Reklam
Reklam
Tülay YILDIRIM EDE

Tülay YILDIRIM EDE

[email protected]

İÇİNİZDEKİ ADALETSİZE OHA DEYİN!

27 Nisan 2022 - 12:48

Biliyorsunuz pazartesi günü Gezi Davası sonuçlandı ve aklın/mantığın almayacağı kararlara imza atıldı.  İşte bu karar açıklandığından beri ne yerdeyim ne gökte. 2 gündür ne huzur kaldı ben de ne de sabır. Öfkem dağlara ulaşmış durumda!

Karar şöyle: İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık 4 buçuk yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’ya “Anayasal düzeni ve hükumeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, “Gezi’yi finanse etme” ve “Yardım etme” suçlamalarıyla da Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Tayfun Kahraman’a 18'er yıl hapis cezası verdi ve Kavala dışındaki kişiler de tutuklanıp cezaevine sevk edildi.

Osman Kavala’yı ne kadar tanırsınız, reelden kaç kişi onunla tanışır bilemem ama şu bilin ki, Kavala şu dünyadaki en güzel insanlardan biridir. Hem yüreği hem kendisi muhteşemdir. Hayatı asla bireysel yaşamaz. Darda olanın her daim yanındadır. Adaletsizliğin her daim korkusuzca karşısındadır. Böyle güzel bir insana verildi müebbet. Ellerinde elle tutulur bir delil olmamasına rağmen. Şimdiye kadar hakkındaki tüm suçlamalar çürütüldü. Beraat kararı verildi ama beraat edilmedi. AİHM beraat edilmesinin gerektiği, hak ihlali yapıldığı kararını aldı ama uygulayan olmadı ki AİHM, Kavala’nın tutukluluğunda hukuki gerekçelerin değil siyasi faktörlerin rol oynadığı hükmüne de vardı. Osman Kavala’yı sadece Gezi’den dolayı değil, bunun yanı sıra 15 Temmuz darbe girişiminde yer almak gerekçesiyle de suçladılar. FETÖ’yü FETÖ yapan unsurlara, Gülen ve cemaatinin şimdiki duruma gelmesine neden olanlara, her yere sızmalarına imkan tanıyanlara hiçbir şey olmadı bu ülkede ama FETÖ ile alakası olmayan tüm muhalifler tıpkı Kavala gibi bu iğrenç suçlamadan nasibini aldı maalesef!

Gelelim 18 yıl hapis cezası alan canlara.

Mücella Yapıcı biliyorsunuz Gezi’yi finanse ettiği gerekçesiyle tutuklandı, ceza aldı. Akıl alır gibi değil. Çünkü Mücella Yapıcı kirada oturuyor. Nasıl olur da Gezi’yi finanse edebilir? Elinde Gezi’yi finanse edecek maddi güç olmayan birisi, nasıl olur da bu suçlamayla 18 yıl hapse çarptırılır? Tabi burada Yapıcı’nın İstanbul’un yağmalanmasına karşı çıkıp mücadele ettiğini ve bazılarının bundan rahatsız olduğunu da hatırlatmak gerek herkese!

Gezi davası için Almanya'dan Türkiye'ye gelen Çiğdem Mater 'e çekmediği bir belgesel gerekçe gösterilerek ve kaçma şüphesi var denilerek 18 yıl hapis cezası verilmesine ve akabinde tutuklanmasına ne demeli? Ortada bir belgesel yok ve kaçma şüphesi var dedikleri kişi kendi isteğiyle yurtdışından gelip davaya katıldı. Aklımızla dalga mı geçiyorsunuz yahu!

Ayrıca Avukat Can Atalay'ın Soma’dan Zonguldak’a kadar Türkiye’nin her yerinde Çorlu tren kazası, Soma Davası ve daha birçok hak ihlali karşısında gönüllü avukatlık yaptığını ve bunlara karşın Gezi Davasında Gezi’yi finanse ettiği gerekçesiyle 18 yıl hapis cezası aldığını da unutmamalı, unutturmamalı!

Üye hakimlerden birisi olan Murat Bircan’ın geçmişte AKP’den milletvekili aday adayı olduğunu da koyalım buraya!

