Türkiye’de uzun süredir gündemde olan yeni anayasa ve çözüm süreciyle ilgili önemli bir yol haritası şekilleniyor. Meclis koridorlarında konuşulan bilgilere göre; bayram sonrasında süreç, silahların bırakılmasına yönelik somut bir güvenlik raporu alınmadan ilerlemeyecek.
Yasal ve demokratik adımların çerçevesinin belirlenmesi için gözler nisan ayına çevrildi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Ramazan Bayramı’nı takiben hem iktidar hem de muhalefet partilerine ziyaretlerde bulunarak yasa tekliflerini hazırlamalarını istemesi bekleniyor.
Bu aşamada Adalet Bakanlığı ile eşgüdüm içinde bir çalışma yürütülmesi de seçenekler arasında yer alıyor.
Devamında, ortak bir metin üzerinde uzlaşma sağlanması amacıyla müzakere sürecine geçilmesi planlanıyor. Ancak bu aşamaya gelinmeden önce, terör örgütünün kendini feshettiği ve silahları tamamen bıraktığının güvenlik birimlerince doğrulanması gerekecek. Bu doğrulamanın ardından yasal adımların atılması öngörülüyor.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da sürece ilişkin, “Örgütün tasfiyesine yönelik adımlar vakit kaybetmeden atılacak. Hedef başladığımız hayırlı işi kazasız, belasız menziline ulaştırmaktır” açıklamasını yapmıştı.
SÜREÇTE BELİRLEYİCİ BAŞLIK: SİLAH BIRAKMA
Cumhuriyet'in haberine göre, sürecin ilerleyişinde temel unsurun “silah bırakma” olacağı belirtiliyor. Kulislerde, atılacak tüm yasal adımların ön koşulunun, örgütün fesih kararı alması ve silah bırakmasının güvenlik birimlerince teyit edilmesi olduğu dile getiriliyor.
Bu çerçevede en kritik rolün Milli İstihbarat Teşkilatı’nın hazırlayacağı raporlarda olacağı ifade ediliyor. MİT’ten gelecek “silah bırakma” doğrulamasının ardından yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Sürecin bir diğer önemli ayağında ise Millî Güvenlik Kurulu öne çıkıyor.
AKP kulislerinde, silah bırakmanın resmiyet kazanmasına ilişkin sürecin MGK gündemine taşınabileceği ve nihai çerçevenin burada şekillenebileceği belirtiliyor.
İKİ AYRI HATTA İLERLEME
Hazırlanacak tekliflerde Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve İnfaz Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Düzenlemelerin, komisyon raporlarında olduğu gibi geniş uzlaşıyla yasalaşması hedefleniyor.
Öte yandan, kulislerde yasal düzenlemelerin yalnızca süreçle sınırlı kalmayacağı da konuşuluyor. AKP’nin uzun süredir gündemde tuttuğu yeni anayasa hedefinin bu çerçevede yeniden öne çıktığı ifade ediliyor.
Değerlendirmelere göre, yeni anayasa arayışının arkasında yalnızca iç siyasi dinamikler değil; Türkiye’nin bölgesel güç olma hedefi, sermaye çevrelerinin bölgesel açılım planları ve daha esnek bir siyasal yapı ihtiyacı gibi unsurlar da yer alıyor.
Resmî açıklamalarda süreç ile yeni anayasa arasında doğrudan bir bağlantı kurulmasa da, Ankara kulislerinde iki başlığın aynı siyasi eksende ilerlediği görüşü dile getiriliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: