KAZANAN KİM? KAZANÇ NE?


Turkiye'nin 8 yıldır içine sürüklendiği Suriye olayları, ellerindeki kitle iletişim araçlarıyla tam bir toplumsal bilinç carpitmasina dönüştürülüyor.
Düşünün; Suriye Devlet Başkanı Besar Esat ile o zamanlar Başbakan olan R. Tayip Erdoğan eşleriyle birlikte beraber tatil yapıyor, ortak bakanlar kurulu toplantısı yapacak kadar, iç içe ilişkileri olan iki devlet yetkilileri, ABD nin Buyuk Ortadoğu Projesi gereği, Suriye yi bölme planına ortak olup, gerekli her türlü desteği vererek Sam'da Emevi Camii'nde namaz kılacağız  hayalleri yikilinca, sonunda ABD ve Rusya ile Güney sinirimizda 30 km lik güvenlik şeridi oluşturmanın, sevinilecek, başarı sayılacak, neyi var?
Kime karşı güvenlik şeridi? PKK'nin Suriye'de kurduğu PYD ye karşı. Peki PYD'ye destek olsun diye Kuzey Iraktaki Barzani güçlerini Urfa'da lahmacun ısmarladıp, Suriye'ye sokan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti degil miydi? O gün yere göğe sigdiramadiginiz, bugünün terör örgütü lideri, Salih Muslim'i Türkiyede ağırlayan sizler hükümet değil miydiniz? 
Olaylar terse döndükten sonra Turkiye'ye siginan 3,6 milyon Suriyeliye 40 milyar $ ülkemizin parasını "şefkatli iyiliksever" duygularının arkasına sığınarak harciyan bu iktidar değil mi?
"Terör Koridoru"nu keseceğiz diye önce yardımcı olduğunuz, Kobani'de tepelediginiz, bu PYD için, yüzlerce şehit vermedik mi?
Ülkeye mal olmuş maddi manevi, daha yüzlerce kayıp zarar varken, bu ülke basını, siyasiler, hükümet hangi kazançtan söz ediyor? Ayrıca kazandiysak ne kazandık?
Kazanç şu dur? Başından beri ters giden ülke çıkarlarına aykırı bir durumu, yeni birileri el atarak, olumsuz durumun ortadan kaldırılması bir kazançtır. Oysa başından beri dost iki ülke olarak iyi giden ilişkileri üstelik emperyalist emellere hizmet ettigini/edeceğini bile bile dağıtıp, bugün bu yazıya yazılanların dışında oluşan bir sürü kayibi göz ardı edip övünmeye ben bir ad bulup yazamıyorum.
Peki kazancimiz ne? Birkismini ABD ile bir kısmını Rusyayla güney sınırında oluşturduğumuz 30 km lik sınır kuşak mi?
Emperyalistlerin emelleri bu olaylarla daha iyi anlaşılıyor. Bir şeyi daha biliyorduk ama bu düzeye geldiğini tahmin etmiyordum. Emperyalist kültür beyin dagarcigimizdaki duyarlılığı, kıyaslama kabiliyetini, üç beş yıl önceki durumu hatirlamayi, silip götürmüş. Hesap sormanin yerini düğün bayram kaplamış.