Bu aralar aşka dair sağdan soldan duyduğum en fazla fısıltılar,
"Aradığım kişiye bir türlü
rastlayamıyorum, onca yıl sevdim sebepsiz terk etti, abi biz de şans yok iyi
birine denk gelemiyoruz, kanka çok değer veriyorum ama karşılığını alamıyorum, hiç beklemediğim bir şey yaptı aldattı beni,
yeter artık, aşkta bir yere kadar" gibi...
Tanıklık ettiğim tüm bu seslere rağmen çevremdeki insanların
yüzlerine şöyle bir baktığımda ses ve yüzleri arasında bir tezatlık olduğun
hemen fark ediyorum. Yüzleri, söylediklerinin tam aksini söylüyor ve dünyanın
en mutlu insanlarıymış görünümü veriyor. Aşktan hariç hayata dair bir
beklentileri yok sanırım. Varsa yoksa aşk fısıltıları. Tek beklentileri aşk
olmasına rağmen onu da tam anlamıyla başaramıyorlar. Elbette aşk kötü bir şey
değil ama, hayatı sadece aşka odaklarsanız
ve tüm düşüncelerinizi aşka yorarsanız geleceğe dair beklentileriniz
hayal olur. En önemlisi de kendi yalnızlığınıza bürünüp, toplumdan uzaklaşmaya
başlarsınız. Çevrenizde olup bitenlerden haberiniz olmaz, çünkü içinde bulunduğunuz
ruh hali izin vermez. Tabi aşkı bu denli hayatımızda önemli kılmanın
olumsuzlukları epeyce fazla, hatta sıralamaya çalışsam bitmez ama, önemli birkaç
tanesine değinmek istiyorum. Birincisi psikolojik olarak çökmüş bir gençlikten,
politik anlamda bir üretim beklenemez. İkincisi ülkesinde yaşanan olumlu
olumsuz her şeye tutarsız kalır. Üçüncüsü her şeyi duygusallığa bağlar mantıklı
düşünmeyi unutur.
Kısacası toplumsal yapı içinde hareket eden bir gençlik
yerine, kendi içene kapanık, dış dünyayla bağlarını koparmış, olup biten her şeyden
habersiz, kıyamet kopsa umurunda olmayan bir gençlik oluşur. Siz bu fısıltılara
hiç kulak misafiri olmuyor musunuz?
Üç şairden beklediğim cevaplar
1- Nalan Çelik, sayamadım kaçıncı kitabın oldu, ulaşmak
istediğin özel bir sayı var mı?
2- Hülya Atılgan, bu hızla yeni kitabını İzmir
TÜYAP'a yetiştirebilecek misin?
3- Aydın Uysal, sigarayı bıraktım söylentilerin doğru
mu yoksa sanal alemi olmadık söylentilerinle boş yere mi çalkalıyorsun?
Not:
Şairin sustuğu yerde, şiir konuşur.