Hürriyet Gazetesi’nde yer
alan habere göre Diyanet’in açıklaması şöyle:
“Bugün bazı gazetelerde
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez’in İzmir ziyaretiyle
ilgili yer alan haberler nedeniyle aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç
duyulmuştur.
Diyanet İşleri Başkanı
Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez, İzmir’de din görevlileriyle bir araya geldiği
bir toplantıda, şehrin, hizmet sürekliliği açısından genel bir
değerlendirmesini yapmış, bu çerçevede Başkanlık hizmetlerinin sürdürülmesinde
genellikle İzmir’in ihmal edildiğine işaret etmiş, bu hususta duyduğu
mahcubiyeti dile getirmiştir.
Aynı çerçevede İslâm
kültür geleneğinin en önemli kavramları arasında yer alan “irfan” kavramına da
atıfta bulunarak, İzmir gibi çok kültürlü, çok boyutlu ilgi, bilgi ve
duyarlılık eksenlerine sahip müstesna bir şehirde bu çeşitliliği kuşatacak
yegâne dilin irfani bir perspektif olacağını vurgulamıştır.
Bilindiği gibi her ilimiz,
her bölgemiz kendi içinde özel bir dindarlık formuyla bezenmiştir ve bu durum
sadece din mütehassıslarının değil sosyal bilimcilerin de sıklıkla gözlediği
bir husustur. Bu çeşitlilik hiçbir zaman bir kusur ya da eksiklik olarak
değerlendirilemez. Aksine bu özelliğiyle her ilimiz tıpkı İzmir gibi, yüce
dinimiz İslam’ın farklı mecralarda hayata dahil olan zenginleştirici
özelliklerini yansıtmaktadır.
Hal böyleyken bugün bazı
medya organlarına yansıyan söz konusu haberin akıl ve iz’an ölçüleri içinde
kabul edilebilmesi mümkün değildir.” (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22902346.asp)
alan habere göre Diyanet’in açıklaması şöyle:
“Bugün bazı gazetelerde
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez’in İzmir ziyaretiyle
ilgili yer alan haberler nedeniyle aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç
duyulmuştur.
Diyanet İşleri Başkanı
Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez, İzmir’de din görevlileriyle bir araya geldiği
bir toplantıda, şehrin, hizmet sürekliliği açısından genel bir
değerlendirmesini yapmış, bu çerçevede Başkanlık hizmetlerinin sürdürülmesinde
genellikle İzmir’in ihmal edildiğine işaret etmiş, bu hususta duyduğu
mahcubiyeti dile getirmiştir.
Aynı çerçevede İslâm
kültür geleneğinin en önemli kavramları arasında yer alan “irfan” kavramına da
atıfta bulunarak, İzmir gibi çok kültürlü, çok boyutlu ilgi, bilgi ve
duyarlılık eksenlerine sahip müstesna bir şehirde bu çeşitliliği kuşatacak
yegâne dilin irfani bir perspektif olacağını vurgulamıştır.
Bilindiği gibi her ilimiz,
her bölgemiz kendi içinde özel bir dindarlık formuyla bezenmiştir ve bu durum
sadece din mütehassıslarının değil sosyal bilimcilerin de sıklıkla gözlediği
bir husustur. Bu çeşitlilik hiçbir zaman bir kusur ya da eksiklik olarak
değerlendirilemez. Aksine bu özelliğiyle her ilimiz tıpkı İzmir gibi, yüce
dinimiz İslam’ın farklı mecralarda hayata dahil olan zenginleştirici
özelliklerini yansıtmaktadır.
Hal böyleyken bugün bazı
medya organlarına yansıyan söz konusu haberin akıl ve iz’an ölçüleri içinde
kabul edilebilmesi mümkün değildir.” (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22902346.asp)