Reklam
Reklam
Serdar Öztürk

Serdar Öztürk

Serdar Öztürk
[email protected]

Sadece Türkiye'de değil dünyanın her yanındalar: International "FETÖ BORSASI"

30 Eylül 2021 - 09:41 - Güncelleme: 01 Ekim 2021 - 12:49

Murat Özler ismini anımsayanınız vardır.
Kamuoyunun “FETÖ BORSASI” olarak bildiği İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürmekte olan 2019/8 sayılı davanın en önemli sanığı Serkan Kurtuluş’un Arjantin’de INTERPOL tarafından yakalanışından sonra “Ne işi vardı Arjantin’de?” sorusuna yanıt ararken karşıma çıkmıştı.
Konuyu telefonda Serkan Kurtuluş’a da sormuş ve Arjantin’de yaşayan bir Türk’ün verdiği garantiler üzerine Arjantin’e gittiğini söylemişti.
Kimdi bu isim?
Uzun yıllardır Arjantin’de yaşayan, aynı zamanda Türkiye’nin Arjantin Büyükelçiliği konsolosluk şubesinde “takipçi” olarak görev yapan Özgür Demir.

Serkan Kurtuluş’un Arjantin’e gidişi ve yakalanışındaki ikinci kilit isim ise Murat Özler.
Kimilerine göre Türk istihbarat elamanı, kimilerine göre Milli Gençlik Vakfı’ndan gibi görünen “FETÖ ile mücadele ettiğini” söyleyerek 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra özellikle Afrika’da iş yapan iş insanları hakkında bilgi toplayan, iş insanlarından “FETÖ” ile bağlantıları oldukları, kendisiyle iş birliği yaparlarsa temize çıkacaklarını söyleyerek yüklüce paralar almış biri.

Hakkımda şikayetçi de oldu.
Savcılığa gidip ifademi verdim.
Soruşturma ne oldu diye henüz bilgi veren yok.
Ama hikâyenin geniş kısmını “Devlet de biliyor” başlıklı yazımda anlattım.

Murat Özler ile ilgili araştırmam hiç kesilmedi.
Uzun soluklu görüşmelerin ardından yeni hikayeler de ortaya çıktı.
Birbirinden ayrı gibi görünen, biraz incelediğinizde ise birbiriyle bağlantılı bir sürü olayın yaşandığı ilginç hikayeler dinledim.
Hikayelere yeni isimler eklendi.
Sudan’da yaşanan ilginç olaylar gündeme geldi.

Sizlerle bir fotoğraf paylaşmak istiyorum.
Sıradan bir lokantada yemek masası.
Murat Özler ve Marat Kabayev.
İlk isim Marat Kabayev, Uluslararası İslami Ticaret Birliği (MAİB) Başkanı.
Başka bir özelliği daha var.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kayınpederi.
Kabayev aynı zamanda AKP’li Cumhurbaşkanı Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın hayranı.
Bunu da “Türkiye çok gelişti. Erdoğan’a 10 üzerinden 10 veriyoruz” ifadelerini kullanarak gösteriyor.
İkinci isim ise Murat Özer.
Daha önce sık sık yazılarımıza konuk olduğu için ayrıntıya gerek yok sanırım.
Zaten ilerleyen satırlarda ismine yeniden rastlayacağız.

Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü Büyükelçi Aylin Taşhan imzalı 20 Mayıs 2020 tarihli yazıda ne diyordu?
“Murat Özler isimli şahsın dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü ilişkilerde, bakanlığımız ve MİT başkanlığı adına ya da eşgüdümüyle hareket ettiğini iddia ettiği, FETÖ iltisaklı teröristleri aklamaya çalıştığı ve bu yolla ekonomik kazanç elde etme çabasında olduğu öğrenilmiştir.”

Şimdi sizlere biri Türkiye’den biri de Sudan’dan iki örnek vererek aslında “FETÖ BORSASI” denilen çetenin/çetelerin nasıl bir çıkar ağına dönüştüğünü, bu yolla kimi siyasi isimlerin de bilerek ya da bilmeyerek kullanılarak insanlardan değişik miktarlarda paranın yasa dışı yollardan nasıl alındığını anlatayım.

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından her yer toz duman.
Tabiri yerinde ise at izi it izine karışmış durumda.
Birbirlerini “FETÖCÜ” diye şikâyet edenler, soruşturmalardan kurtulmak için destek arayanlar, kurunun yanında yanan yaşların sayısının bilinmediği zamanlar.
Yer, Aydın vali yardımcılarından birinin odası.
Aydınlı iş insanı N.Ç. Murat Özler tarafından vali yardımcısının odasına çağrılır.

Sorun büyüktür.
“FETÖ İLTİSAKLISI” diyerek hakkında soruşturma açılan iş insanı N.Ç.’ye yurt dışına çıkış yasağı konmuştur ve her an mallarına da el konulacak durumdadır.
Murat Özler (kendilerini devletin üst düzey görevlisi olarak tanıttıkları için) sorunu çözmekte yardımcı olmak istemektedir.
Yanlış anlamayın hemen.
İnsani olarak yardım etmeyi istemektedirler.

Çağırmasına çağırmıştırlar ama hesaba katmadıkları konular da vardır.
Örneğin iş insanı N.Ç.’nin emniyetteki bağlantıları.
İş insanı N.Ç. vali yardımcılığı makamından gelen telefondan emniyet görevlilerini bir biçimde haberdar eder.
Emniyet görevlileri de vali yardımcısına ulaşarak N.Ç. ile birlikte makama geldiklerini, şahısların oyalanmasını isterler.
Artık vali yardımcısı mı uyandırdı yoksa Murat Özer bir şeyden mi şüphelendi bilinmez telefon görüşmesi bahanesiyle vali yardımcısının yanından ayrılır.
Ebetteki sonrasında arada bulasın.
Yoksa Aydın polisi tam da vali yardımcısının odasında yakalayacaktı.

Gelelim ikinci olaya
Olay Sudan’da geçiyor.
Ç.T. isimli şahsa ait savcılıkta ifade veriyor.
Dosya Numarası 2016/3430.
Anayasal Düzeni Silahla Değiştirmeye Teşebbüs ile suçlanıyor.

Polisti verdiği ifadenin ardından çıkarıldığı savcılıkta Sudan’da yaşadıklarını teker teker anlatıyor.
Fatih Bulut isimli kişinin Sudan istihbaratının 22 kişilik bir isim listesinden söz ettiğini, kendisinin de bu listede bulunduğunu söylediğini anlatan Ç.T. gelişmeleri şöyle anlatıyor:
“Bu listedeki kişileri Türkiye’nin istediğini, aralarında benim de bulunduğumu ayrıca amcası A.İ.B., Ö.K., M.K. ve Ş.Y.’nin bu bilgiyi alır almaz Sudan’ı terk ettiğini söyledi… Benim kaçacak gidecek başka yerim yoktu. Fatih’in de beni tongaya düşürmeye çalıştığına vehmettim. Söylediğini itibara da almadım. Ancak aylardan beri Ahmet Geçer isimli Aslancement isimli firmanın Sudan’da işlerini yürüten arkadaşla uzun zamandır bu konuları paylaşıyordum. Kendisi de benim adıma Cumhurbaşkanlığından veya Dışişleri Bakanlığından görevlendirilen Mustafa Murat Özdeğer’e bu bilgileri aktarıyor diye biliyorum. Sabırla verdiğim bilgilerin akıbetimin nasıl belirleneceğini bekliyordum…”
Murat Özler be kez olmuş Murat Özdeğer.
İsmim farklı görünse de tarif edilen kişi aynı kişi.
Bizim Murat Özler…

Devam ediyor Ç.T. ifadesine:
“Fatih Bulut ile görüşmemden bir gün sonra 17 Aralık 2017’de Sudan istihbaratından geldiler. Cumhurbaşkanımızın Sudan’a bir hafta sonra geleceğini, gelmeden önce Türkiye’den 20 kişilik bir FETÖ listesinin ellerine ulaştığını, bu listede kendisinin de isminin bulunduğu fakat beni tanıdıklarını, bu şekilde bir tutuklama yapmayacaklarını. Cumhurbaşkanı Sudan’dan gidene kadar ülkeyi terk edip sonra Sudan’a geri dönmemi teklif ettiler…”

Ç.T.’nin ifadesine konu olan Sudan istihbaratı aslında tam bir kandırmaca.
Kendilerini öyle tanıtıyorlar.
Önce Ç.T. gibi iş insanlarını “FETÖCÜ” ilen edip, sonrasında da Sudan dışına çıkarmak için bolca paralarını alıyorlar.
Peki bu iş insanlarını bir süreliğine Sudan’dan nereye kaçırıyorlar.
Ç.T.’nin ifadesine göre Arjantin’e.
Arjantin’de kim var?
Türkiye’nin Arjantin Büyükelçiliği konsolosluk şubesinde “takipçi” olarak görev yapan Özgür Demir.
Murat Özler’in iş ortağı.
Tezgâh iyi kurulmuş değil mi?

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından sadece Türkiye’de değil, dünyanın dört bir yanında kurulan “FETÖ BORSASI” tuzağının Aydın ve Sudan’da kurulan iki ayağından örnek verdim.
Peki bu kadarla sınırlı mı?
Elbette hayır.
Daha Mustafa Özler’in Malta, Cezayir, Tunus, Venezuela ve Güney Afrika’daki maceralarını da yazacağım.
Zamanımız bol…

Son olarak muhalefet partilerinin İzmir Milletvekillerine bir not.
İzmir ve Ege Bölgesi çevresinde son yıllarda satın alınan arazilere Tarım Bakanlığı’ndan “badem” ekimi için kim ne kadar teşvik aldı?
Teşvik alınmasına rağmen badem ekilmeyen bu araziler daha sonra hangi Araplara satıldı?
Bu soruların yanıtları önemli.
Çok ilginç isimlere ulaşacağınıza eminim…

YORUMLAR

  • 0 Yorum

Son Yazılar