Velhasıl-ı kelam, neresinden tutsak elimizde kalacak bir saçmalıkla karşı karşıyayız. Ellerinde ne doğru dürüst delil var, ne de hakkaniyetli adalet. Osman Kavala ile beraber 8 güzel insana hukuksuzca, delil olmaksızın verildi cezalar. Bu kararı kabul etmiyorum ve asla kabul etmeyeceğim! Taraflı, adalete aykırıdır verilen kararlar! Gerçek, hakkaniyetli adalet talep ediyorum yargı sisteminden!

Son olarak, gerçek adaletin yerini bulması ve ceza alan canların beraat edip özgürlüğüne kavuşması duası ve dileğiyle sözü yargılanan canlara bırakacağım...

OSMAN KAVALA: Siyasi ve ideolojik saiklerle hazırlanan komplo teorileri tarafsız bir gözle olayları incelenmesini nesnel değerlendirme yapılmasını engeller. Olguları gerçeklikten kopartıp onlara keyfi biçimde subjektif anlamlar yükler. Aynen bu iddianamede ve mütalaada olduğu gibi. AİHM'in tutukluluğumun hak ihlali olduğunu ve tutuklulukta siyasi faktörlerin rol oynadığını tespit eden kararından sonra aleyhime sunulan delillerin hiçbirinin beni suçla ilişkilendirecek, makul şüphe yaratacak durumda olmadığını ayrıntılı şekilde açıklamasından sonra, aynı delil olmayan deliller hakkımda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmesi hukuki bir olay değildir. Hukuki bir hatayla açıklanamaz. Bu 2. iddianamede vurgulanan suçlar gibi yargı kullanılarak yapılan suikast eylemidir.


MÜCELLA YAPICI: Son sözüm olduğunu düşünmüyorum. Ama şöyle bir şey diyeceğim, ben 50 yıllık meslek insanıyım. Olabildiğince aydın olmaya çalıştım hiçbir zaman şiddetten yana olmadım ve toplum yararına mesleğimi onurla yürüttüm. Bugüne kadar tek bir çocuğuma, etrafıma haram lokma yedirmedim. Hırsızlık, yolsuzluk yapmadım. Mesleğimi sadece ilkeler doğrultusunda yaptım ve bu yaşamdan onur duyuyorum. Aynı onuru benim yaşıma gelince sizin de yaşamanızı diliyorum.

ÇİĞDEM MATER UTKU: 2018 Kasımından beri karşı karşıya olduğumuz dava, iddianameler, mütalaalar, her şey, gerçek olmayan şeyler içeriyor. Aksini kolayca ispat ettik, gerçekmiş gibi sunmaktan çekinmediniz. Yargılanmayı esef verici buluyorum. Adlarımızın darbecilikle yan yana sayılmasını kabul etmiyorum. 2013 Gezi'ye dair adaletten beklentim, protestolar sırasında öldürülen gençlerin peşine düşülmesiydi, olmadı.

CAN ATALAY: Bu bir son değil. Biz harama el uzatmadık, kul hakkı yemedik. Devleti kendi çıkarlarımız için kullanmadık. Kendi yandaşlarımızı zengin etmedik, suç işlemedik. Biz avukatlık, mimarlık, plancılık yaptık. Kendi hukukuna kendisi uymayanlara uymaları gerektiğini anımsattık. İstemediklerinde ısrar ettik. Faaliyetin bir yargılama faaliyeti olmadığını üzülerek ifade ettim. Eğer sorun Gezi direnişini sahiplenmekse sahipleniyoruz. Gezi'nin bakiyesi neyse biz onu taşıyoruz, onurla taşımaya çalışırız.

TAYFUN KAHRAMAN: Sözün bittiği yerdeyiz. Olmayan suç üzerine yargılanıyoruz. Gezi hala İstanbulluların hizmetinde, Taksim'de yerini koruyor. Belki de İstanbul'da elde ettiğimiz tek kazanım budur. Savunma hakkımızı bile kullanamadığımız bir sürecin içinden geçtik. Biz aslında muhalif olmaktan dolayı yargılanıyoruz. Asıl yargılanma nedenimiz siyasal iktidara muhalif olmaktır. Yasal olarak ortada suç unsuru olmadığını bizler beyanlarımızda açık şekilde ortaya koyduk. Hala daha burada sizin karşınızdayız ve sizin vicdanınıza seslenmek istiyoruz. Sizden beklentimiz talimatla yürüyen bu davayı reddetmeniz.


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum