weather
19°
Gerçek Haberci Gündem İhracatçıdan sınıra serbest bölge önerisi... Savaşın gölgesinde tekstil tezgâhı

İhracatçıdan sınıra serbest bölge önerisi... Savaşın gölgesinde tekstil tezgâhı

Mısır'a yönelen tekstil ve hazır giyim sektöründe artan işçilik maliyetleri nedeniyle sınır hattında serbest bölge modeli ve Suriye alternatifi masaya geldi. GERÇEK HABERCİ'ye konuşan EİB Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, projenin henüz tartışma aşamasında olduğunu belirterek barış ve yasal güvence olmadan yatırım yapılamayacağını söyledi.

5 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
İhracatçıdan sınıra serbest bölge önerisi...  Savaşın gölgesinde tekstil tezgâhı

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER-GERÇEK HABERCİ'ye tekstil sektöründeki ülke arayışı ve Suriye konusu üzerine özel açıklamalarda bulunan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; Mısır'a giden yatırımları, sınır hattında konuşulan üretim senaryolarını ve Türkiye'nin geçmişten bugüne ihracat hedeflerini değerlendirdi. Türkiye'de işçilik ve girdi maliyetlerinin yükselmesiyle birlikte tekstil ve hazır giyim üreticilerinin Mısır'a yöneldiğini belirten Öztürk, çatışmaların durması durumunda Lazkiye hattına yakın sınır bölgelerinde serbest bölge kurulması fikrinin de sektör temsilcileri arasında tartışıldığını ifade etti.

Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk

"Sınıra Yakın Serbest Bölge Konuşuluyor Ama Halen Savaş Bölgesi"

Suriye sınırında kurulması tartışılan olası serbest bölge modelini, coğrafi sınırları ve sahadaki fiili engelleri aktaran Öztürk, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bu halen gündemde olan bir konu, konuşuluyor. Oradaki amaç ne? Sınıra çok yakın bir bölgede kurulacak bir serbest bölge gibi düşünülüyor. Amaç, o bölgenin avantajını kullanmak; oradan dünyanın farklı ülkelerine, Arap bölgesine, vergi avantajı olabilecek bölgelere ihracat yapabilmek amacıyla düşünülen bir proje bu. Tekstil ve hazır giyim üzerine yaptığınız zaman hem bölgedeki insanların, Türkiye'nin o bölgesindeki Suriyelilerin tekrar ülkelerine dönmesini sağlamak hem de vergi avantajı sağlamak hedefleniyor. Kendi ülkemizde üretip ihracat yaptığımız zaman ülkelerin kendilerini koruma kuralları gereği bir vergi uygulanıyor; o bölgeden belki Orta Doğu'ya vergisiz ihracat yapılabilir, Amerika'ya da vergisiz ihracat yapabilir. Avrupa orada bir imtiyaz tanıyacak mı bilmiyorum; belki 'Suriye'den sıfır vergiyle mal alacağım' diyecek. Bölge olarak Antep, Kilis, Hatay bölgesi konuşuluyor; Urfa tarafı değildir, hem Lazkiye'ye yakın bir yer olduğu konusu var. Ama şimdi bunun yapılabilmesi için oradaki siyasi yerel yönetimin, yani merkezi hükümetin belli kuralları koyması, kanunları çıkartması lazım. Dahilde işleme ile ilgili bir soru geldi; yine üyelerimizden birisi 'Ben Suriye'ye mal göndereceğim, dahilde işleme rejiminiz var mı?' dedi. Henüz yok. Şimdi biz malı buradan, ham maddeyi gönderdik oraya; normal vergi neyse uygulayacak şu anda. O zaman bir avantajı kalmaz ki onun. Sadece ucuz işçilik için oraya gidilmez şu anda; burası da savaş bölgesi zaten. Yani şu an mevcut Alevilerin, Dürzilerin ve mevcut yönetimin çok yoğun çatıştığı bir bölge. Bu sadece konuşulan bir şey, henüz proje olarak adım atılmış bir şey yok. Belki barış şartları yeterince masada olur, uygulanabilir; ondan sonra bunu konuşabilirsiniz. Eski teknolojiyi buradan gönderirsiniz bir şekilde ya da kullanılmayan atıl kapasite vardır, bunu gönderirsiniz. O zaman Suriyeliler de merkezi hükümet de 'Gelin buraya yatırım yapın, ürünlerinizi vergisiz getirin, buradan ihracat yapın' derse niye olmasın?"

"Mısır'da İşçilik Yüzde 40-50 Daha Ucuz, Alıcı Fiyat Dayatıyor"

Mısır'daki üretim şartlarını, küresel alıcıların üreticilere sunduğu dayatmaları ve işçilik maliyetlerini değerlendiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim bir sürü üreticimiz Mısır'a gitti. Geçen bir tekstilci arkadaşla konuşuyorum; büyük küresel markalar 'Türkiye'de bu fiyatların karşılığını veremiyorsunuz, Mısır'da üretirseniz bu fiyattan almaya devam ederiz' diye şart koşmuşlar. İthalatçı 'Senin maliyetin orada daha ucuz, git orada üret bana gönder' diyor. Maliyetler orada biraz değil, ciddi biçimde düşük; işçilik maliyetinde yüzde 40-50'lere varan bir makas açıldı. Bugün tekstil sektöründe maliyetin yüzde 40 ila 50'si işçilik. Başka yerde üretirse çok ciddi bir maliyet avantajı doğuyor. Bugün bizim Asya'yla ve Mısır'la rekabet edemememizin temel sebebi bu. Mısır'a gidilmesinde kalitenin düşmesi söz konusu olabiliyor ama öğrenirler. Yıllar önce Çin nasıldı? 'Çin malı' deyip geçiyorduk ama Çin öğrendi. Türkiye'den bir şirket gidiyorsa muhakkak orada kalite kontrolünü de öğretecektir. Biz kimsenin oraya gitmesini istemiyoruz ama orada üretip başka ülkeye ihraç edecekse bunda bir sıkıntı yok; yeter ki üretip Türkiye'ye getirmesinler."

"500 Milyar Dolar Hedefi Dünyadaki Daralmaya Takıldı"

Türkiye'nin geçmiş ihracat projeksiyonlarına, TİM hedeflerine ve küresel ticaret ortamına değinen Öztürk, ihracat rakamlarını şu şekilde açıkladı:

"Belli sektörlerde biz bu büyümeyi yaptık zaten. O zamanki hesaplara göre ihracatın 10 yılda 3 kat artması gerekiyordu. Baktım, 2013'te bizim hububat ihracatımız 300 bindi, 2023'te 900 bin oldu; bazı sektörler yakaladı ama her sektör yakalayamadı. 10 yılda 3 kat artması o kadar pek mümkün görünmüyordu. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin o zamanki genel sekreterinden duymuştum; o yıllarda Türkiye'nin yüzde 15 civarında ihracat artışı vardı. Yıllık ortalama yüzde 12 sürekli büyüyecek varsayımıyla yapılan bir hesaptı bu. Sonraki yıllarda yüzde 12'yi geçenler oldu ama çoğunluk altında kaldı; son yıllarda da ihracat yüzde 2, 3, 4 seviyelerinde artıyor. Dolayısıyla 2023'ün sonunda mal ihracatımız 221 milyar dolar seviyesinde kalarak hedefin bayağı bir gerisinde kaldı. Ama bu sadece Türkiye'ye özgü bir durum değil; dünya ticaretindeki daralma ve pandeminin etkisi de buna yol açtı. Dünya ticareti büyümediği için biz de o kadar büyüyemedik. Bugün hizmet ihracatını da dahil edersen toplam ihracatımız 405 milyar dolara ulaştı. 2029 için OVP'de 450 milyar dolar hedef koydular; 2032 gibi hizmet dahil 500 milyar dolar herhalde görülür."

"Devlet Desteğimiz Var, Firmalarımız İlgilenmeli"

İhracatçılara sunulan teşviklerin önemine dikkat çeken Öztürk, firmalara destek mekanizmalarını daha aktif kullanmaları çağrısında bulundu:

"Çin'deki devlet desteği inanılmaz boyutta; bizde de Ticaret Bakanlığı'nın 45 milyar liralık desteği var. UR-GE, fuar, TURQUALITY ve marka destekleri mevcut. 20 bin dolara gideceğiniz fuara bu desteklerle 4 bin dolara gidiyorsunuz. Ayrıca ihracat üzerinden verilen yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteği bulunuyor; dövizinizi bozarken yüzde 3 hemen hesabınıza geçiyor, bu da bir destektir. Tabii ki bir Çin kadar değil ve bu zorlu dönemde desteklerin biraz daha artmasını istiyoruz ama devletin de kaynakları sınırlı. Yeter ki firmalarımız bu destek mekanizmalarıyla biraz daha fazla ilgilensinler."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız