İstanbul'da yaşayan bir baba, kızı ve eşinin 2020 yılında boşanmasının ardından eski damadına karşı hukuk mücadelesi başlattı. Evlilik sürecinde kendisine ait konutta birlikte yaşadıklarını öne süren kayınpeder, bu süre için kira bedeli tahsil etmek istedi. Davada ayrıca evlilik döneminde verdiği iddia edilen altın ve dövizlerin iadesi de talep edildi.
Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem kira alacağı hem de borç iadesi yönündeki talepleri reddetti. Yerel mahkemenin bu kararına yapılan itirazlar da Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde sonuçsuz kaldı. Dosya, nihai karar için Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, dosyayı inceleyerek taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi değerlendirdi. Yüksek mahkeme, evin evlilik boyunca kullanılmış olmasının tek başına bir kira borcu doğurmadığı kanaatine vardı. Taraflar arasında yazılı veya sözlü bir kira sözleşmesinin varlığının kanıtlanamaması, kayınpederin kira talebinin hukuken dayanaksız kabul edilmesine neden oldu.
Altın ve döviz borcu için karar bozuldu
Yargıtay, kira talebini reddederken davanın diğer ayağı olan borç alacağı konusunda farklı bir yaklaşım sergiledi. Eski damadın, kayınpederinden aldığı belirtilen altın ve dövizler için imzaladığı belgeyi adi senet niteliğinde değerlendiren yüksek mahkeme, bu belgenin yerel mahkeme tarafından usulüne uygun şekilde incelenmesi gerektiğine hükmetti.
Adi senet olarak kabul edilebilecek belgenin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ve kararı bu yönden bozdu.