Sarraf’ın avukatları 31 Ağustos’ta, davanın yargıcı Richard Berman’ın Mayıs 2014’te İstanbul’da adalet ve hukuk devleti konulu uluslararası sempozyuma katıldığını, darbe girişiminin ardından tarafsız olamayacağını ileri sürerek ‘redd-i hakim’ talebinde bulunmuştu.
Dilekçede, “Yaptığımız araştırmalara göre, Türkiye’de son günlerde darbe girişimiyle ilgili yaşanan gelişmeler ışığında, ne yazık ki mahkemenin taraf tutmasının kaçınılmaz olduğu bir görünüm ortaya çıkacaktır. Sarraf, bundan dolayı ‘redd-i hakim’ talebinde bulunuyor” denmişti.
Bharara’dan Dilekçe: Sarraf Eskiden İtiraz Etmiyordu
Davanın savcısı Preet Bharara, mahkemeye sunduğu dilekçe Sarraf’ın ‘reddi-i hakim’ talebinin kabul edilmemesini istedi.
Yargıç Richard Berman’a ilişkin iddiaların hiçbir temele dayanmadığını belirten Bharara, şunlar kaydetti: “Yargıç Berman, New York’ta görülen ilk duruşmada, İstanbul’da bir hukuk konferansına katıldığını kendisi dile getirdi. Zarrab ve savunma ekibi de bunu bildiklerini, bu durumun yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını etkilemeyeceğine inandıklarını kendileri dile getirdiler. Aradan dört ay geçtikten sonra, ‘redd-i hakim’ talebinde bulunmanın hiçbir dayanağı yok.”
Dilekçede, “Yaptığımız araştırmalara göre, Türkiye’de son günlerde darbe girişimiyle ilgili yaşanan gelişmeler ışığında, ne yazık ki mahkemenin taraf tutmasının kaçınılmaz olduğu bir görünüm ortaya çıkacaktır. Sarraf, bundan dolayı ‘redd-i hakim’ talebinde bulunuyor” denmişti.
Bharara’dan Dilekçe: Sarraf Eskiden İtiraz Etmiyordu
Davanın savcısı Preet Bharara, mahkemeye sunduğu dilekçe Sarraf’ın ‘reddi-i hakim’ talebinin kabul edilmemesini istedi.
Yargıç Richard Berman’a ilişkin iddiaların hiçbir temele dayanmadığını belirten Bharara, şunlar kaydetti: “Yargıç Berman, New York’ta görülen ilk duruşmada, İstanbul’da bir hukuk konferansına katıldığını kendisi dile getirdi. Zarrab ve savunma ekibi de bunu bildiklerini, bu durumun yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını etkilemeyeceğine inandıklarını kendileri dile getirdiler. Aradan dört ay geçtikten sonra, ‘redd-i hakim’ talebinde bulunmanın hiçbir dayanağı yok.”