Değerli okuyucular öncelikle bana yorumlarımı sizlerle
paylaşma imkanı sunan değerli abim Adem Nakçı'ya teşekkür etmek istiyorum.
sizlerinde tahmin ettiğiniz gibi ümit aydın yazılarında hangi konuları işler
cevabı duyar gibi oldum,tabiki siyaset
Bir yerel seçimi geride bıraktık bırakmasına da gerek ak parti teşkilatlarında
gerek CHP örgütünde sular bir türlü dinmedi. İzmir’de CHP kaybettikleri ilçeler
ile biz başarılıyız diyor Ak Parti ise 6 ilçenin ak belediyecilikle tanışması
üzerine başarılıyız diyor. Bana göre CHP'si bu seçimde başarısız çünkü gerek Aziz
Kocaoğlu gerek il başkanı Ali Engin “30
da 30 diyordu” olmadı.
Gelelim şahsımın da üyesi olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İl Başkanı Ömer
Cihat Akay'ın seçimlerden önce ki tahminlerine 2011 genel seçimlerinin hemen
arkasından İzmir'de 14 ilçenin Ak Parti’ye geçeceğine dair tahminleri vardı.
Fakat seçim sonuçları maalesef tahminin yanlış olduğunu gösterdi. Üstüne üstlük
Türkiye’nin en fazla iş bitirme belgesi olan Türkiye’nin bakanlıklar içerisinde
bütçeden en büyük payı almış ulaşımda, haberleşmede, denizcilik alanında
yaptığı üstün hizmetler ile Türkiye’nin gönlünü kazanmış BİNALİ YILDIRIM ismine
rağmen.maalesef Ak Parti’de bana göre başarısız.
Peki gelelim Ak Parti’ye. Bana göre niçin başarısız onları anlatayım.
7 yıldır Konak ilçede aktif olarak siyaset yapan, deyim yerindeyse teşkilatın
tozunu yutmuş bir isim olarak Konak ilçesinde yaşadıklarımı sizler ile
paylaşmak istiyorum.
Ak Parti Konak ilçe de parti kurulduğundan beri bölgelere ayrılmış her bölgenin
bir bölge başkanı vardır. Bende 2010 ve 2011 yılında Gültepe bölgesinin bölge
başkanlığını yapmıştım. Ne hikmetse benim yoğurt yiyişim ayrı diyerek bölge
başkanlığını lav eden İlçe Başkanı Yaşar Ötnü teşkilatı zayıflatmış partin yapı
taşı olan mahalle başkanlarının varlığından bi haber olarak kağıt üzerinde var
olan gerçekte olmayan teşkilat ile hızla yola devam ediyordu. Kendilerini bir
çok kez uyarmama rağmen kestiğim kestik çaldığım düdük diyordu.
Bir parti sevdalısı olarak yerel seçimlere bu şekilde gidilmeyeceğini biliyor,
İl teşkilat başkanına durumu anlatıyordum. ama maalesef ilgilenen yoktu. Sayın il teşkilat başkanımın il kongresinden
yerel seçimlere kadar geçen sürede ilçeye geldiği gün sayısı ya 1’dir ya 2.
Zaten bu durumu Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin Çelik'te parti olarak İzmir’e kendilerini anlatamadıklarını itiraf
etmişti. Sanırım yanlışın nerede başladığını anlamışızdır.ben bu tür
şikayetlerde bulundukça Konak ilçe başkanı Yaşar Ötnü şahsımı birim başkanlığı
görevinden alıyor pasifize etmek için elinden geleni ardına koymuyordu. Sebebini
sorduğumda “il başkanı böyle istiyor” diyordu?
Konuyu İl başkanına soruyordum gülüyordu.
Bu konuda yorum sizlerin.
Hepimiz biliyoruz ki seçim sandıkta
kazanılır sandıkta kaybedilirdi...
Sandıklarda sağlam kadro oluşturmadığınız sürece seçim baştan kaybedilmiştir.
Konak'ta da seçim baştan kaybedilmişti. Çünkü genel merkezin mükemmel bir AKBİS
sandık çalışması var. Tabiki hakkaniyeti ile yapılır ise. Peki hakkaniyeti ile mi
yapılıyordu. Tabiki hayır. İl başkanlığı genel merkeze başarılı gözüksün de
gerisi ne olursa olsun. Seçim kimin umurunda Ümit Aydın gibilerin alın teri
kimin umurundaydı...
Genel merkeze sandık çalışması tam olarak gidiyordu. Ama oto kontrolün eksik olduğundan dolayı yanlış gözükmüyordu. Üyelere ulaşım sağlanmadığından üye olmayan
birinin telefon numarasını üye ile değiştir, gelen mesaja evet yazsın göndersin
hem Konak ilçenin başarısı %100 olsun hem de ilin....
Gelelim belediye meclis üyeleri listesine; tabiki ben Konak'tan örnek
vereceğim. Bir ilçeyi en iyi bilen ilçe başkanıdır. Belediye başkan adayımızın
belirlenmesinde ilçe başkanımızın bir rolü olmamış olacak ki belediye meclis
üyelerini ben yazacağım diyor yönetim kurulu üyelerinin fikrini bile
almıyordu....
Liste de emeği olanlar hiçe sayılmış ve küstürülmüştü...
Eşrefpaşa bölgesinde 'Şafak Yadigar Bigün,
Hatay'da Av. Sevil Bıyıklıtürk, Yenişehir’de Ali Yangir Gültepe bölgesinde
Mustafa Yıldrım ve şahsımın listenin üst sıralarında yer bulamaması hatta ilçe
başkanın aile dostu olan sevgili abim Mehmet Ali Çavuş'a listede hiç yer almaması..
Peki emeği olmadığı halde kendilerine bile oy kullanmayan, başka ilçelerde
oturup Konak’a bir oy kazandırmayan, meclis üyeliği talebi olmadığı halde
listeye yazılan benim eşim muhtar adayı ben çalışamam deyip listelerin alt
taraflarında yer bulan partiye emeği zamanı nakdi geçmemiş kişilerin yazılması
partiye emeği geçenleri hiçe saymak olmuyor muydu?...
ÖZET: Bu parti benim davam diyebilenlerin
partisidir. Bu parti, partisini iktidar etmek isteyenlerindir. Parti içinde
iktidar olup nefsi ile egoları ile makamı dolduranların partisi asla olmayacaktır