TRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kurum, COP Başkanlığını Türkiye'ye getirmek için büyük bir mücadele verdiklerini hatırlattı. Daha önceki iklim zirvelerinde alınan kararların hayata geçirilmesindeki aksaklıklara dikkat çeken Kurum, bu süreci aşmak için somut adımlar attıklarını vurguladı.
Tüm COP başkanlarıyla ortak çağrı
Kurum, iklim kriziyle mücadelede küresel iş birliğinin önemine işaret ederek, tarihi bir ilk olarak tüm COP başkanlarıyla birlikte basının karşısına geçeceklerini duyurdu. Bugüne kadar gelinen noktayı ve gelecekteki hedefleri dünyayla paylaşacaklarını belirten Bakan Kurum, şu ifadeleri kullandı:
"Ben, tüm COP Başkanlarıyla da basının karşısına geçip bugüne kadar geldiğimiz noktayı ve bundan sonra elde etmek istediğimiz hedeflerimizi tüm dünyayla paylaşacağım. Ortak bir çağrı yapacağız. Bu da çok önemli. İlk defa COP tarihinde böyle bir şey oluyor diye ifade edebiliriz."
Dünyanın artık sadece salonlarda karar alınmasını veya konuşulmasını beklemediğini belirten Kurum, Paris Anlaşması'yla belirlenen 1,5 derece sıcaklık artış sınırına ulaşılmasının zorlaştığını kaydetti. Bu nedenle daha kararlı olunması gerektiğini söyleyen Bakan, "Biz de COP Başkanlığını alırken ilk günden beri dedik ki 'uygulama COP'u olacak ve burada aldığımız kararların sahada yansımalarını göreceğiz.'" dedi.
On maddelik eylem ajandası
COP31'in başarı ölçütünün verilen taahhütlerin gerçekleşmesi ve eylem ajandasının hayata geçmesi olduğunu vurgulayan Kurum, bugüne kadar alınmış kararları hedeflere dönüştürecek 10 maddelik bir eylem gündemi belirlediklerini açıkladı. Bu maddeler arasında dirençli şehirler, Sıfır Atık yaklaşımı ve enerji dönüşümü gibi başlıklar yer alıyor.
Bakan Kurum, Antalya'da 20 Kasım'da sona erecek organizasyonun ardından dünya kamuoyunda oluşmasını istedikleri algıyı şöyle özetledi:
"Antalya'da 20 Kasım'da organizasyon bitecek ama Antalya'dan ayrıldığında tüm dünya şunu söyleyebilmeli, 'Evet, Antalya'da bir şeyler değişti. Türkiye her zamanki gibi diplomaside 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın Birleşmiş Milletler'de ifade ettiği gibi barıştan, güvenden, adaletten yana olan o dış politikasını COP31'de de gösterdi ve COP31 tarihi bir milat oldu, COP tarihi için Paris Anlaşması için Çerçeve Sözleşmesi için.' Bunun mücadelesini açıkçası ilk günden beri yapıyoruz."
Sıfır Atık tecrübesi dünyaya aktarılacak
Eylem gündeminin önemli bileşenlerinden biri olan Sıfır Atık konusunda Türkiye'nin sahip olduğu tecrübeyi küresel arenada paylaşacaklarını belirten Kurum, konferans alanındaki tüm tasarımın geri dönüşüm esaslı olduğunu söyledi. Depozito uygulamasından Mavi Bayraklı plajlara ve millet bahçelerine kadar geniş bir yelpazede Sıfır Atık prensibinin anlatılacağını ifade eden Bakan Kurum, "Alanın tamamında geri dönüşümü esas alan Sıfır Atık anlayışını, prensibini aslında tüm dünyaya buradaki tecrübemizi aktaracağız." şeklinde konuştu.
Dirençli şehirler ve afet deneyimi
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yaşanan "asrın felaketi"nden 14 milyon vatandaşın etkilendiğini hatırlatan Kurum, iki yıl gibi kısa bir sürede 11 ilde 455 bin konutu tamamladıklarını ve hak sahiplerine teslim ettiklerini bildirdi.
Bu konutların sürdürülebilir yaklaşımla, Sıfır Atık ilkesini benimseyen, kendi enerjisini üreten ve afetlere dayanıklı şekilde inşa edildiğini belirten Bakan Kurum, bu birikimin dünyayla paylaşılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Kurum, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu tecrübeyi tüm dünyaya aktaracağız. Yani buradaki birikimi, koordinasyonu, finans yönetimini, iradeyi tüm dünyaya aktaracağız. Bu tecrübeyi aktarmak şu anlamda çok önemli, biz bu acıyı yaşadık, başka ülkeler yaşamasın istiyoruz. O yüzden de hep 'kentsel dönüşüm, deprem dönüşümü' diyoruz. İnsanların bu acıyı yaşamaması adına şehirlerimizi dirençli hale getirmemiz lazım. Hem enerjimizi daha az bu anlamda kullanıyoruz hem de yaşadığımız afetler sonrası malımıza, canımıza daha az zarar geliyor. O yüzden dirençli şehirleri bu anlamda 11 Kasım'da liderlerin de katılacağı bir organizasyonda tüm dünyaya aktaracağız."
Su ve gıda güvenliği stratejisi
İklim değişikliğinin su kaynaklarının azalmasına ve kuraklığın artmasına neden olduğunu, bunun da gıda güvenliği açısından milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirten Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile uyum içinde çalıştıklarını kaydetti. Sürdürülebilir tarım uygulamaları ve şehirlerdeki su güvenliği konusunda verimli çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Bakan Kurum, bu konudaki çabaların COP31 kapsamında da ele alınacağını belirtti.
