Ak Parti İzmir nereye koşuyor?


Ak Parti İzmir'de ilçe kongreleri 8 Mart tarihinde başlıyor. Bugüne kadar 9 ilçe başkanı yeniden aday olmayacağını açıkladı. Bu isimler İl Başkanlığı'ndan tekrar aday gösterilmeyeceklerini telkin ettiği için aday olmama açıklaması yaptıkları konuşuluyor. Bu isimlere Bornova ve Karşıyaka ilçe başkanları da açıklama ile katılacak. Güzelbahçe ilçe başkanı da görevinden istifa ettiği için değişecek ilçe sayısı 12 olacak. "Değişim iyidir" diyebilirsiniz ama bu değişimlerin perde arkası oldukça dikkat çekici.
Misal tüm parti tabanının değişim yaşanmasını beklediği Konak, Karabağlar, Bayraklı ve Çiğli ilçe başkanları görevlerine devam edecek. Peki ne oldu da bu ilçelerde değişim olmuyor? Yine parti kulislerinde bu ilçelerin milletvekilleri tarafından paylaşıldığı ve kefil olmaları nedeniyle değişiklik yapılmadığı konuşuluyor. Bu kulislere göre Karabağlar'ın Mahmut Atilla Kaya, Bayraklı'nın Hamza Dağ ve Konak'ın Ceyda Bölünmez Çankırı'nın kefaleti nedeniyle görevde kaldığı konuşuluyor. 
Ak Parti'nin en muhalif ilçe başkanı olan Karşıyaka İlçe Başkanı İsmail Çiftçioğlu ve Meclis üye sayısını arttıran Bornova İlçe Başkanı Cevdet Çayır'ın değiştirilmesi partide şaşkınlık yarattı. Çiftçioğlu'nun değişimine en çok Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay sevinmiştir. Zira göreve geldiği günden beri başta stad konusu olmak üzere çok sert eleştirileri ile karşılaşmıştı. Hatta CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Murat Serdar Koç'a hayırlı olsun ziyareti sırasında bile yaptığı muhalefet ve verdiği dosya çok konuşulmuştu. İşte son dakika da bir değişiklik olmazsa muhalefetin hakkını veren İsmail Çiftçioğlu önümüzdeki dönem yok. İzmir'in en iyi muhalefet yapan ilçesinin değişmesi bir çok partilinin kafasında "Çok çalışmanın anlamı yok" algısını oluşturdu.
Bornova'nın durumu ise daha dramatik. İlçesinde yerel seçimlerde meclis üyesi sayısını 2 tane arttıran Bornova İlçe Başkanı Cevdet Çayır'da yeni dönemde yok. Genel Başkanın ilçesindeki temsilcisi kabul edilen ilçe başkanı maalesef Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ'dan zerre destek alamadı. Adeta sırt çevrildi. Görevde kaldığı 20 aylık sürede Dağ tarafından bir kez dahi ziyaret edilmedi. bu süreçte tüm ilçelere 4-5 defa giden Dağ Bornova'da tek program yapmadı. Genel Başkan Yardımcısı olarak İzmir'in en büyük ilçesi olan Bornova'ya adeta sırt çevirdi. Diğer Ak Partililer gibi şahsen bende bunun sebebini merak ediyorum.
Beni şaşırtan bir diğer konu ise bu iki ilçe içinde kulislerde çok sayıda isim dile getiriliyor. Bu isimlerin çoğu da daha önce değişik kadrolarda değerlendirilen isimler. Denenmişin yeniden denenmesinin mantığı nedir? Neden yeni kan ve yeni heyecan aranmaz?
Gelelim değiştirilmesi beklenen ama "Milletvekili kefaleti" ile değiştirilmeyen ilçelere. Tüm İzmirliler bilir ki "İzmir'in kalbi Konak"tır. Ticaret Odası, Sanayi Odası ve Ticaret Borsası başta olmak üzere kamunun tüm önemli kurumları buradan yönetilir. Acaba bu kurumlarla Konak İlçe Başkanı kaç kez bir araya geldi? Kaçı ile proje geliştirdi? Sadece Mardinliler(özellikle de Arap kökenliler) ile bir araya gelmekle Ak Parti burada iktidara yürüyebilir mi? O makam temsil makamıdır. Gündüzleri iş ve ticaret yaşamı nedeniyle 1.5 Milyon kişinin yaşadığı Konak Ak Parti'nin İzmir'e kendini anlatmasının en önemli noktasıdır. Konak'ta herkesten kopuk bir isim ile devam etmek demek Ak Parti'nin kenti kaybetmeyi kabul etmesi demektir.
Gelelim Karabağlar'a. Seçimi kazanmaya en yakın metropol ilçeydi Karabağlar ama seçim dönemi kötü yönetildi. Herkesten kopuk bir başkan nedeniyle yeterli diyalog kurulamayınca Ak Parti'nin rahat alacağı seçim tarihi fark ile bitti. Ben gazeteci olarak Karabağlar ilçe başkanının ne seçim döneminde ne de sonrasında muhalefet anlamında bir açıklamasını duymadım, duyan varsa desin. Kendisinin selefi olan Kazım Erten'i mumla arıyor partililer. Teşkilat o kadar sıkılmış ki ilçe başkanlığı için ilk isim ortaya çıktı. Başka adayların da eli kulağında bugün yarın açıklarlar.
Siyaset zengin olma yerimidir?
Birde parti içinde koltuklara talip olanlarla ilgili konuşulanlar var. Özellikle iktidar partisinin nimetlerinden yararlanmak için aday olunduğundan dem vuruluyor. Bence de üst düzey siyaset yapan (ilçe başkanı, il başkanı, il başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları ve yardımcıları) kişilerin siyasette girmeden ve girdikten sonra ki mal varlıkları ve ekonomik güçleri incelenmelidir. O zaman herkesin neden siyasette olduğu ortaya çıkacaktı. Hatta belediyeler nasıl Sayıştay tarafından denetleniyorsa siyasilerde bağımsız denetim kurumları tarafından denetlenmelidir.
Ak Parti İzmir'in handikapı
Ak Parti İzmir'in hatta Ak Parti Genel Merkezi'nin en büyük handikapı ne Ahmet Davutoğlu'nun ne de Ali Babacan-Abdullah Gül ikilisinin kuracağı partidir. En büyük handikapı doğru ilçe ve il başkanları ile yönetimleri oluşmaz  ve herkes kendini göremezse oluşacak kopmalardır. Ve bu tehlike Ak Parti'nin kapısında bekliyor. Kopma derken 3-5 kişi olarak düşünmeyin. Kopma yüzde 30-35 oranında olur. Alınan ve alınmayan değişimlerin yaşattığı huzursuzluk bu kopmaların kapıda olduğunun sinyallerini vermeye başladı.
Önümüzdeki günler Ak Parti için çok şeye gebe. Bekleyelim görelim