CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin büyükelçileriyle bir otelde kahvaltıda bir araya geldi. Toplantının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Toplantının çok verimli geçtiğini, çok detaylı bir görüşme olduğunu ifade eden Yılmaz, "Afrin operasyonunun esasen PKK’ya ve teröre karşı bir operasyon olduğunu bunun bir işgal olarak nitelendirilmeyeceğini vurgulamış olduk. AB Büyükelçilerinin doğrudan Genel Başkanımıza soruları oldu. Afrin operasyonu ele alındı. Afrin operasyonuna ilişkin bizim parti olarak tutumumuzu sordular. Genel Başkanımız buna ilişkin tutumumuzu açıkladı" dedi.
Afrin operasyonuyla ilgili AB üyesi ülkelerin büyükelçilerinden bazılarının özellikle Almanya’nın farklı bir tutum içinde olduğunu gördüklerini belirten Yılmaz, "Bizim Afrin operasyonun başından beri desteğimiz malumunuz. O destek devam etti. Oradaki yapılanmaya, kent yapılanmasına ve kent meclisi oluşturulması bizim önerimizdi. Bunların hükümet tarafından kabul edilmiş olması, uygulanmaya konulmuş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Biz Suriye’deki kapsamlı çözümü destekliyoruz. Bu çerçevede de Afrin operasyonunun esasen PKK’ya ve teröre karşı bir operasyon olduğunu bunun bir işgal olarak nitelendirilmeyeceğini vurgulamış olduk" açıklamasında bulundu.
İTTİFAK
Seçim ittifaklarıyla ilgili soruların olduğunu kaydeden Yılmaz, "Bizim seçim ittifakı düşünüp düşünmediğimiz konusuna değinildi. Bu konularla ilgili prensipler temelinde ittifakın olabileceğini daha önce genel başkanımız deklare etmişti. Bu konulara değindik. Bu konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü, partilerarası bir çalışmanın devam ettiği açıklamış olduk" şeklinde konuştu.
ABD, AB ve Rusya ile ilişkiler konusunun gündeme geldiğini ve CHP’nin bu konulara ilişkin tutumunun sorulduğunu aktaran Yılmaz, "ABD ile güven sorunu yaşıyoruz. Bu güven sorununun aşılması konusunda AB büyükelçileri partimizin ne tür bir yol takip edebileceğini merak ediyorlardı. O da kendilerine açıklanmış oldu" ifadelerini kullandı.
OHAL SORUSU
OHAL uygulamalarının ele alındığını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:
"OHAL’in uygulamalarının toplumda ciddi manada kutuplaşmaya sebep olduğunu ve bir an önce OHAL’in kalkması konusuna değindik. Büyükelçilerin hepsi OHAL’in daha ne kadar uzayacağını sordular. OHAL uygulamalarının vermiş olduğu rahatsızlığı kendileri de hissettiğini belirttiler."
Bugün ve yarın Brüksel’de AB Zirvesi yapıldığını hatırlatan Yılmaz, "Bu zirve kapsamında da özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ve Yunanistan’ın bazı zirvenin gündemine aldırılması konusunda bazı girişimleri oldu. Özellikle Akdeniz’deki petrol arama konusunda Türkiye’yi suçlayıcı ifadelerin olduğunu biliyorsunuz. Ege Adaları konusunda da farklı düşündüğümüzü biliyorsunuz. Yunan Büyükelçisinin bu konularda farklı tutumu oldu. Biz de kendisine farklı bir yaklaşımımızın olduğunu ifade ettik. Türkiye’nin pozisyonunu anlattık" dedi.
"Kadına dönük şiddetin sonlandırılması konusu da gündeme geldi" diyen Yılmaz, "Bu konuya nasıl yaklaştığımızı sordular. Biz de açık yüreklilikle düşündüklerimizi paylaştık" diye konuştu.
FIRAT'IN DOĞUSU
Fırat'ın doğusuyla ilgili Yılmaz, şunları kaydetti:
"ABD orada PKK’yı açıkça himaye ediyor. Özellikle Münbiç bölgesinden Münbiç’in altındaki Tapka havaalanından Rakka’nın batısından bir şekilde PKK’nın elinde tuttuğu o bölgeleri yani Fırat’ın batısında tuttuğu bölgeleri Fırat’ın doğusunda bir devlet veya federal bir birim oluşturabilme karşılığında elinde pazarlık unsuru olarak tutuyor. Bu konudaki müzakereler Fırat’ın batısından çekilmesi Fırat’ın doğusuna gitmesi önemli ama PKK’nın Türkiye’ye tehdit olduğu her yer Türkiye açısından güvenlik riski teşkil edecektir. Bu cümleleri kurarken bu tanımlamaları yaparken sanki batıdan gittiği zaman doğuda bir zarar olmayacakmış gibi algılaya sebep olacak yaklaşımlardan kaçınmak gerekiyor. Terminolojiyi kendileri oluşturdular. Kuzey Suriye kelimesini biz ilk defa duyduk. Kuzey Suriye kelimesinin kullanılması da yanlıştır. Bunları doğru bulmuyoruz."
TSK’nın Kuzey Irak’ta üs kurduğu yönündeki iddiaların sorulması üzerine Yılmaz, Başika kampında bir üs olduğunu hatırlatarak, "Onun dışında bizim bildiğimiz bir üs konusu yok" dedi.
Toplantının çok verimli geçtiğini, çok detaylı bir görüşme olduğunu ifade eden Yılmaz, "Afrin operasyonunun esasen PKK’ya ve teröre karşı bir operasyon olduğunu bunun bir işgal olarak nitelendirilmeyeceğini vurgulamış olduk. AB Büyükelçilerinin doğrudan Genel Başkanımıza soruları oldu. Afrin operasyonu ele alındı. Afrin operasyonuna ilişkin bizim parti olarak tutumumuzu sordular. Genel Başkanımız buna ilişkin tutumumuzu açıkladı" dedi.
Afrin operasyonuyla ilgili AB üyesi ülkelerin büyükelçilerinden bazılarının özellikle Almanya’nın farklı bir tutum içinde olduğunu gördüklerini belirten Yılmaz, "Bizim Afrin operasyonun başından beri desteğimiz malumunuz. O destek devam etti. Oradaki yapılanmaya, kent yapılanmasına ve kent meclisi oluşturulması bizim önerimizdi. Bunların hükümet tarafından kabul edilmiş olması, uygulanmaya konulmuş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Biz Suriye’deki kapsamlı çözümü destekliyoruz. Bu çerçevede de Afrin operasyonunun esasen PKK’ya ve teröre karşı bir operasyon olduğunu bunun bir işgal olarak nitelendirilmeyeceğini vurgulamış olduk" açıklamasında bulundu.
İTTİFAK
Seçim ittifaklarıyla ilgili soruların olduğunu kaydeden Yılmaz, "Bizim seçim ittifakı düşünüp düşünmediğimiz konusuna değinildi. Bu konularla ilgili prensipler temelinde ittifakın olabileceğini daha önce genel başkanımız deklare etmişti. Bu konulara değindik. Bu konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü, partilerarası bir çalışmanın devam ettiği açıklamış olduk" şeklinde konuştu.
ABD, AB ve Rusya ile ilişkiler konusunun gündeme geldiğini ve CHP’nin bu konulara ilişkin tutumunun sorulduğunu aktaran Yılmaz, "ABD ile güven sorunu yaşıyoruz. Bu güven sorununun aşılması konusunda AB büyükelçileri partimizin ne tür bir yol takip edebileceğini merak ediyorlardı. O da kendilerine açıklanmış oldu" ifadelerini kullandı.
OHAL SORUSU
OHAL uygulamalarının ele alındığını söyleyen Yılmaz, şunları kaydetti:
"OHAL’in uygulamalarının toplumda ciddi manada kutuplaşmaya sebep olduğunu ve bir an önce OHAL’in kalkması konusuna değindik. Büyükelçilerin hepsi OHAL’in daha ne kadar uzayacağını sordular. OHAL uygulamalarının vermiş olduğu rahatsızlığı kendileri de hissettiğini belirttiler."
Bugün ve yarın Brüksel’de AB Zirvesi yapıldığını hatırlatan Yılmaz, "Bu zirve kapsamında da özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ve Yunanistan’ın bazı zirvenin gündemine aldırılması konusunda bazı girişimleri oldu. Özellikle Akdeniz’deki petrol arama konusunda Türkiye’yi suçlayıcı ifadelerin olduğunu biliyorsunuz. Ege Adaları konusunda da farklı düşündüğümüzü biliyorsunuz. Yunan Büyükelçisinin bu konularda farklı tutumu oldu. Biz de kendisine farklı bir yaklaşımımızın olduğunu ifade ettik. Türkiye’nin pozisyonunu anlattık" dedi.
"Kadına dönük şiddetin sonlandırılması konusu da gündeme geldi" diyen Yılmaz, "Bu konuya nasıl yaklaştığımızı sordular. Biz de açık yüreklilikle düşündüklerimizi paylaştık" diye konuştu.
FIRAT'IN DOĞUSU
Fırat'ın doğusuyla ilgili Yılmaz, şunları kaydetti:
"ABD orada PKK’yı açıkça himaye ediyor. Özellikle Münbiç bölgesinden Münbiç’in altındaki Tapka havaalanından Rakka’nın batısından bir şekilde PKK’nın elinde tuttuğu o bölgeleri yani Fırat’ın batısında tuttuğu bölgeleri Fırat’ın doğusunda bir devlet veya federal bir birim oluşturabilme karşılığında elinde pazarlık unsuru olarak tutuyor. Bu konudaki müzakereler Fırat’ın batısından çekilmesi Fırat’ın doğusuna gitmesi önemli ama PKK’nın Türkiye’ye tehdit olduğu her yer Türkiye açısından güvenlik riski teşkil edecektir. Bu cümleleri kurarken bu tanımlamaları yaparken sanki batıdan gittiği zaman doğuda bir zarar olmayacakmış gibi algılaya sebep olacak yaklaşımlardan kaçınmak gerekiyor. Terminolojiyi kendileri oluşturdular. Kuzey Suriye kelimesini biz ilk defa duyduk. Kuzey Suriye kelimesinin kullanılması da yanlıştır. Bunları doğru bulmuyoruz."
TSK’nın Kuzey Irak’ta üs kurduğu yönündeki iddiaların sorulması üzerine Yılmaz, Başika kampında bir üs olduğunu hatırlatarak, "Onun dışında bizim bildiğimiz bir üs konusu yok" dedi.