Reklam
Reklam
ÇIKIŞ YOLU ARAMALIYIZ
Reklam
Azimet GÜRBÜZ

Azimet GÜRBÜZ

ÇIKIŞ YOLU ARAMALIYIZ

15 Nisan 2020 - 15:58 - Güncelleme: 15 Nisan 2020 - 16:30

AKP Hükümeti kendini propaganda illetinden kurtarıp, gerçekleri ya algılamıyor ya da bilerek gizliyor. Bakıyorsunuz İletişim Başkanı Fahrettin Altun “Türkiye yıllardır AKP İktidarıyla sağlık sektörüne yaptığı yatırımlarla Corona Virüs salgınını rahat geçiriyor.” Bu söze mezarlıktan gece geçerken türkü söylemek denir.  Ayrıca sen öyle san.

Sahip olduğumuz iletişim olanakları sayesinde dünyada yaşananları gördükçe irkilmemek mümkün değil. İtalya ekonomisi % 15 küçülmüş.Yaşlılar bakım evinde 1300 kişinin öldüğünü yeni fark etmişler. Ayni şekilde İngiltere’de yaşlılar bakımevinde ölenlerin sayısının 3000 kişi olduğunu tesadüfen takıldığım televizyon haber programından öğreniyorum. Aynı haberde İngiltere ekonomisinin % 35 küçüleceğinin beklendiği anlatılıyor.  Türkiye’ye baktığımızda Cumhur Başkanı “Ülkemiz bir salgının yaratacağı ortamda 2023  hedeflerine ulaşma şansını daha kolay gerçekleştirecektir.” Maliye Bakanımızı övünme ve propaganda gayretinden zaten durdurmak mümkün değil. Dikkat ederseniz konunun dünyada yarattığı  “iktisadi ve sosyal uzantıları, sorunun çok daha kapsamlı ve sistemik olduğu gerçeğini de gizlemiyor”. Peki AKP’nin amacı; konuyu çok rahat atlatıyoruz propagandasıyla, halkta yılgınlık ve panik yaratmamak mı; yoksa yıllardır ülkeyi sürüklediği her darboğazda olduğu gibi, tüm olayları ayni boyutta görüp, olayın büyüklüğüne küçüklüğüne bakmadan, kendine rehber edindiği, propagandayla yaratacağı algının, bugüne kadar olduğu gibi ayni sonucu vereceğini mi bekliyor? Keşke konu o düzeyde olsa da biz bir süre daha AKP’nin yaptıklarına katlanalım. Bakın Almanya Şansölyesi Merkel ne diyor; “ Sizlere her şeyin eski haline döneceğini ve normal hayatımıza dönebileceğimizi söyleyen ilk kişi olmayı gerçekten çok isterim. Ama maalesef bu mümkün değil.”

Konu artık yeni bir söylemi zorunlu hale getiriyor. Bu nedenle yalnız AKP değil, tüm siyasi yapıların aydınların, toplumsal düşünce yandaşlarının yeni şeyler düşünmeleri ve yeni fikirler dile getirmelidirler. Öncelikle konuya toplumu bu hale getiren, coğrafyaları ve halkları, Virüse kurban eden, mevcut siyasi ve ekonomik yapının “VİRÜS”lerini teşhir ederek başlamak durumundayız.

“Paylaşımda eşitsizlik ve sömürü sorunları, kuşkusuz ki küresel kapitalist sistemin en büyük açmazlarını oluşturmakta. Ancak, neredeyse 250 sene öncesinden bilimsel olarak gösterildiği üzere, kapitalist sistemde sömürü ve adaletsiz bölüşüm olgularına müdahale ancak ve ancak üretim sürecinin doğrudan ve daha en başından itibaren toplumcu bir anlayışla eşitlik ve sosyal fayda ilkelerine göre düzenlenmesiyle mümkün. Bu türden bir toplumsal üretim sistemini ise artık “kapitalizm” diye adlandırmıyoruz.”

Sosyal medyanın yarattığı avantajlar sayesinde bu konuda canla başla çalışan aydınların, düşünürlerin, fikir emekçilerinin olduğunu görüyoruz. Sanıyorum ki; bir kısmı zaten enkaza dönüşecek, CORONA VİRİSÜ sonrası, mevcut ekonomik yapıdan geriye kalan, malın mülkün ve maddi servetin de, hiçbir itibarı kalmayacak. Görüyoruz herkesi bir ölüm korkusu sarmış. Kul Himmet’in  bu günler ya da böyleleri için söylediği gibi;

Kul Himmet Üstadım gelse otursa
Hakkın kelâmını dile getirse
Dünya benim deyip zapta geçirse
Karun kadar malın olsa ne fayda
Ancak yeni yapının öne çıkması gereken ip uçları konusunda bir süre daha tartışmalar sürecektir. Şunu bilelim ki; kapitalizmin 250 yıllık saltanatının bir virüsle bu düzeyde sarsılacağı ve yerle bir olacağı zaten hiç akla gelmiyordu. Bu dönemde korunmak sağ kalmak çok önemlidir. Bunu hem kendimiz için hem başkalarını düşünerek dikkate almalıyız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar