Sıla ARABACIOĞLU - GERÇEK HABERCİ - Bugün (1 Şubat) saat 17.00’de Alsancak ÖSYM önünde Onur Yürüyüşü öncesi 27 öğrenci polis tarafından gözaltına alındı. Olayın ardından öğrenciler saat 19.00’da İzmir Barosu önünde arkadaşlarının orantısız güç ve hukuksuzca gözaltına alındıklarını iddia ederek tutuklananların serbest bırakılması için basın açıklaması gerçekleştirdiler.
“Direnişimiz baskılarınıza boyun eğmez”
Öğrenciler, “Direnişimiz; gözaltlarınıza, turlamalarınıza, baskılarınıza ve saldırılarınıza boyun eğmez” diyerek taleplerini sıralayan öğrenciler tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılmasını ve ev hapsi uygulaması kalkmasını istediler.
“LGBT+’lara yönelik nefret söylemi suç kapsamına alınsın”
Erkeklik değerleri incindiği için onlarca kadın ve LGBT+ bireyin şiddete maruz kaldığını dile getiren öğrenciler “LGBT+’lara yönelik nefret söylemi suç kapsamına alınsın” talebinde bulundu.
Öğrenciler, “İçişleri Bakanlığı, YÖK, Diyanet, İstanbul Valiliği ve Melih Bulu’nun LGBT+’ları hedef göstermesiyle bizzat ve açıkça devlet otoriteleri tarafından işlenen bir nefret suçu boyutuna ulaşmıştır” dedi.
Melih Bulu’nun atandığı görevde kalmasını üniversitelerin özgürlüğüne yapılan bir saldırı olarak gören öğrenciler, “Kayyum Melih Bulu ve tüm kayyumlar istifa etsin, rektörlük seçimleri demokratik bir şekilde yapılsın” ifadelerini kullandılar.
Basın açıklamasının ardından öğrenciler dağıldı.



“Direnişimiz baskılarınıza boyun eğmez”
Öğrenciler, “Direnişimiz; gözaltlarınıza, turlamalarınıza, baskılarınıza ve saldırılarınıza boyun eğmez” diyerek taleplerini sıralayan öğrenciler tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılmasını ve ev hapsi uygulaması kalkmasını istediler.
“LGBT+’lara yönelik nefret söylemi suç kapsamına alınsın”
Erkeklik değerleri incindiği için onlarca kadın ve LGBT+ bireyin şiddete maruz kaldığını dile getiren öğrenciler “LGBT+’lara yönelik nefret söylemi suç kapsamına alınsın” talebinde bulundu.
Öğrenciler, “İçişleri Bakanlığı, YÖK, Diyanet, İstanbul Valiliği ve Melih Bulu’nun LGBT+’ları hedef göstermesiyle bizzat ve açıkça devlet otoriteleri tarafından işlenen bir nefret suçu boyutuna ulaşmıştır” dedi.
Melih Bulu’nun atandığı görevde kalmasını üniversitelerin özgürlüğüne yapılan bir saldırı olarak gören öğrenciler, “Kayyum Melih Bulu ve tüm kayyumlar istifa etsin, rektörlük seçimleri demokratik bir şekilde yapılsın” ifadelerini kullandılar.
Basın açıklamasının ardından öğrenciler dağıldı.


