İzmir’de 8 Kasım günü başlayan ve hayatı yoğun olarak etkileyen İZBAN grevi dün öğleden sonra Ankara’da Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, TCDD ve Demiryol İş Sendikası temsilcilerinin katıldığı görüşmeler sonunda anlaşma sağlanarak sona erdirildi. İZBAN’dan yapılan açıklamada, ilk yıl için yüzde 15 zam yapıldığı belirtilirken Demiryol İş Sendikası bu oranı yüzde 16.5 olarak duyurdu. Bu ilk açıklamaların ardından görüştüğümüz ve işçiler arasında ise sonuçtan memnuniyetsizlik vardı. İşçiler zam taleplerinin karşılanmadığını bu durumun da ‘lokavt ve yasaklama’ baskısı nedeniyle ortaya çıkmış olabileceğini söylüyor.
‘İZBAN'la Gider İZBAN'sız Dönerim’
Grevci işçilerde makinist Mücahit Yavuz, yapılan anlaşmanın beklentilerinin çok altında bir rakam getirdiğini belirtiyor. “Yüzde yüz kazanım elde etme şansımız olan bir grevdi bu” diyen Yavuz, “Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bunu çok güzel bir siyaset malzemesi haline getirdi. Biz ekmek mücadelesi verirken işin boyutunu çok farklı yerlere götürdüler. Yapılan anlaşma beklentilerin altında kaldığı için arkadaşlarımızın moralleri bozuk. Yukarıda ne konuşuldu, neyin tehdidi yapıldı bilmiyoruz ama ortada bir baskı olduğu kesin” diyor. “Duyumlarımıza göre Aziz başkan Ankara’ya giderken ‘İZBAN’la giderim ama İZBAN’sız da dönerim” yani ‘gerekirse demiryolu ile ortaklığı bozarım’ demiş. Sendika yöneticileri nasıl bir durum karşısında kalıp bu anlaşmayı imzaladılar bilemiyoruz. Lokavt edilme riskini göze alamadıklarını düşünüyorum” diyen Yavuz yine de verdikleri mesajın önemli olduğunu belirtiyor.
‘İşçi Sınıfına Net Bir Mesaj Verdik’
Greve çıktıkları sırada Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullara dikkat çeken Yavuz, “Evet, sonuç kötü oldu bizim için ama her şeye rağmen biz bu süreçten hiçbir şekilde utanç duymuyoruz. Nasıl bir ses getirdiğimizin farkındayız. İşçi sınıfına nasıl bir mesaj verdiğimizin de farkındayız. Bu yüzden ben bu süreçten her koşulda gurur duyuyorum. Bizim yaptığımız hareket Türkiye’nin OHAL sürecinde bulunduğu süre içinde yapıldı. Bu yüzden, çok kıymetli bir grev. Bizim Türkiye’de işçi sınıfına katmış olduğumuz çok şey var. Genel olarak beklentiler karşılanmadığı için arkadaşlarımız arasında bir tepki var ama şimdi önümüzdeki süreçte bundan sonra ne yapacağız bunları konuşacağız. Bugün bu iş bu şekilde bitmiş olabilir ama devamı böyle olmayacak. Biz haklarımızı aramaya devam edeceğiz. Bu emek davası devam edecek. Bizim elimizde yasal bir hak var ve bu haklarımızı aramaktan asla imtina etmeyeceğiz.”
‘Yüzümüze Nasıl Bakacaklar?’
İsmini vermek istemeyen bir makinist, “Bize sormadan nasıl bu anlaşmayı imzalarlar. Biz yüzde 15’i kabul etmemiştik. Zaten istediğimiz rakam en son yüzde 22’lere çekilmişti. Yüzde 16.5 gibi bir ara rakamı kendilerine göre kabul ettiler. İşverenle bu şekilde uzlaşmaları bizi çok şaşırttı. Gelince bize ne söyleyeceklerini merak ediyoruz. Şimdi yüzümüze nasıl bakacaklar?” derken bir diğer makinist ise tepkisini şöyle dile getiriyor, “Böyle bir şeyi beklemiyorduk. Biz de durumu basından öğrendik. Akşam 23.00’de geleceklerdi ancak öğrendik ki uçak saatlerini bile gece 2.00’ye ertelemişler. Bu durumda biz sabah 04.45 de işe başlayacağız. Sendika defacto olarak imza atmıştır bu anlaşmaya. Benim söyleyeceğim budur.”
‘İZBAN'la Gider İZBAN'sız Dönerim’
Grevci işçilerde makinist Mücahit Yavuz, yapılan anlaşmanın beklentilerinin çok altında bir rakam getirdiğini belirtiyor. “Yüzde yüz kazanım elde etme şansımız olan bir grevdi bu” diyen Yavuz, “Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu bunu çok güzel bir siyaset malzemesi haline getirdi. Biz ekmek mücadelesi verirken işin boyutunu çok farklı yerlere götürdüler. Yapılan anlaşma beklentilerin altında kaldığı için arkadaşlarımızın moralleri bozuk. Yukarıda ne konuşuldu, neyin tehdidi yapıldı bilmiyoruz ama ortada bir baskı olduğu kesin” diyor. “Duyumlarımıza göre Aziz başkan Ankara’ya giderken ‘İZBAN’la giderim ama İZBAN’sız da dönerim” yani ‘gerekirse demiryolu ile ortaklığı bozarım’ demiş. Sendika yöneticileri nasıl bir durum karşısında kalıp bu anlaşmayı imzaladılar bilemiyoruz. Lokavt edilme riskini göze alamadıklarını düşünüyorum” diyen Yavuz yine de verdikleri mesajın önemli olduğunu belirtiyor.
‘İşçi Sınıfına Net Bir Mesaj Verdik’
Greve çıktıkları sırada Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullara dikkat çeken Yavuz, “Evet, sonuç kötü oldu bizim için ama her şeye rağmen biz bu süreçten hiçbir şekilde utanç duymuyoruz. Nasıl bir ses getirdiğimizin farkındayız. İşçi sınıfına nasıl bir mesaj verdiğimizin de farkındayız. Bu yüzden ben bu süreçten her koşulda gurur duyuyorum. Bizim yaptığımız hareket Türkiye’nin OHAL sürecinde bulunduğu süre içinde yapıldı. Bu yüzden, çok kıymetli bir grev. Bizim Türkiye’de işçi sınıfına katmış olduğumuz çok şey var. Genel olarak beklentiler karşılanmadığı için arkadaşlarımız arasında bir tepki var ama şimdi önümüzdeki süreçte bundan sonra ne yapacağız bunları konuşacağız. Bugün bu iş bu şekilde bitmiş olabilir ama devamı böyle olmayacak. Biz haklarımızı aramaya devam edeceğiz. Bu emek davası devam edecek. Bizim elimizde yasal bir hak var ve bu haklarımızı aramaktan asla imtina etmeyeceğiz.”
‘Yüzümüze Nasıl Bakacaklar?’
İsmini vermek istemeyen bir makinist, “Bize sormadan nasıl bu anlaşmayı imzalarlar. Biz yüzde 15’i kabul etmemiştik. Zaten istediğimiz rakam en son yüzde 22’lere çekilmişti. Yüzde 16.5 gibi bir ara rakamı kendilerine göre kabul ettiler. İşverenle bu şekilde uzlaşmaları bizi çok şaşırttı. Gelince bize ne söyleyeceklerini merak ediyoruz. Şimdi yüzümüze nasıl bakacaklar?” derken bir diğer makinist ise tepkisini şöyle dile getiriyor, “Böyle bir şeyi beklemiyorduk. Biz de durumu basından öğrendik. Akşam 23.00’de geleceklerdi ancak öğrendik ki uçak saatlerini bile gece 2.00’ye ertelemişler. Bu durumda biz sabah 04.45 de işe başlayacağız. Sendika defacto olarak imza atmıştır bu anlaşmaya. Benim söyleyeceğim budur.”