Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Faik Öztrak, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında ekonomik tablolar ve siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'a (OVP) sert tepki gösterdi.
İktidarın 24 yıllık sürecinde yayımlanan 22 Orta Vadeli Program'ın sonuçlarını analiz eden Öztrak, geçmişteki 21 programı tek tek incelediklerini belirtti. CHP'li vekil, bu süreçte enflasyon hedeflerinin büyük ölçüde tutmadığını ifade ederek şu rakamları paylaştı:
“Erdoğan Hükümetleri enflasyon hedefini tam 19 kez ıskalamış. Hedefin tuttuğu sadece iki yıl var: Biri ekonominin yüzde 4,9 daraldığı 2009 yılı, diğeri ise Rahip Brunson krizinin ardından ekonominin durma noktasına geldiği 2019 yılı.”
Öztrak, mevcut ekonomi yönetiminin planlı bir şekilde milleti yoksullaştırdığını öne sürdü. 2026 yılı için belirlenen enflasyon ve büyüme hedeflerindeki sapmalara dikkat çeken Öztrak, istihdam hedeflerinde de ciddi düşüşler yaşandığını vurguladı:
“Yani tablo çok açık: Erdoğan ve kadrolarının ekonomiyi küçültmeden, milleti yoksullaştırmadan, planlı ve programlı biçimde enflasyonu kontrol edebildiği tek bir yıl bile yok. Nitekim bu yıl da bu geleneği bozmadılar. 2026 için koydukları enflasyon hedefi daha 2026 bitmeden çöpe gitti. Şimdi yüzde 16 olması hedeflenen enflasyonun yüzde 77,5 sapmayla yüzde 28,4 olacağı söyleniyor. Üstelik bu sapma sanayi üretiminin gerilemeye başlamasına, 2026 için hedeflenen yüzde 3,8 büyümenin yüzde 3,3’e düşmesine rağmen yaşanıyor. Yine 2026 yılı için istihdam hedefini 33 milyon 336 bin kişi olarak belirlemişlerdi, şimdi 32 milyon 579 bine indirdiler. Yani OVP’de söz verip iş veremedikleri vatandaşlarımızın sayısı tam 757 bin kişi.”
Enflasyonun kaynağı dış şoklar değil saray politikaları
Hükümetin enflasyon gerekçelerini kabul etmediklerini belirten Öztrak, savaş ve dış kaynaklı şokların bahane olarak kullanıldığını söyledi. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimlere rağmen bölge ülkelerindeki enflasyon oranlarının Türkiye'nin çok altında kaldığını hatırlatan Öztrak, sorunun yönetim biçiminde olduğunu savundu:
“Demek ki mesele sadece savaş değil, demek ki mesele sadece dışarıdan gelen şoklar da değil. Mesele Türkiye’nin nasıl yönetildiğidir. Türkiye’deki enflasyonun asıl kaynağı sarayın yanlı ve yanlış politikalarıdır. Bu enflasyonun asıl sorumlusu Erdoğan yönetimidir. Erdoğan’ın ekonomi bilimini bir kenara bırakan yaklaşımı Türkiye’yi bugün bu noktaya getirmiştir. 'Faiz sebep, enflasyon netice' diyen Erdoğan, bugün Türkiye’nin bütçesini faiz bütçesi haline getirmiştir.”
Bütçe giderlerinin yapısına değinen Öztrak, 2027 yılında faiz giderlerinin yatırım harcamalarının iki katından fazla olacağını ifade etti. Kaynak yaratma konusunda iktidarın üretim yerine varlık satışını tercih ettiğini öne süren Öztrak, özelleştirme gelirlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hayır. Hayırsız mirasyedi misali evde kalan son varlıkları elden çıkararak para bulmaya çalışıyorlar. Erdoğan’ın altına imza attığı Orta Vadeli Programa bakıyoruz, 2026-2029 döneminde toplam 10,2 milyar dolarlık özelleştirme geliri öngörüyor. Bunların ekonomi anlayışında üreterek kaynak yaratmak yok, eldekini satarak günü kurtarmak var.”
Güven eksikliğinin ekonomi üzerindeki yıkıcı etkisine vurgu yapan Öztrak, hukukun üstünlüğünün tesis edilmediği bir ortamda yatırım ve istihdamın artmasının mümkün olmadığını kaydetti. Üsküdar ve Foça belediyelerindeki süreçleri örnek gösteren Öztrak, yerel iradenin yok sayıldığını belirtti:
“Ekonominin kuralla değil, kralla yönetildiği yerde güven olmaz. Milli iradeyi yok sayan, elindeki yargıya güvenip belediyeleri gasbeden bir anlayışa kimse güven duymaz.”
CHP'nin gelecek vizyonunu hukuk, üretim, hakça bölüşüm ve sürdürülebilir kalkınma üzerine kurduklarını anlatan Öztrak, tek kişilik yönetim sisteminin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda partisinin yol haritasını özetleyen Öztrak, “Türkiye aydınlık yarınlara ilerleyecekse gömleğin doğru iliklenmesi gereken ilk düğmesi bellidir; tek kişilik saray yönetiminin ilk sandıkta milletimiz tarafından evine gönderilmesidir” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Öztrak, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'nin 103'üncü kuruluş yıl dönümü törenlerine Anıtkabir'de katılmamasına ilişkin soruyu yanıtladı. Öztrak, konuya ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Ben Mansur Yavaş adına ne yapacağı veya ne edeceği konusunda bir şey söyleyecek durumda değilim. Ancak partimizin ve kendimin görüşlerini, partimizle ilgili duruşumuzu daha önce burada açıkladım. Sayın Yavaş'ın yaptığı açıklama dışında başka bir duyumum yok, dolayısıyla o açıklamaya da saygı göstermek durumundayız. Ama dediğim gibi, o açıklamanın takdirini milletimize bırakırız. Şu anda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız, Cumhuriyet Halk Partili Mansur Yavaş'tır.”