weather
16°
Gerçek Haberci İzmir Çamlı, "Ülke genelinde eğitime ara vermek kabul edilebilir değil"

Çamlı, "Ülke genelinde eğitime ara vermek kabul edilebilir değil"

İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, okulların açık olmasının yapılan araştırmalarca pandemiyi arttırıcı ya da düşürücü bir etkisi olmadığına dikkat çekerek, “Ülke genelinde eğitime ara vermek kabul edilebilir bir durum değil” dedi.

3 Dakika
Okunma Süresi
Çamlı, "Ülke genelinde eğitime ara vermek kabul edilebilir değil"
Sıla ARABACIOĞLU-GERÇEK HABERCİ-ÖZEL HABER-Okulların pandemiye etkisi hakkında konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı da, yurt dışında yapılan tespitlerde okulların açık olması pandemiyi etkilemediği, vakaların artışında rol oynamadığını belirterek, “Ülke genelinde eğitime ara vermek kabul edilebilir bir durum değil. Belli tedbirler alınarak eğitime devam edilmeli” dedi. Çamlı, okulların açılması için önerilerde de bulundu.
Okullarda hangi önlemler alınmalı?
Özellikle eğitimde görev alacak öğretmen ve eğitim personeli ile 12 yaş üstü çocukların aşılanmasının önemini vurgulayan Çamlı, “Okulların pandemi koşuluna uygun olması, sınıfların kapasitelerinin seyreltilmesi, kapalı mekanların havalandırılması, okulun hijyen altyapısının düzenlenmesi, servislerin pandemi açısından belli düzenlemelere tabi tutulması” ifadelerini kullandı. 
“İl bazında düzenlenmeli”
Çamlı, Türkiye pandemi sürecinde eğitime en çok ara veren ülkeler arasında olduğunun altını çizerek, “Eğitim çok önemli, okullar açıldığından belli aralıklarla taramalar yapılmalı. Gerekiyorsa vaka artışı tablosu yapılarak sayıların yüksek olduğu yerlerde eğitime ara vermek düşünebilir” diye konuştu.
“Önlemler alınmalı”
1 Temmuz tarihinde 225 bin 537 Kovid-19 testi yapıldı, 5 bin 288 kişinin testi pozitif çıkarken 8 Ağustos itibariyle 239 bin 637 Kovid-19 testi yapıldı, 22 bin 699 kişinin testi pozitif çıktı. Vaka sayılarının yaklaşık beş kat arttığını vurgulayan Çamlı, “Bu vakalarda düşmeler olsa da iki gün önce 27 bindi. Bu vakaların artmayacak diye bir şey yok. Bütün dünyada artış varken Türkiye’de düşük olacak diye bir garantimiz yok. Mutlaka birtakım tedbirler alınmalı. Bir yandan aşılanma arttırılmalı bir yandan da tedbirlerle yola devam etmeliyiz” açıklamasında bulundu.
“Aşı karşıtlarının propagandalarından etkileniyorlar”
Çamlı, aşı olmayanların iki gruba ayrıldığını, aşıya tamamen kapalı olan bireylerin aşı olmakta tereddüt yaşayanları olumsuz yönde etkilediğini söyledi. Çamlı, aşıda ilk başta ikna ve doğru bilgileri anlatmanın öncelikli olması gerektiğini savunarak şunları söyledi:
“Aşı olmayanları iki grupta inceliyoruz. Birinci grup aşı karşıtları yani duruma ideolojik yaklaşanlar, aşı olmamayı saplantı haline getirerek hiçbir şekilde aşı olmayı kabul etmeyenler. Bilimsel kanıtları bile kabul etmeden iknaa kapalılar. Bunlar çok küçük bir azınlık. Aşı olmayan büyük bir grup tedirginlik içinde olduklarından dolayı olmuyorlar. Bunlar eksik ya da yanlış bilgiye sahip olanlar, aşı karşıtlarının yaydığı yanlış bilgi ve propagandalardan etkilenenler var. Süreçte ülkeyi yönetenlerin pandemideki başarısızlıkları ve yaptıkları bazı açıklamalar etkili oluyor. Bunlar için çaba sarf edilip aktif bir ikna etme süreci olmalı. Bilimsel kanıtlar ve yanlış bilinen bilgilerin doğruları anlatılmalı.”
“Vaka sayılarındaki aşılı ve aşısız oran paylaşılmalı”
İnsanları aşıya teşvik etmek için öneri sunan Çamlı, vaka ve vefat sayılarındaki aşılı ve aşısız oranın paylaşılması gerektiğini vurgulayarak, “Salgın sırasında yüksek vaka sayılarına ulaşan ülkelerde aşılanmış kişilerin hasta olma ve vefat sayıları düşük. Türkiye’de de yetkililer tarafından vaka sayıları açıklanırken ne kadarının aşılı ne kadarının aşısız olduğu paylaşılmalı. Bunlara karşı aşı olmayan kişilere belli düzenlemeler gelmesi doğru bir yaklaşımdır. Toplum sağlığını korumak adına doğru bir tavırdır. Enfeksiyonun yayılmasının engellenmemesi, pandeminin uzamaması için doğrudur. Bazı mesleklerde aşılanma şartı getirilmelidir” sözlerine yer verdi.


 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız