İçlerinde gazetenin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar, halefi Murat Sabuncu, yayın danışmanı Kadri Gürsel ve muhabir Ahmet Şık’ın da olduğu, 17’si Cumhuriyet çalışanı 19 kişi, çeşitli suçlamalarla İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılanıyor.
Davanın ilk dört gününde tutuklu yazar ve avukatlar savunmalarını yaptı. İddianamedeki çelişkili tarafları vurgulayan Cumhuriyet sanıkları, iddianameyi yazan savcı Murat İnam’ın başka bir ‘FETÖ’ davasında müebbet hapisle yargılandığını da vurguladı.
Bir gazetenin yayın politikasını değiştirmenin suç unsuru oluşturmayacağına ve gazeteciliğin yargılandığına dikkat çekilirken, tutuklu sanıklardan Ahmet Şık, savunma yapmayı reddederek Türkiye’yi 15 Temmuz’a sürükleyen koşulları yeniden hatırlattığı konuşmasıyla gündemin tepesine yerleşti.
Cumhuriyet davasında bugün savcının mütalaasının ardından ara karar verilmesi bekleniyor.
Diken, duruşmayı ilk dört günde olduğu gibi, bugün de dakika dakika takip ediyor.
12.45 Ahmet Şık’ın avukatı Can Atalay savunma yapıyor: “Ahmet cezaevinde bile gazetecilik yapıyor, bize 15 Temmuz’u anlattı burada. Ahmet’in evinde arama yapılmadı hiçbir eşyasını el konulmadı tutuklanma sebebi sadece bir tweet. Savcı ‘Ben bu soruları soracağım’ dedi, sordu ve Ahmet hepsine cevap verdi. İfadesi Terörle Mücadele Şubesi’nde savcı tarafından alındı. Yasak sorgu yöntemidir. Tutanakta imzası olmayan sivil biri ifadeyi takip etti. Twitler meselesi en acı ve eğlenceli olanı. Aynı konuda Anadolu Adliyesi’nde 7 Kasım’da ifade verdik çıktık. Şikayetçi Antep’ten gazeteci. Haberlerin en eskisi iki buçuk, en yenisi iki senelik. Açık ve yakın tehlike varsa savcılık neden bu kadar bekledi? Tipik bir Ahmet Şık sorgusu oldu ve tutukluluğa sevkten farklı bir gerekçe gösterildi. Savcı bize ‘Sorgu bittikten sonra şöyle bir haber var cevap vermek ister misiniz’ dedi. Ahmet Şık, ‘Siz mi soruyorsunuz Nazif Karaman mı?’ diye sordu. (Nazif Karaman Sabah muhabiri, Cumhuriyet dosyası da dahil gazeteci davalarında dosyaların sızdırıldığı isim olarak biliniyor.)
Davanın ilk dört gününde tutuklu yazar ve avukatlar savunmalarını yaptı. İddianamedeki çelişkili tarafları vurgulayan Cumhuriyet sanıkları, iddianameyi yazan savcı Murat İnam’ın başka bir ‘FETÖ’ davasında müebbet hapisle yargılandığını da vurguladı.
Bir gazetenin yayın politikasını değiştirmenin suç unsuru oluşturmayacağına ve gazeteciliğin yargılandığına dikkat çekilirken, tutuklu sanıklardan Ahmet Şık, savunma yapmayı reddederek Türkiye’yi 15 Temmuz’a sürükleyen koşulları yeniden hatırlattığı konuşmasıyla gündemin tepesine yerleşti.
Cumhuriyet davasında bugün savcının mütalaasının ardından ara karar verilmesi bekleniyor.
Diken, duruşmayı ilk dört günde olduğu gibi, bugün de dakika dakika takip ediyor.
12.45 Ahmet Şık’ın avukatı Can Atalay savunma yapıyor: “Ahmet cezaevinde bile gazetecilik yapıyor, bize 15 Temmuz’u anlattı burada. Ahmet’in evinde arama yapılmadı hiçbir eşyasını el konulmadı tutuklanma sebebi sadece bir tweet. Savcı ‘Ben bu soruları soracağım’ dedi, sordu ve Ahmet hepsine cevap verdi. İfadesi Terörle Mücadele Şubesi’nde savcı tarafından alındı. Yasak sorgu yöntemidir. Tutanakta imzası olmayan sivil biri ifadeyi takip etti. Twitler meselesi en acı ve eğlenceli olanı. Aynı konuda Anadolu Adliyesi’nde 7 Kasım’da ifade verdik çıktık. Şikayetçi Antep’ten gazeteci. Haberlerin en eskisi iki buçuk, en yenisi iki senelik. Açık ve yakın tehlike varsa savcılık neden bu kadar bekledi? Tipik bir Ahmet Şık sorgusu oldu ve tutukluluğa sevkten farklı bir gerekçe gösterildi. Savcı bize ‘Sorgu bittikten sonra şöyle bir haber var cevap vermek ister misiniz’ dedi. Ahmet Şık, ‘Siz mi soruyorsunuz Nazif Karaman mı?’ diye sordu. (Nazif Karaman Sabah muhabiri, Cumhuriyet dosyası da dahil gazeteci davalarında dosyaların sızdırıldığı isim olarak biliniyor.)