Reklam
CHP'DE KONGRELER SÜRECİNDEN SONA DOĞRU HİKAYEMİZ
Reklam
Azimet GÜRBÜZ

Azimet GÜRBÜZ

CHP'DE KONGRELER SÜRECİNDEN SONA DOĞRU HİKAYEMİZ

30 Ocak 2020 - 10:41

İzmir’de İlçe kongreleri bitti. Bir sorun olmazsa sekiz Şubatta da İl Kongresini yapacağız.  Son günlerde görebildiğim kadarıyla örgüt içi demokrasi adına elimizde kalmış tek silahımız olan “ön seçim ve çarşaf liste” tartışması  kanaatime göre sadece bir kavram fetişizmi olarak duruyor. Ben doğruların hayatın gerçeğiyle bağdaşmadığını gördüğümde, o “doğru”nun soyut bir söylemden öte bir anlam ifade etmediğine inanırım.  Bu “doğru söylemin” inkarı anlamına gelemez. Sadece “doğru”yu kendi gerçeğimize alet etmeyelim diyorum. Çünkü yanlış “doğruda” değil yanlış varsa kendi gerçeğimizdedir.  Doğru bildiğimiz kavramı, düşünceyi  örneğin temsile olanak sağlar düşüncesiyle bu gün öne çıkarmamızın hiçbir anlamı yok. Hatırlayın istisnaları olduysa ya da benim dikkatimden kaçmışsa lütfen hatırlatın, bizim ilçe kongrelerimizin tamamında “blok liste” uygulanarak seçime gidildi.

İlçe kongrelerimizin tamamını izliyemedim ama, izliyebildiklerimde konuşmaların/eleştirilerin tamamına yakını milletvekillerimizin söylemleri dahil, ya AKP iktidarının eleştirisi üzerineydi, ya da kısmen örgütsel sorunlardı.  Peki bizim bir HİKAYEMİZ var mı? Yani o bayraklaştırdığımız “ön seçim” ve “çarşaf” liste uygulamasında demokrasinin örgüt içi silahlarımız olan “doğru”larımızın himaye etmesi gereken bir hikayemizden söz eden oldu mu? Toplumun beklentisi adına. O nedenle biraz hikaye anlatma ihtiyacı duydum.

Benim Türkçe öğretmenimizin tanımından aklımda kalan HİKAYE; olmuş ya da olması mümkün tasarlanmış olayları anlatan düz yazıya denir. Şöyle geriye dönüp bakıyorum. Lise ikinci sınıftan itibaren bazı sınıf arkadaşlarımla birlikte kendime “sosyalistim” diye siyasi sıfat yakıştırdığımı hatırlıyorum. Bu sıfatın içeriğini ne kadar bildiğimizin hiçbir anlamı yoktu. Çünkü hikayemiz vardı. Neydi o hikaye; Toprak Reformu Yapılacaktır, Topraksız Köylüye Toprak verilecektir. Dış ticaret devletleştirilecektir. Gelir düzeyi eşitlenecektir. Bu bizlerin 16-17 li yaşlarda telafuz ettiği hikayemizdi. Bu Hikayenin sözcüsü Mehmet Ali Aybar  ve arkadaşları o nedenle unutulmaz. Süreç 70’li yıllara geldiğinde ayrışan devrimcilerin yine bir hikayeleri vardı. Kimi kırlardan şehirlere devrim ateşini yakacam diye mavzerini omuzlayıp Nurhak Dağlarına çıktı. Kimi “öncü çekirdek” slahlı mücadeleyle krizi derinleştirecek ve devrimin ateşi her yanı saracak fikriyle hayatlarını verdiler. Bu Onlar’ın hikayesidir. O nedenle Deniz Gezmiş Mahir Çayan untulmuyor.

Üyesi olduğum CHP’nin de 1968 den başlayıp, artık 1973’ten itibaren dillerden düşmeyen bir hikayesi vardı.  Toprak Reformu Yapılacak, Topraksız Köylüye Toprak verilecek. “Toprak İşliyenin su kullananın”. Bozuk Düzen değiştirilecek, gelir dağılımı adil hale gelecek. Halk Şirketleri Kurulacak İşçiler şirket yönetimlerinde söz ve karar sahibi olacak. Bu hikaye kitlelerin umudu olmuştu. O nedenle sözcülüğünü yapan ECEVİT unutulmuyor.

O süreci kimse unutmasın. Tabandaki  mücadele ve gelişim Parti yönetimini, ilçe ilçe il il Parti Meclisine kadar  değişimi gerçekleştirdi. Hiçbir şey yukardan aşağıya gelmedi.

Doğrular kişileri mi korumalı fikirleri mi? Bizim elimizde kalmış “çarşaf” liste tercihi hangi hikayemize kalkan olacak? Ya da blok liste yaptığımızda hangi “kahramanımıza” haksızlık etmiş olacağız. Demokrasi fikri , gerek içerik olarak, gerekse kavram olarak her yerde bayraklaşmışsa tek bir nedeni var. O da “azınlık” düşüncesinin çoğunluk tarafından yok edilmemesi için şemsiye olabileceği inancıyladır.

Günümüzde kitle iletişim araçlarının bu kadar yaygınlaşması, reklam ve propaganda kanallarının genişlemesi “ön seçim” ve “çarşaf liste” kavramları “nitelikli üye” ve “ön elemeli yöntemler” olmadığı sürece tanınmış kişilere hizmet edeceğini artık bizler de kavramalıyız.  Doğruların da zamana bağlı olarak değiştiğini bilmek gerekiyor.  Siyasi mücadele içinde özellikle 1970 li yıllarda örgüt içi etkileşim eylem içinde olurdu. O süreçlerin ön seçimi “para barajını aşmışsa” gerçek anlamda temsil düşüncesine yarardı .

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • Salih Kurt
    2 hafta önce
    Ali Engin başkanla ikinci Rakı balık ne zaman yapılacak
  • Aziz kaya
    3 hafta önce
    Azimet abi belediye şirketinde yönetim kurulu üyeliği yapıp sonra İZmir CHP siyaseti ile ilgili köşe yazısı yazmak ne kadar etik. Murat Bakan, özuslu Nalbantoğlunu hiç eleştirmediniz
  • Zeynel kayaturan
    4 hafta önce
    Günaydın azimet abi. Ankara da il başkanı secimi 16 şubatta yapılacak ama çok karışık Burada burunlar havada yani sanki halk zorla seçecek gibi bizimkilerde bi çalışma yok gibi

Son Yazılar