Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü operasyon kapsamında gözaltına alınan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde verdiği ifadenin tutanağına ulaşıldı. Güner'e sorgusunda "Rüşvet" ve "İhaleye Fesat Karıştırma" suçlamaları yöneltildi.
"İhale süreçleriyle ilgim ve bilgim yoktur"
Belediye başkanı, Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen çöp toplama ve temizlik işleri ihalelerindeki usulsüzlük iddialarını reddetti. İhale ve satın alma süreçlerinin kendisi tarafından belirlenmediğini savunan Güner, "Hazırlıklar ilgili müdürlüklerce yapılır ve Merkezi Satın Alma Bürosu tarafından ihale edilir. İhalelerin hazırlanışı ve yapılmasıyla ilgim ve bilgim yoktur, suçsuzum" dedi.
Güner, soruşturmaya konu olan ihalelerin iptal edilme gerekçesini "rekabet unsurunun sağlanamaması" ve "kamu yararı" olarak açıkladı. Bu iptal kararlarının Kamu İhale Kurumu (KİK) ve Danıştay tarafından da hukuka uygun bulunduğunu belirtti. İptallerin ardından yapılan geçici ihalelerle belediyenin milyonlarca lira tasarruf ettiğini ve herhangi bir kamu zararı oluşmadığını vurguladı.
Evde bulunan 100 bin TL ve altınlar
Operasyon sürecinde Güner'in ev, iş yeri ve eski avukatlık ofisinde yapılan aramalarda ele geçirilen materyaller de sorguda gündeme geldi. Bilgisayarlar, e-imza flash bellekleri, 100 bin TL nakit para ve gram altınlarla ilgili sorulara yanıt verdi. Güner, ele geçen 100 bin TL ve altınların eşine ait "gün altınları" olduğunu söyledi.
Güner, şahsi cep telefonunun şifresini ise kendi rızasıyla vermeyi kabul etmedi. Sorguda ayrıca, "sadikcankoksal" isimli bir sosyal medya hesabı üzerinden belediyedeki ruhsat ve ihale süreçlerine dair yapıldığı iddia edilen mesajlaşma görselleri de kendisine soruldu. Güner, bu yazışmaların kendisi dışında üçüncü kişiler arasında geçtiğini ve konuyla bir bağlantısı olmadığını dile getirdi.
Savcılığın 'kovuşturmaya yer yok' dediği ihale
Emniyet sorgusunda Güner'e, temizlik hizmet alımı ihalesindeki işlemlerin neden yavaş ilerlediği ve neden açık ihale yerine pazarlık usulünün (21/B) seçildiği soruldu. Güner, gecikmenin belediyeden değil, bürokratik süreçlerden kaynaklandığını savundu. Şantiye sahasının Bakanlıkça yapılan ön tahsis süresinin dolduğunu ve yazışmaların devam ettiğini belirtti.
Güner, konuya ilişkin savunmasını şu ifadelerle detaylandırdı: "Şantiye sahasının Bakanlıkça yapılan ön tahsis süresi dolmuştu ve yazışmalar sürüyordu. Ayrıca yeni çöp konteynerlerinin alım süreci devam ediyordu. Yasa gereği açık ihalenin ilan ve kesinleşme süresi 3 ayı geçmektedir. İşin süresi biteceğinden ve açık ihale yetişmeyeceğinden, hizmetin aksamaması adına zorunlu olarak 2 aylık geçici bir ihale yapılmıştır. Ayrıca söz konusu 2024/1083351 İKN numaralı bu ihale hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde zaten resen soruşturma yürütülmüş, bilirkişi raporu aldırılmış ve 05.12.2024 tarihinde KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) verilmiştir."
2022'deki ortak baz sinyali iddiası
Sorgunun dikkat çeken bir diğer bölümünü ise HTS analiz raporları oluşturdu. Raporda, Güner ile soruşturmanın diğer şüphelilerinden şirket yetkilisi Ferit Onuş’un 3 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul Yenibosna’da aynı baz istasyonundan sinyal verdiği (ortak baz birlikteliği) öne sürüldü.
Bu tespiti kabul etmeyen Güner, tarihe dikkat çekerek, "Ben 2022 yılında belediye başkanı olmadığım gibi adaylığım dahi söz konusu değildi. Ferit Onuş isimli şahsı tanımıyorum, kendisiyle bir konuşmam olmadı, görsem de tanımam" dedi.