Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı Şubat ayı dış ticaret istatistikleri açıkladı. Yılın ilk ayı ayında önceki yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 9,8, ithalat yüzde 28,8 arttı.
İhracattaki artışta Avrupa Birliği talebindeki artışın sürmesi de etkili olurken hem ihracat hem de ithalat artışında petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışın tüm fiyatlara yansımasının etkisi de bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki artış, kimyasallardan plastik malzemelere hammaddesi petrole dayalı tüm ürünlerin birim fiyatlarında artışa yol açıyor. İthalat artışının, ihracat artışının çok üzerinde gerçekleşmesinde de Türkiye ithalatında petrol başta olmak enerji hammaddeleriyle kimyasallar başta olmak üzere söz konusu fiyat gelişmelerinden etkilenen ara malların ithalatının ağırlık taşıması rol oynuyor.
Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat ilk iki ayda yüzde 24 artarken, Almanya en fazla ihracat yapılan ülke oldu. Almanya, İngiltere, İtalya, ABD’ye yapılan ihracatta güçlü artışlar söz konusu. Otomotiv, tekstil, makine, elektrikli teçhizat ihracat artışında öne çıkan sektörler. TL’nin değer kaybının rekabet gücünü artırması, AB, özellikle de Almanya’da ekonomideki toparlanma gibi faktörler ihracat artışında etkili görünüyor. Ancak ihracattaki artışın büyük ölçüde 2014-2016 dönemi kayıpları giderdiği, yeni bir sıçrama potansiyeline işaret etmediği de dikkat çekiyor.
İthalattaki yüksek oranlı artışın hem fiyat artışları hem de ihracattaki artışın, hammadde ve aramalı ithalatı bağımlılığından kaynaklandığı görülüyor. Daha çok yenileme yatırımları ve teşviklerin etkisiyle makine, yani yatırım malı ithalatı da artıyor.
2017'DEKİ SEYİR SÜRÜYOR
Fiyat gelişmelerinin kuvvetli etkisi 2017 yılında da görülmüştü. 2017 yılında petrol fiyatları yüzde 25 civarında artarken, Türkiye’nin ihracatı dolar bazında yüzde 10,2, ithalatı ise yüzde 17,7 arttı. Miktar bazında bakıldığında ihracat artışının yüzde 8,8, ithalat artışının ise yüzde 9,5 olduğu görülüyor. Dolar bazındaki artışın miktar bazındaki artışın üzerinde olması emtia fiyat artışlarından kaynaklandı. Söz konusu fiyat gelişmeleri hem dış ticaretin hem de üretimin GSYH’ye taşınması sırasında da katma değerin olduğundan daha fazla yansıtılmasına, hesaplamalarda şişirmelere de yol açabiliyor.
İhracattaki artışta Avrupa Birliği talebindeki artışın sürmesi de etkili olurken hem ihracat hem de ithalat artışında petrol başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki artışın tüm fiyatlara yansımasının etkisi de bulunuyor. Petrol fiyatlarındaki artış, kimyasallardan plastik malzemelere hammaddesi petrole dayalı tüm ürünlerin birim fiyatlarında artışa yol açıyor. İthalat artışının, ihracat artışının çok üzerinde gerçekleşmesinde de Türkiye ithalatında petrol başta olmak enerji hammaddeleriyle kimyasallar başta olmak üzere söz konusu fiyat gelişmelerinden etkilenen ara malların ithalatının ağırlık taşıması rol oynuyor.
Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat ilk iki ayda yüzde 24 artarken, Almanya en fazla ihracat yapılan ülke oldu. Almanya, İngiltere, İtalya, ABD’ye yapılan ihracatta güçlü artışlar söz konusu. Otomotiv, tekstil, makine, elektrikli teçhizat ihracat artışında öne çıkan sektörler. TL’nin değer kaybının rekabet gücünü artırması, AB, özellikle de Almanya’da ekonomideki toparlanma gibi faktörler ihracat artışında etkili görünüyor. Ancak ihracattaki artışın büyük ölçüde 2014-2016 dönemi kayıpları giderdiği, yeni bir sıçrama potansiyeline işaret etmediği de dikkat çekiyor.
İthalattaki yüksek oranlı artışın hem fiyat artışları hem de ihracattaki artışın, hammadde ve aramalı ithalatı bağımlılığından kaynaklandığı görülüyor. Daha çok yenileme yatırımları ve teşviklerin etkisiyle makine, yani yatırım malı ithalatı da artıyor.
2017'DEKİ SEYİR SÜRÜYOR
Fiyat gelişmelerinin kuvvetli etkisi 2017 yılında da görülmüştü. 2017 yılında petrol fiyatları yüzde 25 civarında artarken, Türkiye’nin ihracatı dolar bazında yüzde 10,2, ithalatı ise yüzde 17,7 arttı. Miktar bazında bakıldığında ihracat artışının yüzde 8,8, ithalat artışının ise yüzde 9,5 olduğu görülüyor. Dolar bazındaki artışın miktar bazındaki artışın üzerinde olması emtia fiyat artışlarından kaynaklandı. Söz konusu fiyat gelişmeleri hem dış ticaretin hem de üretimin GSYH’ye taşınması sırasında da katma değerin olduğundan daha fazla yansıtılmasına, hesaplamalarda şişirmelere de yol açabiliyor.