CHP Grup Başkanvekilleri Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın ve Murat Emir, 9 Mart Pazartesi günü Silivri Cezaevi’nda başlayan İBB Davası duruşmalarının TRT’den canlı yayınlanmasının değerlendirilmesini içeren bir genel görüşme teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. Önergede şu ifadeler yer aldı:
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı tarafından 19 Mart 2025 tarihinde İBB’ye yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 3 bin 741 sayfalık iddianame hazırlanmış, 237 günde tamamlanabilen iddianame, İstanbul 40’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 13 günde kabul edilerek dava açılmıştır. Aralarında 19 Mart 2025'te gözaltına alınan ve 23 Mart 2025'te tutuklanan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 402 sanıklı dava, 9 Mart 2026 Pazartesi günü, Silivri'deki Marmara Ceza Infaz Kurumu'nda görülmeye başlanmıştır.
’Fiili OHAL' VURGUSU
Kamuoyuna yansıdığı günden itibaren her detayıyla çok tartışılan bir iddianameye dayanması nedeniyle büyük merak uyandıran bu çok sanıklı davanın başlamasına 48 saatten az bir süre kala, 7 Mart 2026 Cumartesi günü akşam saatlerinde, cezaevi çevresinde bazı eylem ve faaliyetlere yasak getirildiği duyurusu da toplum nazarında dikkat çekmiştir. Silivri Kaymakamlığı tarafından alınan karara göre, 1-31 Mart 2026 tarihleri arasında yasaklanan eylemler şöyle sıralanmıştır: Cezaevi kampüsü tel örgü sınırından itibaren 1 kilometre yarıçaplı alanda, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması ve röportaj, kamera ve cep telefonuyla çekim, döviz-pankart açma, slogan atma, çadır kurma ve stant açma, sembollü kıyafetlerle duruşma alanına gelmе.
Kamuoyunda 'fiili OHAL' ilanı olarak algılanan bu yasakların akabinde, cezaevi çevresinde alınan yoğun güvenlik önlemleri ve kolluk güçleriyle başlayan davayı takip edecek basın mensuplarına da sınırlama getirilmiştir. Mahkemenin yazdığı müzekkereye istinaden duruşma salonuna 20'si ulusal, beşi uluslararası olmak üzere 25 basın mensubu alınmış, alınmayanlar için de duruşmayı takip edebilecekleri ekranların olduğu ayrı odalar hazırlanmıştır. Her sanığın en fazla üç müdafiyle temsil edilmesi, avukatlara ayrılan bölümün yetersiz kalması halinde izleyiciler için ayrılan bölümün bir kısmının da sanık müdafilerine tahsis edilmesi kararlaştırılmıştır. Ayrıca sanıklar, müdafiler, basın mensupları ve görevlileri dışında mevcut yer itibarıyla fiziki imkanlar dahilinde öncelikle her sanığın birinci derece bir yakını ve diğer izleyiciler olacak şekilde duruşma salonuna alımların yapılacağı da söz konusu müzekkerede belirtilmiştir.
Dolayısıyla, seçilmiş İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun 142 ayrı eylemden 2 bin 352 yıla kadar hapsinin istenmesi nedeniyle ilk gün itibarıyla 'tarihi' nitelemesiyle anılan davanın yoğun ilgi göreceği, önceden bilinemeyecek bir durum değildir. Ayrıca davanın Çağlayan Adliyesi içerisindeki mahkeme salonunda görülmesi gerekirken Silivri Cezaevi’nde kurulmuş kapasitesi yetersiz bir salona alınması adil yargılamanın ve aleniliğin baştan ihlal edilerek kamuoyundan gizlenmeye çalışıldığı görüşünü meşrulaştırmıştır. Duruşmaların bu özel salonda yapılması sanıkların değil, mahkemenin bir tercihidir ve Anayasa'nın 141’inci maddesi gereğince ‘Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır’ hükmünü de açıkça çiğnemeye yöneliktir. Öte yandan masumiyet karinesinin soruşturmanın başlatıldığı günden itibaren çiğnenmesi, istisnai bir uygulama olan tutukluluğun olağanlaştırılması, açık ve gizli tanıkların ifadelerindeki soyut ifadeler nedeniyle yargılamanın 'duydum, gördüm davasına' dönüşmesi, ilk duruşma gününde mahkeme başkanı tarafından usule uygun olmayan bir yöntem izlenmesi, kamu düzeni ve cezaevi güvenliğini sağlama gerekçesinin arkasına sığınılarak Silivri’de bir nevi sıkıyönetim ilan edilip güvenlik için onlarca drone, yüzlerce polis ve jandarma binlerce bariyer temin edenlerin adil yargılama için en ufak bir çaba göstermemesi ise tartışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Bir hukuk devletinde böyle bir sürecin yaşanması ve kabul edilmesi mümkün değildir.
BAHÇELİ'NİN ÇAĞRISI HATIRLATILDI
Hukuksuzluklarla başlayan sürecin aynı anlayışla devam edeceğinden hareketle bu tarihi davanın TRT'den canlı yayınlanması için CHP tarafından 9 Mayıs 2025 tarihinde bir kanun teklifi verilmiştir. ‘Seçimle Gelinen Bir Kamu Görevinde Bulunanlar Hakkında Yürütülen Davalarda Kovuşturma Evresindeki Açık Duruşmaların Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Tarafından Yayınlanması Amacıyla, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununda Değişiklik Yapılması’ yönünde verilen teklif, dokuz ay komisyonda beklemiştir. 2 Aralık 2025 tarihinde TBMM İçtüzüğü’nün 37'nci maddesine göre doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasına ilişkin bir önerge verilse de AK Parti ile MHP milletvekilleri oylarıyla bu öneri reddedilmiştir. Hatırlanacağı üzere, Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Yargılama en başta TRT olmak üzere tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir’ demiş, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da ortağı Bahçeli'ye destek vererek ‘Gayet güzel bir takdirdir, hayırlı olur’ ifadesinde bulunmuştur.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken İBB davası iddianamesini hazırlayan Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak göreve başladıktan sonra davanın canlı yayınlanmasına ilişkin karar mercii olarak TBMM'yi adres gösterdiği bilinmektedir. Tüm bu olay, olgu, görüş ve değerlendirmeler ışığında görülmektedir ki adil bir yargılama yapılıp yapılmadığı tartışmalarının sona erdirilmesi ortaya çıkabilecek gerginliklerin önüne geçilmesi ve kamu düzeninin korunmasına katkı sağlanması için vatandaşların seçimlerde oy vererek göreve getirdikleri başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere, tüm kamu görevlileri hakkında ileri sürülen iddiaları ve bu iddialara karşı yapılan savunmaları doğrudan ve eksiksiz biçimde öğrenebilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede, 9 Mart 2026 Pazartesi günü Silivri'de bulunan Marmara Ceza İnfaz Kurumu'nda görülmeye başlanan İBB davasının bundan sonraki tüm duruşmalarının TRT tarafından canlı olarak yayımlanmasının kamu yararı açısından değerlendirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 101, 102 ve 103’üncü maddeleri uyarınca Genel Görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz.”
Yorumlar
Kalan Karakter: