Çift Taraflı Oynamak...


Siyasette kongreler süreci başlıyor. Ak Parti kongre takvimini açıkladı gözler takvimi henüz açıklamayan CHP’de. Her ne kadar tarih açıklanmasa da ekipler saha çalışmasına başladı. Çalışmalar başladı başlamasına ama bu sefer siyaset biraz farklı işliyor.

Öncelikle CHP’deki bu kongre süreci 31 Mart Yerel Seçimleri’nin bir hesaplaşması olacak. PM’de ve MYK’da karşı karşıya gelen ekipler ilçe başkanlıkları için kozlarını paylaşmak için çalışmalara başladı. Ekiplerin il başkan adayları için kamuoyunun nabzını yoklamak için bazı isimler parti kulislerine fısıldasa bile netlik kazanan bir şey yok. Net olan tek şey mevcut il başkanı Deniz Yücel’in neredeyse tüm ekiplerin hedef listesinde olması. Aday belirleme sürecindeki tavırları, duruşu ve verdiği sözlere rağmen yol arkadaşlarını(bir isim hariç) meşhur terk edişleri nedeniyle bu sonuca şaşırmadım.

Saha çalışmalarında görülen bir başka gerçek ise eski siyaset anlayışının bu dönem olmayacağı. Eskiden siyasetin bir yolu ve duruşu olurdu. Bir ideoloji ya da dava uğruna mücadele edilirdi. Artık emeğin, ideolojik duruşun, parti ruhunun olmadığı kirli bir siyaset var. Kariyerist ve ticari bir bakışın olduğu koltuk endeksli siyaset var. Eskiden siyasette belli bir dönem sonrası köşeye çekilip adına ister akil adam ister abilik/ablalık yapanlarda yok. Ölene kadar kapılan koltuğu bırakmak istemeyen bir gelenek oluştu.

Bu süreçte ortaya çıkan bir başka kirli durum ise başlıkta dediğimiz gibi çift taraflı oynamak. Mevcut koltuğu korumak için herkese mavi boncuk dağıtan aynı anda birkaç ekip ile diresek teması olan bir anlayış oturdu. Bu anlayışa sadece üye ya da delege bağlamında bakmayın belediye başkanlarını bile aynı mantalite içinde görebiliyoruz. İşte bu anlayış nedeniyle CHP kendini anlatamaz hale gelmiştir. Özellikle değişmeyen kadrolar, alttan yeni ve genç isimlerin gelmemesi de kadro sıkıntısını devreye sokmuştur.

Misal; bir belediye başkanı kendi ekibi ile yakınlaşan ve son dönemlerde sıkıntıda olan komşu ilçe başkanının ricası üzerine o ilçede denge değiştirecek bir il delegesinin kızını sözleşmeli olarak işe alıyor. Bu belediye başkanı o komşu ilçe başkanı ile sorunlu olan yapı ile de proje bazında yakın temas içinde çalışıyor.

Eminim herkes kim bunlar diye merak etmiştir. Emin olun belediye ve ilçe başkanı olması pek bir şey değiştirmiyor, CHP’de kongre süreci öncesi gelinen nokta bu.

Oysaki bu gün CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen mahkeme kararı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “pejmürde” ve “kayyım” açıklamalar sonrası CHP için elzem olan şey parti içinde birbirinin gözünü çıkarmak yerine dışa doğru bir mücadeledir. En alttan en üste doğru CHP’lilerin yeni Kaftancıoğulları ve İmamoğulları bulup işi, kariyerist ve ticari bir bakışın olduğu koltuk endeksli siyaset güdenlere değil bunlara vermesi gerekiyor.