Reklam
Reklam
Eve kapandık, çoğumuz özgürce sokağa çıkamıyoruz ama: Katil...
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Eve kapandık, çoğumuz özgürce sokağa çıkamıyoruz ama: Katil köfteci mi, biz mi?

25 Nisan 2020 - 19:00

Yıldız tarihi 24 Nisan 2020.
Atılgan isimli uzay gemisindeyiz.
Tarihi yeniden yazıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı verilerine bakıyoruz.
Virüs salgını sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 600.
Oysa bu rakam doğru değil.
2 bin 600 artı bir kaybımız var 24 Nisan 2020’de
Bir insan öldü, ancak salgından ölmediği için rakamı değiştiremedi.

Adı Mustafa Koçak.
28 yaşında.
Hayatını kaybettiğinde ağırlığı 29 kiloydu.
Bir insan doğduğunda 3,5 kilo, öldüğünde ise doğum ağırlığının 3,5 katı.
Bu yaştaki insanın normal vücut ağırlığı değil.

Niye öldü biliyor musunuz?
Kendisi için verilen hükümlerin doğru olmadığına inandığı ve bunlara itirazı olduğu, önce açlık grevine, ardından da ölüm orucuna başladığı için.
Mustafa öldü, bir insan öldü.
Rakamların arasına sıkışmış hayatlarımızda önemi yokmuş gibi geldi geçti.

Mustafa Koçak, iki gizli tanığın ifadesine dayanılarak açılan davada, hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına itiraz etti.
Köfteci muhabbeti denilen ifadelerle aldığı cezayı kabul etmedi.
Mustafa Koçak kendisine ağır işkence altında imzalatılan gizli tanık ifadelerini kabul etmediği için ölüm orucuna başladı.
Dayanamadı insan vücudu.

Evdeyiz, sokağa çıkmamız yasak.
Sevdiklerimizle kucaklaşamıyoruz.
Sevmediklerimiz her gün burnumuzun dibinde, ekranlardan bağırıyor.
Mustafa Koçak’ın ölüm haberi ise tek sütuna iki satır.
Yaşadı, direndi ve öldü.
30 Eylül 2019’da Mustafa Koçak “Direnmek, hayatın en onurlu damarıdır. Hayatın en onurlu yanıdır. Adaletsizlik altında direnme geleneği dünden mirastır bizlere. Ben de yaşadığım adaletsizlikler altında direnme hakkımı kullanarak 3 Temmuz 2019 tarihinde; ‘Adalet’ talebiyle süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine başladım” diye duyurdu direnişini.

Sadece bunları demedi.
Dedi ki; “Günümüzde insan olmanın çok ağır bedeli vardır. Ya parçası olacaksın alçaklığın ya parçalarlar seni. Oysa insan olmak çoğalabilmektir başkalarıyla. İnsansın, birinin canı yanıyorken senin de canın acıyorsa…”

Yıldız tarihi 24 Nisan 2020.
Atılgan isimli uzay gemisindeyiz.
Virüs salgınından ölenlerin sayısına bir de Mustafa Koçak’ı ekliyoruz.
Tamı tamına 2 bin 601.
Hepsi insan, rakam değil.
Çoğumuz sokağa çıkamıyoruz ama ölümler gerçek.

İçimden sıra sıra vagonlar geçiyor.
Lokomotifte kırklarında bir makinist.
O bana anlatıyor, ben onu dinliyorum.
Adaletiniz de, hukukunuz da beş para etmiyor.
Mustafa Koçak, sıradan bir törenle toprağa veriliyor.
Ne tuhaf, beyaz şarap içerek anlatıyoruz bunu vicdanımıza.
Mustafa, Mustafa, Mustafa.
Seni köfteci muhabbeti öldürmedi.
Katil bizdik aslında.
Bu utanç hepimize yeter.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Özdemir Sökmen
    1 ay önce
    Bu ölümün ve yazının ardından yazacak hiçbir şey yok,bir avuç gözyaşından başka...

Son Yazılar