weather
26°
Gerçek Haberci Siyaset CHP ‘Seçilmiş İzmir’de NATO Değerlendirmesi: “Yoksulluğun üzerini paravanla kapatmaya çalışıyorlar”

CHP ‘Seçilmiş İzmir’de NATO Değerlendirmesi: “Yoksulluğun üzerini paravanla kapatmaya çalışıyorlar”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu CHP ‘Seçilmiş İzmir İl Başkanlığı’nda’ milli güvenlik konularına ilişkin aylık basın açıklaması gerçekleştirdi.

4 Dakika
Okunma Süresi
Haberleri
CHP ‘Seçilmiş İzmir’de NATO Değerlendirmesi: “Yoksulluğun üzerini paravanla kapatmaya çalışıyorlar”

Fevzi Efe SEKİTMEZ-GERÇEK HABERCİ- ‘Mutlak butlan’ kararı sonrası CHP İzmir İl Başkanlığı’nda gerçekleşen görev değişikliğinin ardından Özgür Özel İzmir’e gelerek ‘alternatif il binası’ açılışı gerçekleştirmişti. Açılışın ardından binadaki ilk basın açıklaması Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu tarafından, milli güvenlik konularına ilişkin gerçekleştirildi.

“Yoskulluğu paravanla kapatmaya çalıştılar”

Yaklaşan NATO zirvesine değinerek Ankara’da ki kent düzenlemelerini eleştiren Bağcıoğlu, “NATO Zirvesi yaklaşırken, ulusal ve uluslararası basın ile çeşitli düşünce kuruluşlarında Türkiye'nin NATO içerisinde gelecekte üstleneceği role ilişkin, millî hak ve menfaatlerimizle ve NATO'nun yerleşik usul ve uygulamalarıyla bağdaşmadığını değerlendirdiğimiz çeşitli iddia ve öngörüler yer almaktadır. Bu değerlendirmeler bilgi kirliliğine neden olmakta, kamuoyunda farklı yorumlara ve endişelere yol açmaktadır. Öte yandan, bugün daha önce 40’tan fazla kez gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor olmak elbette önemlidir. Ancak bununla övünmekten önce şu soruları sormamız gerekir: Keşke millî savunma sanayiimizin kritik projelerine ve yerli üretim kapasitesine ihtiyaç duyduğu kaynaklar zamanında tahsis edilebilseydi. Keşke zirvenin hava savunması tamamen yerli ve millî hava savunma sistemleriyle sağlanabilseydi.

Asıl övünmemiz gereken başarı bu olurdu. Kuruluş Antlaşmasının önsözünde “demokrasi, bireysel özgürlük ve hukukun üstünlüğü” ilkelerine bağlılığını ilan eden NATO’nun Ankara Zirvesi öncesinde yaşananlar oldukça düşündürücü. Anlaşılan o ki, Türkiye’de yaşanan herkesin bildiği gerçekleri yurt dışında anlatanları, her fırsatta “ülkeyi şikâyet etmekle” suçlayanlar, bu kez Türk gazetecilerini NATO’ya şikâyet etti. Sanki yoksulluk o evlerde yaşayan insanların suçuymuş gibi, Ankaralıların evlerinin önüne paravanlar çekildi. Akademisyenler ve STK üyeleri ağır suçlamalarla tutuklandı. Bu zirvede alınacak kararların, Türkiye ittifak yükümlülüklerini yerine getirirken; egemenlik haklarından, Montrö’nün sağladığı stratejik kazanımlardan, Karadeniz’deki istikrarı koruyan dengeden, Kıbrıs Türkünün güvenliğini sağlayan, haklarını muhafaza eden, Ege ve Doğu Akdeniz’deki milli menfaatlerimizi koruyan ve Ortadoğu’da macera aramayan duruşundan hiçbir şekilde taviz vermemelidir” dedi.

“Kıbrıs’ta Kalıcı Bir Uzlaşıya İhtiyacımız Var!”

Türkiye karasularında gerçekleşen sorunlara değinen Yankı Bağcıoğlu, Kıbrıs’ta kalıcı bir uzlaşının da gerekliliğinin altını çizdi. Bağcıoğlu şunları söyledi:

“Karadeniz’de ticaret gemilerine insansız araçlarla saldırılar devam etti. Gelişmeler; Karadeniz’in en etkili donanmasına sahip olan Türkiye’nin güvenilirliği, caydırıcılığı ve ulusal menfaatlerini doğrudan etkilemektedir. Müteakip dönemde de Türk bayraklı veya Türkiye bağlantılı gemilerin hedef alınmayacağına dair herhangi bir güvence yoktur. Saldırılardan sorumlu devlet veya devletler nezdinde gerekli diplomatik girişimlerin en üst düzeyde ve gecikmeksizin başlatılması, kamuoyunun açık, düzenli ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir. Daha önce yapılan çok sayıda uyarıya rağmen, önleyici ve caydırıcı fiili tedbirlerin yeterli olmadığı görülmektedir. Eğitimli personeli, harekât tecrübesi ve gelişmiş kabiliyetleriyle Türk Bahriyesi, uygun planlama ve siyasi irade ile gerekli güvenlik tedbirlerini almaya muktedirdir. Karadeniz kıyısındaki illerimize düşen kontrol dışı İHA'lar; Yaşanan Yeni nesil tehdidin boyutunu bir kez daha göstermiştir. Artık birkaç kilometre menzilli ticari dronlarla yüzlerce kilometre menzilli gelişmiş sistemler aynı güvenlik ekosisteminin parçasıdır. Bu nedenle; kamu kurumları, özel sektör, vatandaşlarımız, İHA tehdidine karşı bilinçlendirilmeli; erken ihbar sistemi ve kuvvet koruma tedbirleri sürekli güncellenmelidir. Kıbrıs konusundaki yaklaşımımız tutarlı, kararlı ve uzun yıllardır değişmeyen temel ilkelere dayanmaktadır. Ada’da kalıcı bir uzlaşıya ulaşılabilmesi; Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edildiği çözüm anlayışının esas alınmasına bağlıdır. Bu gerçek dikkate alınmaksızın ortaya konulacak hiçbir plan ya da müzakere zemini, Kıbrıs Türk halkının meşru iradesini yansıtamayacağı gibi, Doğu Akdeniz’de kalıcı barış ve istikrara da katkı sağlayamaz. Kıbrıs Türklerinin kazanılmış haklarını görmezden gelen, Ada’daki hassas siyasi ve güvenlik dengesini zedeleyecek her türlü girişim kabul edilebilir değildir. 5 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin huzuru ve güvenliği, Türkiye’nin millî güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Garantörlük statüsünden doğan hak ve sorumluluklar ile uluslararası hukukun tanıdığı yetkiler doğrultusunda, geçmişte olduğu gibi bugün de Kıbrıs’ta barışın, güvenliğin ve istikrarın korunması için kararlılıkla hareket edilmelidir.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız