sunulan ve mağdur lehine bilimsel tespitler içeren raporlar gerekçeli biçimde değerlendirilmedi.
Gökçen, şüphelinin çelişkili ifadelerine ve mevcut tüm delillere karşın varılan sonucun adil yargılanma ilkesine gölge düşürdüğüne dikkat çekti.
“Bildirim yapılmış mıdır?”
Bakanlığa yöneltilen sorular, yargı makamları ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasındaki koordinasyonun sorgulanmasına odaklandı. Gökçen’in Adalet Bakanı’na yönelttiği sorular şöyle sıralandı:
“Hacettepe Üniversitesi öğrencisi D.K.’nm şikâyeti üzerine yürütülen yargılamada, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na herhangi bir bildirim yapılmış mıdır? Yapıldıysa hangi tarihte yapılmıştır?”
“Söz konusu dosyada yargılanan Yunus Emre Öztürk hakkında yürütülen yargılama sürecinde, dosyanın istinaf incelemesini gerçekleştiren Denizli Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilgili ceza dairesi tarafından ilgili Bakanlığa bildirimde bulunulmuş mudur? Eğer bildirim yapılmış ise, bu bildirimin olay tarihi ve yargılama süreci dikkate alındığında gecikmeli yapılmasının gerekçesi nedir?”
“Bildirim yapılmamış ya da geç yapılmış ise, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen hâkimler hakkında herhangi bir idari veya disiplin soruşturması başlatılmış mıdır? Bildirim yapılmaması ya da gecikmeli yapılması durumunda mağdurların sosyal destek hizmetlerine erişiminde ne tür aksaklıklar yaşandığına dair Bakanlığınız tarafından hazırlanmış bir rapor var mıdır?”
Koordinasyon ve denetim talebi
Takip eden diğer sorularda ise koruma mekanizmalarının işlerliği sorgulandı. Bildirim yükümlülüğünün denetimine, son beş yılda tespit edilen aksaklıklara ve mağdurların destek hizmetlerine erişimindeki sorunlara dair veriler istendi.
Delil değerlendirme sürecine yönelik eleştirilerini de sıralayan Gökçen, DNA inceleme sonuçları beklenmeden hüküm kurulmasının hukuki dayanağını sordu. Adli Tıp raporları ve tanık beyanları ışığında başlatılan herhangi bir idari inceleme olup olmadığının yanıtlanması da talep edildi.
Önergenin son bölümünde, mahkemeler ile kolluk ve sosyal hizmet birimleri arasındaki koordinasyon eksikliklerine dair Bakanlık kayıtlarına yansıyan somut veriler ile son yıllarda yürütülen herhangi bir inceleme veya raporlama çalışması bulunup bulunmadığı Gürlek’ten soruldu.