Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, partisine yönelik bazı medya yayınları ve açıklamalar nedeniyle hukuki süreç başlatıldığını bildirdi. İnan, ifade özgürlüğü ve basın hürriyetine saygı duyduklarını vurgularken, gerçek dışı iddialarla siyasi bir kurumun itibarının hedef alınması arasında hukuki bir ayrım bulunduğuna dikkat çekti.
AK Parti Genel Sekreterliği tarafından yapılan değerlendirmede, belirli tarihlerdeki yayın ve açıklamaların partinin kurumsal kimliğine zarar verdiği tespit edildi. Bu kapsamda üç ayrı kişi ve kuruma karşı manevi tazminat davaları açıldı. Davaların detayları ve talep edilen tazminat miktarları şu şekilde:
Gazeteci Şaban Sevinç hakkında, 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihlerinde yapılan yayınlar nedeniyle 500.000 TL manevi tazminat talepli dava açıldı. Gazeteci Timur Soykan ve BirGün TV hakkında ise 26 Eylül ile 3 ve 10 Ekim tarihli yayınlar sebebiyle 600.000 TL tutarında dava açıldı. Ayrıca YP Sözcüsü Zeynel Emre'nin 12 Ekim tarihli açıklamaları nedeniyle kendisi aleyhine 500.000 TL manevi tazminat davası açıldı.
Eyyüp Kadir İnan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada partisinin duruşunu ve hukuki sürecin gerekçelerini şöyle aktardı:
“AK Parti olarak, partimizin kurumsal kimliğini, itibarını ve saygınlığını hedef alan asılsız iddia, itham ve açıklamalara karşı hukuki haklarımızı kararlılıkla kullanmaya devam ediyoruz.
Bu çerçevede, AK Parti Genel Sekreterliğimiz tarafından partimizin kurumsal itibarını zedeleyici nitelikte olduğu değerlendirilen açıklama ve yayınlar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır.
Bu kapsamda;
- Şaban Sevinç hakkında, 28-30 Eylül ile 1 ve 8 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 500.000 TL,
- Timur Soykan ve BirGün TV hakkında, 26 Eylül ile 3 ve 10 Ekim tarihli yayınları nedeniyle 600.000 TL,
- YP Sözcüsü Zeynel Emre hakkında, 12 Ekim tarihli açıklamaları nedeniyle 500.000 TL
olmak üzere manevi tazminat davaları açılmıştır.
AK Parti, demokratik siyasetin vazgeçilmez unsurları olan ifade özgürlüğüne, basın hürriyetine ve eleştiri hakkına saygı duyan bir siyasi harekettir.
Bununla birlikte, eleştiri hakkının kullanılması ile gerçek dışı iddialar üzerinden bir siyasi partinin kurumsal itibarının hedef alınması arasındaki hukuki ve demokratik ayrımın gözetilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Hiçbir kişi, kurum veya siyasi oluşumun, basın özgürlüğü ya da siyasi eleştiri hakkını gerekçe göstererek partimizin kurumsal kimliğini ve saygınlığını haksız ithamlarla zedeleme hakkı bulunmamaktadır.
AK Parti, 25 yıllık siyasi geçmişi, milletimizle kurduğu güçlü gönül bağı ve demokratik meşruiyetiyle Türkiye’nin köklü siyasi kurumlarından biridir.
Partimizin kurumsal haklarını ve itibarını korumak, yalnızca hukuki bir hak değil, aynı zamanda milletimize ve teşkilatlarımıza karşı taşıdığımız kurumsal sorumluluğun da gereğidir.
Bu anlayışla, başlatılan hukuki süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacak; partimize yönelik hukuka aykırı her türlü isnat ve itham karşısında meşru ve demokratik haklarımızı kullanmayı sürdüreceğiz.
AK Parti, dün olduğu gibi bugün de siyasi mücadelesini hukuk, demokrasi ve millet iradesi temelinde yürütmeye; kamuoyunu doğru ve şeffaf biçimde bilgilendirmeye kararlılıkla devam edecektir.”