Anayasa Mahkemesi, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolar sürecinde bir kadın öğrenci hakkında Rektör Naci İnci’nin talebiyle 6284 sayılı kanuna dayanarak verilen önleyici tedbir kararının hak ihlali oluşturduğuna karar verdi.
Yüksek Mahkeme, söz konusu olayda "bir üniversite rektörünün kendisini protesto eden öğrenci karşısında nasıl ısrarlı takip mağduru olarak nitelendirildiği mahkemelerin gerekçeli kararlarından anlaşılamamaktadır" diyerek öğrencinin Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini belirledi.
ÖĞRENCİLER PROTESTO ETMİŞ, İNCİ AİLE MAHKEMESİNE BAŞVURMUŞTU
Rektör İnci, 2021 yılında protestolar sırasında makam aracının önünde durulduğu gerekçesiyle öğrenciler hakkında suç duyurusunda bulundu.
İnci Aile Mahkemesi'ne sunduğu dilekçede öğrencilerle ilgili 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a dayanarak önleyici tedbir kararı verilmesini talep etmiş, kendisi aleyhine ısrarlı şekilde taciz boyutuna varan beyanlar sarf edildiğini, kendisine hakaret ve iftira edildiğini öne sürmüştü.
İNCİ'YE 6284 KAPSAMINDA KORUMA VERİLDİ
İstanbul Aile Mahkemesi talebi kabul etmiş, öğrenci hakkında bir ay süreyle rektöre yönelik söz ve davranışlarda bulunmama yönünde tedbir kararı verilmişti.
Böylelikle başvurucu kız öğrencinin, İnci'ye karşı bir ay süre ile "şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına" hükmedilerek, 6284 sayılı kanun uyarınca Üniversite Rektörü lehine 1 ay süreli tedbir kararı verildi.
Öğrencinin karara yaptığı itiraz, yetkili Aile Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedildi.
Öğrencinin itirazı reddedilince dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.
“KANUNUN AMACI BU DEĞİL”
AYM kararında, 6284 sayılı kanunun amacının şiddete uğrayan ya da şiddet tehlikesi altındaki kadınları, çocukları ve aile bireylerini korumak olduğuna dikkat çekildi.
Bir üniversite rektörünün, kendisini protesto eden bir öğrenci karşısında 6284 sayılı kanun çerçevesinde “ısrarlı takip mağduru” olarak nasıl nitelendirildiğinin derece mahkemelerince gerekçelendirilmediği vurgulandı.
Mahkeme, rektörün sahip olduğu kamu gücü dikkate alındığında kanunun bu şekilde yorumlanmasının öngörülemez olduğunu belirtti ve müdahalenin “kanunilik” şartını karşılamadığı sonucuna vardı. Bu nedenle ayrıca meşru amaç ve demokratik toplumda gereklilik incelemesi yapılmasına gerek görülmedi.
AYM, ihlalin niteliği gereği başvurucu öğrenciye 34 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.
Anayasa mahkemesinin gerekçeli kararında ayrıca şu ifadeler yer aldı:
"ADINDAN DA ANLAŞILACAĞI ÜZERE"
"Öncelikle önemle altı çizilmelidir ki adından da anlaşılacağı üzere kanunun asıl amacı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesidir. Nitekim 6284 sayılı kanunun genel gerekçesine göre, kanunun öncelikli amacı, temel bir insan hakkı olan yaşam hakkının korunması, kadın cinayetlerinin sona ermesi amacıyla devlet kurumlarının kadına karşı şiddetle mücadelenin her safhasında aktif katılım göstermelerini sağlamaktır. Ailenin korunmasından anlaşılması gereken, şüphesiz ki aile içi şiddete maruz kalan kişiyi korumaktır. Bu noktada aile içi şiddete maruz kalan kişinin cinsiyetinin önem arz etmediği açıktır"
"NASIL ISRARLI TAKİBE MARUZ KALDIĞI ANLAŞILAMAKTADIR"
Buna karşın somut olayın şartları gözetildiğinde, bir üniversite rektörünün kendisini protesto eden öğrenci karşısında nasıl ısrarlı takip mağduru olarak nitelendirildiği mahkemelerin gerekçeli kararlarından anlaşılamamaktadır. Gerçekten de Üniversite Rektörü'nün sahip olduğu kamu gücü dikkate alındığında, anılan kanun ışığında rektörün nasıl bir yorum yöntemiyle ısrarlı takip mağduru olarak nitelendirildiği anlaşılamadığından mahkemelerin kanunu yorumlamalarının öngörülemez olduğu değerlendirilmiştir.
"KANUNİLİK ÖLÇÜTÜ KARŞILANMIYOR"
"Müdahalenin kanunilik ölçütünü karşılamadığı sonucuna ulaşıldığından ayrıca meşru amacı ve demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığı yönünden incelenmesine gerek bulunmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak başvurucunun Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir"
Yorumlar
Kalan Karakter: