Sıla ARABACIOĞLU-GERÇEK HABERCİ- Muğla’da Cemal Metin Avcı ile tartıştıktan sonra bayılan ve ardından canlı canlı varile konulan daha sonrasında üzerine benzin dökülerek yakılan ve üzerine beton dökülen Pınar Gültekin cinayeti davasında karar açıklandı. Mahkeme haksız tahrik indirimi ile Cemal Metin Avcı'nın cezasını 23 yıla indirirken bu karara Türkiye’nin dört bir yanından gelen tepkiler çığ gibi büyüyor. İzmir’de Türkan Saylan Kültür Merkezi Önünde bir araya gelen kadınlar da karara tepki gösterdi. Sosyalist Kadın Hareketi adına konuşan Şevval Güçlü, bu kararın bütün katillere cesaret verdiğini dile getirdi.
“Katillere cesaret verildi”
Güçlü, Pınar Gültekin’in Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi olduğunu hatırlatarak, “Temmuz 2020'de Muğla'da Pınar Gültekin'i öldüren Cemal Metin Avcı önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı, sonra cezası "haksız tahrik" indirimiyle 23 yıla indirildi. Dün Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 13'üncü duruşmada, cinayet sırasında yardım ettiği iddiasıyla hakkında müebbet hapis cezası istenen Cemal Metin Avcı'nın erkek kardeşi Mertcan Avcı ise beraat etti. Mahkeme heyeti Metin Avcı'nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, eski eşi Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan'ın da ‘delilleri yok etme ve gizleme’ suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verdi” dedi.
‘Hatırlatmakta fayda vardır’ diyerek sözlerine başlayan Güçlü, “Pınar Gültekin katil Cemal Metin Avcı tarafından boğularak öldürüldükten sonra varilde yakıldı ve üzerine beton döküldü. Adaleti sarayların dört duvarı, mahkeme heyetlerinin iki dudağı arasında zannedenler; Muğla'daki mahkeme heyeti katile haksız tahrik indirimi uygulayarak sadece ona değil bundan sonraki tüm katillere de cesaret vermiştir. Biz ise bugün burada katillere verilen bu cesaretin hesabını sormakla mükellefiz. Verilen kararı kabul etmiyoruz. Verilen haksız tahrik indirimi kadın cinayetlerine teşviktir. Biz kadınlar her gün cinayet haberleriyle uyanmak istemiyoruz. Hayatta kalmak değil, insanca ve özgürce yaşamak istiyoruz. Aramızdan aldığınız kadınlar birer sayı değil, birer yaşam. Ve bu yaşamı elimizden almayı kendisinde hak gören sadece Cemal Metin Avcı mı” diye konuştu.
“Devlet en az Cemal Metin Avcı kadar katildir”
Güçlü, kadınların özgürce yaşadığı bir toplumun birlikte yaratacaklarına dikkat çekerek, “Elbette yalnızca o değil. Kadın cinayetleri karşısında fail erkeğe cezasızlık politikası uygulayanlarda katildir. Teşvik ve iyi hal indirimleriyle failleri ödüllendiren devlet de en az Cemal Metin Avcı kadar katildir. Pınar’ın katili faillere cinayet işlemesi için cesaret veren, İstanbul sözleşmesinden çekilme kararı alanlardır. Erkeklerin kadınları öldürmek için cesaret aldığı yargısı, polisi, askeri, hukuku, devleti hepsi ama hepsi katildir. Katlettiğiniz bütün kadınların isyanını kuşanıp geldik ve ant olsun ki hesap soracağız” ifadelerini kullandı.
“Katillere cesaret verildi”
Güçlü, Pınar Gültekin’in Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi olduğunu hatırlatarak, “Temmuz 2020'de Muğla'da Pınar Gültekin'i öldüren Cemal Metin Avcı önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldı, sonra cezası "haksız tahrik" indirimiyle 23 yıla indirildi. Dün Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 13'üncü duruşmada, cinayet sırasında yardım ettiği iddiasıyla hakkında müebbet hapis cezası istenen Cemal Metin Avcı'nın erkek kardeşi Mertcan Avcı ise beraat etti. Mahkeme heyeti Metin Avcı'nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, eski eşi Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan'ın da ‘delilleri yok etme ve gizleme’ suçlarını işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle beraatlerine karar verdi” dedi.
‘Hatırlatmakta fayda vardır’ diyerek sözlerine başlayan Güçlü, “Pınar Gültekin katil Cemal Metin Avcı tarafından boğularak öldürüldükten sonra varilde yakıldı ve üzerine beton döküldü. Adaleti sarayların dört duvarı, mahkeme heyetlerinin iki dudağı arasında zannedenler; Muğla'daki mahkeme heyeti katile haksız tahrik indirimi uygulayarak sadece ona değil bundan sonraki tüm katillere de cesaret vermiştir. Biz ise bugün burada katillere verilen bu cesaretin hesabını sormakla mükellefiz. Verilen kararı kabul etmiyoruz. Verilen haksız tahrik indirimi kadın cinayetlerine teşviktir. Biz kadınlar her gün cinayet haberleriyle uyanmak istemiyoruz. Hayatta kalmak değil, insanca ve özgürce yaşamak istiyoruz. Aramızdan aldığınız kadınlar birer sayı değil, birer yaşam. Ve bu yaşamı elimizden almayı kendisinde hak gören sadece Cemal Metin Avcı mı” diye konuştu.
“Devlet en az Cemal Metin Avcı kadar katildir”
Güçlü, kadınların özgürce yaşadığı bir toplumun birlikte yaratacaklarına dikkat çekerek, “Elbette yalnızca o değil. Kadın cinayetleri karşısında fail erkeğe cezasızlık politikası uygulayanlarda katildir. Teşvik ve iyi hal indirimleriyle failleri ödüllendiren devlet de en az Cemal Metin Avcı kadar katildir. Pınar’ın katili faillere cinayet işlemesi için cesaret veren, İstanbul sözleşmesinden çekilme kararı alanlardır. Erkeklerin kadınları öldürmek için cesaret aldığı yargısı, polisi, askeri, hukuku, devleti hepsi ama hepsi katildir. Katlettiğiniz bütün kadınların isyanını kuşanıp geldik ve ant olsun ki hesap soracağız” ifadelerini kullandı.