weather
21°
Gerçek Haberci İzmir Interfresh Eurasia, Antalya’da kapılarını açmaya hazırlanıyor: Uçak, “Verim alırsak İzmir’de de yapabiliriz”

Interfresh Eurasia, Antalya’da kapılarını açmaya hazırlanıyor: Uçak, “Verim alırsak İzmir’de de yapabiliriz”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Verim alırsak İzmir’de de yapabiliriz” dedi.

4 Dakika
Okunma Süresi
Interfresh Eurasia, Antalya’da kapılarını açmaya hazırlanıyor: Uçak, “Verim alırsak İzmir’de de yapabiliriz”
Sıla ARABACIOĞLU-GERÇEK HABERCİ-Bu yıl Antalya’da üçüncüsü yapılacak olan Interfresh Eurasia Meyve Sebze ve Mamulleri, Tarım, Ambalaj ve Lojistik Fuarı 20-22 Ekim tarihlerinde kapılarını açmaya hazırlanıyor.  Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ise öncesinde Antalya’da yapılacak olan fuarın İzmir’de de yapılması için çalışmalar olduğunu vurguladı. Uçak, verim alınırsa bu fuarın İzmir’de de yapılabileceği açıklamasını yaptı.
“Modern tesisleri alıcılarımıza göstermek için bir fırsat yaratılıyor”
Fuarın Türkiye’de tek yaş meyve sebze fuarı durumunda ve sektör olarak bu fuarın sahiplenilmesi gerektiğinin altını çizen Uçak, “Her çeşit meyve ve sebzenin yetiştiği, bereketli topraklara sahip ülkemizin adından söz ettiren uluslararası nitelikte bir taze meyve sebze fuarına ev sahipliği yapmasının önemli ve gerekli olduğunu düşünüyorum. Bizler de Türkiye’deki İhracatçı Birlikleri olarak ortak bir stant ile fuara katılım sağlayacağız. Bu tür fuarlar ile potansiyel alıcılar, firmalarımızla bir araya gelerek yüz yüze ticari görüşmelerde bulunuyor, firmalarımızın tesislerini ziyaret ederek yerinde görme imkânı buluyor. Firmalarımızın uluslararası standartların üzerindeki modern tesislerini yurtdışındaki alıcılarımıza göstermek için bir fırsat yaratıyor. Umuyorum Ekim ayında verimli bir fuar olacaktır” diye konuştu.
Özer, “Ana tema sürdürebilir tarım, iklim değişikliği ve kalıntısız tarım”
ANTEXPO Fuarcılık Genel Müdürü Murat Özer, ise üretilen kadar pazarlamanın da önemli olduğunun altını çizerek, “Fuarlar aslında bu pazarlama noktasında sektörün en etkili bileşenlerinden birisi. Yurtdışından gelen alıcılara ürünlerimizin ve işletmelerimizi en rahat göstereceğimiz platformları fuarlar size sağlar. Avrupa’nın yaş meye sebze ticaret hacmi 70 milyar Euro. Biz Türkiye olarak yetiştirdiğimiz ürünleri Amerika ve Rusya’ya ihraç ediyoruz. Üretilen ürün sepetin genişletilmesi anlamında bir platform sağlıyor. Hindistan pazarı bu konuda çok ciddi önem taşıyor. Hindistan pazarı da bizim hedefimizde. Bu sene Avrupa’da 3 market zincirini Rusya’dan ise 2 market zincirini fuara getiriyoruz. Market zincirleri çok önem arz eder. 160 tane farklı alıcıyı, tüccarı ve büyük toptancıları da fuara davet ettik. Toplamı 16 ülkeye tekabül ediyor. Sektörün direkt alıcıları yerli firmalarla buluşacaklar. Ana tema sürdürebilir tarım, iklim değişikliği ve kalıntısız tarım” ifadelerini kullandı.
Ödül, “Hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz”
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Murat Ödül ise, “İhracatımız olumlu yönde artmaya devam etmekte, hedeflerimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yılın ikinci yarısında daha hareketleneceğiz. Eylül ayından itibaren hem hedeflerimize hem de yurtdışı pazarında pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine hızı vereceğiz. Pandemi gibi olumsuz şeyler olmazsa devam edeceğiz, öyle ümit ediyoruz. Yönetim kurulu üyeleri olarak şevkle çalışıyoruz. Bugünlerde başlayacak üzüm, incir, salça ve turşu sezonunu ihracatçılarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” görüşünü aktardı.

Türk, “Hızlı çözümler almazsak 180 milyon kişi mülteci olacak”
TARSİD Başkanı Rahmi Türk ise tarım ve iklim koşulları konusunda bilgilerini paylaştı ve şunları ekledi:
“Bizim çok hızlı bir şekilde önlemler almamız gerekiyor. Özellikle fosil yakıtlardan uzaklaşmalıyız. Beklenmeyen iklim koşullarını hep birlikte yaşıyoruz. Bizler bu koşullara hızlı çözümler almazsak 180 milyon kişi mülteci konumuna düşecek. Bu çok ciddi bir problem. Zaten ülkemizin başına gelenleri hepimiz biliyoruz. Hortumu gördük, fırtınayı gördük bunların altında biz dünyayı çocuklarımıza emanet aldığımız gibi bırakamadık, hoyratça kullandık. Ormanlarımız yanıyor, yeşili korumak zorundayız. Su alanlarını azaltmak yerine korunması ya da arttırılması gerekiyor. Yağmur sularının toplanması için adım atmalıyız. Biz yağmur sularını yer altı depolarına koymak için hazırlıklar olmalı. Binalarda radyasyon yayılımı söz konusu, binaları yalıtımların arttırılması gerektiğini düşünüyorum. Bizim dünyamızı koruma adına yapabileceğimiz çok şey varken ülkeler arasında çıkan savaşlar atmosferimize zarar veriyor. Kıyılar için uzmanlar uyarıyor. Bu hızla devam edersek 10 kilometreyi kapsayan ama 20-30 metre yüksekliğinde su baskınları olabilir.”


 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız