weather
22°
Gerçek Haberci Siyaset CHP'den casusluk resti: 'Bizden ajan çıkmaz' diyerek o fotoğrafı kürsüden gösterdi

CHP'den casusluk resti: 'Bizden ajan çıkmaz' diyerek o fotoğrafı kürsüden gösterdi

Sözcü Zeynel Emre, AK Parti içindeki kavgalara işaret edip İngiliz istihbaratçısının çektiği kareyle "Asıl siz kendinize bakın" mesajı verdi.

4 Dakika
Okunma Süresi
CHP'den casusluk resti: 'Bizden ajan çıkmaz' diyerek o fotoğrafı kürsüden gösterdi

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında toplanırken, Parti Sözcüsü Zeynel Emre gündeme dair sert açıklamalarda bulundu. Partilerine yönelik itibar suikastleri ve operasyonlara rağmen dimdik ayakta olduklarını belirten Emre, iktidarın yapay gündemlerle halkın gerçek sorunlarını unutturmaya çalıştığını savundu.

Emre, "Bütün bunlar ortadayken iktidarın yapay gündemlerle kamuoyunu meşgul etmeye çalıştığını gözleyebiliyoruz. Televizyon programlarında bu ülkenin gerçek sorunlarının tartışıldığı, problemlerin tartışıldığı, konuşulduğu programlar değil de magazinsel ve iftiraya dayalı CHP başta olmak üzere, bu ülkedeki muhalefeti kriminal bir şekilde göstermek için yapılan algı operasyonları var" diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan "casusluk" davasını "saçma" olarak niteleyen Emre, CHP'ye yönelik algı operasyonlarının sonuç vermeyeceğini vurguladı. Emre, "CHP’den casus çıkmaz, ajan çıkaramazlar. Bizden çıkacak tek şey yurtseverliktir, Kuvayı Milliye ruhudur" dedi. Açıklamaları sırasında kürsüden Londra'da bir otelde çekilmiş bir fotoğraf gösteren Emre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın AK Parti içerisinde operasyonlar yaptığını belirtti.

Fotoğrafı çeken kişinin 11 yıl İngiliz istihbaratında çalıştığını söyleyen Emre, Süleyman Soylu'nun da olduğu karedeki bir yazışmayı ifşa etti. Emre, emekli istihbaratçı ile Hüseyin Gün arasındaki WhatsApp yazışmasında Soylu'nun sağında oturan kişinin işaret edilerek, "'Sağında puro içen MI6 var, ona söyle' denildiğini" aktardı. Zeynel Emre, "Bu yazışmaya konu olan fotoğrafta Soylu'nun sağında oturan kişi, dönemin AK Parti Milletvekili Mücahit Arslan. Bu gayri ciddi yapılan bir yazışma. Bu yazışmadaki muhatap olan kişi bir CHP milletvekili olsa dünyanın en büyük konusu bu olur" şeklinde konuştu.

'Kara paraya gel diyorlar'

TBMM'de görüşülecek olan ve "Varlık Barışı" olarak bilinen düzenlemeyi sert bir dille eleştiren Emre, bunun bir kara para aklama yöntemi olduğunu savundu. Emre, "Esasında dünyadaki kara paraya diyor ki ‘Gel, paranı getir Türkiye'ye, ben senden bunun hiçbir şekilde kaynağını sormayacağım. Bu para ne olursa olsun. İster uyuşturucu parası olsun, ister kaçakçılık olsun, ister fuhuş parası olsun. Getir, paranı ülkeye koy.’ Biz buna itiraz ediyoruz" dedi.

Bu yöntemin gelişmiş ülkelerde kullanılmadığını belirten Emre, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü kara para sadece kendisi gelmiyor. Düzenini de birlikte geçiriyor. Organize suç örgütleri geliyor, mafya geliyor, uyuşturucu baronları geliyor. Ülkemiz son yıllarda uluslararası kaçakçıların ve mafya babalarının silahlı çatışmasına sahne olan ülke haline geldi."

'Tek özelliği Tayyip Bey'in akrabası olması mı?'

Liyakatsizlik ve nepotizmin ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğunu ifade eden Emre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeğeni Zikrullah Erdoğan’ın atanmasını gündeme getirdi. Emre, "Bu kişi bu dönem zaten kaymakam yapılmış. Yetmiyor, Resmi Gazete'de yayımlanıyor. 33 yaşında yeğeni Milli Savunma Bakanlığı’nda tümgeneral rütbesine denk Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü yapılıyor" diyerek tepkisini dile getirdi.

Bu atamanın hangi kritere göre yapıldığını sorgulayan Emre, "Bunu nasıl yapıyor? Ne yeteneği var? Tek özelliği Tayyip Bey'in akrabası olması mı? Soy isminin aynı olması mı? Böyle bir devlet yönetimi olabilir mi ? Böyle yönetilen ülkeye yatırımcı gelir mi?" diye sordu.

'Hayatını kaybetmiş birine iftira atılıyor'

Zeynel Emre, Uşak'taki bir soruşturmada hayatını kaybeden Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay ile Genel Başkan Özgür Özel hakkında ortaya atılan iddialara da sert tepki gösterdi. Emre, "İnsanlığın dahi okurken utanç duyacağı diyaloglar var. Bir savcı nasıl olur da hayatını genç yaşta kaybetmiş Gülşah Durbay ile ve Genel Başkanımız ile ilgili soru sorabiliyor?" dedi.

İftiraların asılsız olduğunu belirten Emre, "Hayatın hiçbir döneminde, Sayın Genel Başkanımız ile Gülşah Durbay’ın Uşak’ta yemek yemişliği dahi yok. Manisa sınırları dışında hiçbir siyasi faaliyete katılmışlıkları yok. Bu kadar herkesin gözü önünde iftiralara nasıl vicdanınız kaldırıyor? Sizin kız çocuğunuz, eşiniz yok mu? Nasıl başınızı yastığa huzurla koyabiliyorsunuz?" ifadelerini kullandı.

"Belediye ödediyse biz bu miktarı ödeyelim"

Genel Başkan Özgür Özel’in kullandığı aracın iç dizaynının Uşak Belediyesi tarafından ödendiği iddialarına da yanıt veren Emre, konuyu araştırdıklarını söyledi. Emre, "Özkan Yalım, ‘Ben bunu yaptıracağım’ diyor. Kim bilebilir ki onun Uşak Belediyesi'nden bunu ödetmiş olacağını? Tabii bunun üzerine biz hemen ilgili şirketle yazışmaya girdik. ‘Eğer bunu Uşak Belediyesi ödediyse biz bu miktarı ödeyelim’" dedi.

Bu konunun bir "beka meselesi" gibi sunulmasını eleştiren Emre, AK Parti dönemindeki araç tahsislerini hatırlattı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın suç duyurusunda bulunduğunu belirten Emre, "2017-2019 arası, İBB’ye ait 59 adet aracın toplam 14 bin 657 gün AK Parti İstanbul İl Başkanı’na tahsil edildiğini belgeledik. Kamu zararı 14 milyonun üzerinde. 42 tane aracı da o zaman aday olan Binali Yıldırım’a ‘yeni başkanlık’ adıyla tahsis etmişler. Suç duyurusunda bulunduk, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiler" şeklinde konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız