İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde yaşayan L.İ, taahhüt süresi devam ederken bağlantı hızı şikayeti ve sık kopmalar yaşadığı gerekçesiyle internet hizmetini sonlandırdı. Firmanın talep ettiği 4 bin 211 liralık cayma bedelini ödemek zorunda kalan tüketici, ücretin iadesi talebiyle İzmir İl Tüketici Hakem Heyetine başvurdu. Heyet, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "ayıplı hizmet" hükümlerini temel alarak tüketiciyi haklı buldu.
Altyapı başkasının savunması geçersiz sayıldı
Savunması istenen firma, internet hizmetinin başka bir işletmeciye ait altyapı üzerinden sunulduğunu ve altyapı arızalarına doğrudan müdahale yetkilerinin bulunmadığını ileri sürdü. Taahhüt süresi dolmadan abonelik sonlandırıldığı için tahakkuk ettirilen cayma bedelinin mevzuata uygun olduğunu belirtti. Ancak heyet, hizmet sağlayıcının sözleşmeye uygun ve kesintisiz hizmet sunduğunu kanıtlayan somut ve teknik bir delil ortaya koyamadığına hükmetti.
İnternet hizmetinin tüketicinin makul beklentisini karşılamadığı ve bu yüzden "ayıplı hizmet" niteliği taşıdığı belirtilen kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Tüketicinin hizmetten yararlanamadığına ilişkin beyanlarının, olayın akışı ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir. Bu durum hizmetin, tüketicinin makul beklentisini karşılamadığını ve ayıplı hizmet niteliğinde olduğunu göstermektedir. Bu kapsamda, ayıplı hizmet sunulması halinde tüketicinin sözleşmeyi haklı nedenle feshetme hakkı bulunduğu, bu durumda taahhüt kapsamında cayma bedeli talep edilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, tüketicinin hizmetin gereği gibi sunulmaması nedeniyle aboneliğini haklı nedenle feshettiği, bu nedenle tahakkuk ettirilen 4 bin 211 lira tutarındaki cayma bedelinin hukuka uygun olmadığı ve tüketici talebinin haklı olduğu kanaatine varılmıştır."
Tüketiciye ücretsiz başvuru çağrısı yapıldı
Tüketicinin avukatı Ege Görkem Ertürk, haklı sebeplerin bulunması durumunda talep edilen cayma bedelinin tahsil edilmemesi gerektiğini söyledi. Tüketicilerin e-Devlet üzerinden haklarını arayabileceklerini belirten Ertürk, "Tüketici Hakem Heyetine başvurmak tamamen ücretsiz. Olumsuz bir sonuçla karşılaşmaları halinde dahi kendilerine herhangi bir maddi külfette bulunulmuyor. Bu yüzden vatandaşların hiç tereddütte bulunmadan kolaylıkla başvurmalarını ve herhangi bir risk bulunmadığını hatırlatmak isterim" ifadelerini kullandı.
Sözleşme yapılan firmanın altyapıyı taşeron yoluyla başka bir firmadan almasından tüketicinin sorumlu tutulamayacağını vurgulayan Ertürk, şöyle devam etti: "Tüketici altyapıyı, A firmasından mı alıyorum B firmasından mı alıyorum diye bilemez. Bu konuda tüketiciye herhangi bir yükümlülük yükleyemez. Ben sözleşmeyi A firmasıyla yaptım. Dolayısıyla A firmasının bu hizmeti başka bir firmadan alıp almadığı beni ilgilendirmez. Tüketicinin bu konuda tamamen muhatap olduğu firma A firmasıdır. Tüketiciye bu hizmeti vermeyi taahhüt eden de A firmasıdır. Dolayısıyla A firmasının başka herhangi bir firmadan kaynaklı bahanesinden tüketici sorumlu tutulamaz."