CHP İzmir
Milletvekili Mehmet Ali Susam, Gezi Parkı eylemcilerinin Taksim’de yapılmak
istenen AVM’ye karşı esnafına sahip çıkan, rant anlayışına kabul etmeyen
kişiler olduğunu söyledi.
MHP’nin
esnaf ve sanatkarın sorunlarının araştırılmasıyla ilgili Meclis
Araştırma Önergesinde grubu adına konuşan Susam, “Gezi Parkı’na AVM yapmak
isteyen Başbakana ve Hükümet anlayışına karşı esnafına sahip çıkan bir direniş
ortaya çıktı. O alana çıkan gençler, sorumlu vatandaşlarımız, aydınlarımız
‘Çarşımda, sokağımda esnaf yaşamalıdır. AVM anlayışındaki rant anlayışına karşı
sokaktaki esnafa ben sahip çıkıyorum’ dedi. Bu eylemlerin güzel yanlarından bir
tanesi de budur. Esnafına ağacına, doğasına sahip çıkan insanlara; biber
gazıyla, polis copuyla saldıranlara da Meclis karşı çıkmalıdır” diye konuştu.
Türkiye’nin,
doksan yıllık Cumhuriyet birikimi, demokrasi geleneği ve kardeşlik
anlayışıyla tüm sorunları aşabilecek birikimde olduğunu ifade eden Susam,
“Cumhuriyet’in kurucu iradesindeki laik, demokratik, çağdaş bir hukuk devleti
anlayışıyla ilelebet yaşayacak, dünyanın saygın bir ekonomisi ve demokratik
devleti haline geleceğine inanıyorum” dedi.
KOBİ’lere
kırmızı kart değil, kırmızı halı
Avrupa
Birliği’nin KOBİ’lere yönelik destekleyici politikalarının olduğunu
söyleyen Susam, “AB’de, iflas etmiş iyi niyetli girişimcilere yeniden iş
kurmasına imkan sağlanmaya çalışmaktadır. Kamuda bürokraside, vergide ve yasal
düzenlemelerde mikro, küçük işletmelere öncelik tanınmaktadır. Hatta küçük
işletmelerden yapılan alış verişte daha düşük KDV alınması yolunda çalışma
bulunmaktadır. Çünkü kriz dönemlerinde büyük işletmeler istihdamı hızla
azaltırken KOBİ’lerde istihdam sürmekte, krizin etkilerinin azalmaktadır. Bu
nedenle KOBİ’lere kırmızı kart göstermiyor, altlarına kırmızı halı seriyorlar”
dedi.
Küçük
düşünelim
Türkiye’de
büyük işletmeleri koruyup güçlendiren, küçük işletmeleri devrini tamamlamış
gören bir anlayış olduğunu ifade eden CHP’li vekil, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Batı
Avrupa’da her bin kişiye 52 küçük işletme düşüyor. Doğu Asya-Pasifik’te 42,
Kuzey Amerika’da ise 35 küçük işletme. Türkiye’de bu sayı ne yazık ki sadece
12. Oysa tam tersine esnaf ve sanatkarı kucaklayan, aile işletmelerinin
yaşamasına katkı koyan bir anlayışa geçmemiz gerekiyor. O yüzden küçük
düşünelim. Küçükleri düşünelim. Çünkü küçükler hem istihdam yaratıyor hem vergi
veriyor hem de bu ülkenin kalkınması için her türlü katkıyı koyuyor. Bizim de
onlara bilgi, sermaye ve AR-GE desteği vermemiz gerekiyor. Bilgiyle donatılmış
tedarik ve pazarlama organizasyonlarıyla dünyaya açılmaları için, ihracatçı
olabilmeleri için teşvik vermemiz gerekiyor.
Milletvekili Mehmet Ali Susam, Gezi Parkı eylemcilerinin Taksim’de yapılmak
istenen AVM’ye karşı esnafına sahip çıkan, rant anlayışına kabul etmeyen
kişiler olduğunu söyledi.
MHP’nin
esnaf ve sanatkarın sorunlarının araştırılmasıyla ilgili Meclis
Araştırma Önergesinde grubu adına konuşan Susam, “Gezi Parkı’na AVM yapmak
isteyen Başbakana ve Hükümet anlayışına karşı esnafına sahip çıkan bir direniş
ortaya çıktı. O alana çıkan gençler, sorumlu vatandaşlarımız, aydınlarımız
‘Çarşımda, sokağımda esnaf yaşamalıdır. AVM anlayışındaki rant anlayışına karşı
sokaktaki esnafa ben sahip çıkıyorum’ dedi. Bu eylemlerin güzel yanlarından bir
tanesi de budur. Esnafına ağacına, doğasına sahip çıkan insanlara; biber
gazıyla, polis copuyla saldıranlara da Meclis karşı çıkmalıdır” diye konuştu.
Türkiye’nin,
doksan yıllık Cumhuriyet birikimi, demokrasi geleneği ve kardeşlik
anlayışıyla tüm sorunları aşabilecek birikimde olduğunu ifade eden Susam,
“Cumhuriyet’in kurucu iradesindeki laik, demokratik, çağdaş bir hukuk devleti
anlayışıyla ilelebet yaşayacak, dünyanın saygın bir ekonomisi ve demokratik
devleti haline geleceğine inanıyorum” dedi.
KOBİ’lere
kırmızı kart değil, kırmızı halı
Avrupa
Birliği’nin KOBİ’lere yönelik destekleyici politikalarının olduğunu
söyleyen Susam, “AB’de, iflas etmiş iyi niyetli girişimcilere yeniden iş
kurmasına imkan sağlanmaya çalışmaktadır. Kamuda bürokraside, vergide ve yasal
düzenlemelerde mikro, küçük işletmelere öncelik tanınmaktadır. Hatta küçük
işletmelerden yapılan alış verişte daha düşük KDV alınması yolunda çalışma
bulunmaktadır. Çünkü kriz dönemlerinde büyük işletmeler istihdamı hızla
azaltırken KOBİ’lerde istihdam sürmekte, krizin etkilerinin azalmaktadır. Bu
nedenle KOBİ’lere kırmızı kart göstermiyor, altlarına kırmızı halı seriyorlar”
dedi.
Küçük
düşünelim
Türkiye’de
büyük işletmeleri koruyup güçlendiren, küçük işletmeleri devrini tamamlamış
gören bir anlayış olduğunu ifade eden CHP’li vekil, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Batı
Avrupa’da her bin kişiye 52 küçük işletme düşüyor. Doğu Asya-Pasifik’te 42,
Kuzey Amerika’da ise 35 küçük işletme. Türkiye’de bu sayı ne yazık ki sadece
12. Oysa tam tersine esnaf ve sanatkarı kucaklayan, aile işletmelerinin
yaşamasına katkı koyan bir anlayışa geçmemiz gerekiyor. O yüzden küçük
düşünelim. Küçükleri düşünelim. Çünkü küçükler hem istihdam yaratıyor hem vergi
veriyor hem de bu ülkenin kalkınması için her türlü katkıyı koyuyor. Bizim de
onlara bilgi, sermaye ve AR-GE desteği vermemiz gerekiyor. Bilgiyle donatılmış
tedarik ve pazarlama organizasyonlarıyla dünyaya açılmaları için, ihracatçı
olabilmeleri için teşvik vermemiz gerekiyor.