Hakkında "tasarlayarak öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "nitelikli yağma" gibi 33 ayrı suçtan arama kararı bulunan Serkan Kurtuluş, Arjantin'den iade edilmesinin ardından İstanbul'a getirildi. Kurtuluş, İstanbul'daki işlemlerinin ardından Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine ifade verdi. Mahkemede savunmasını yapan Kurtuluş, yaklaşık 10 yıldır yurt dışında yaşadığını ve dava konusu suçlamalardan haberdar olmadığını iddia etti.
Kurtuluş, Gürcistan ve Arjantin'de tutuklu kaldığı sürelerin Türkiye'deki yasal tutukluluk sınırını aştığını savunarak tahliyesini talep etti. Yurt dışında toplam yedi yıl tutuklu kaldığını belirten Kurtuluş, "Bu dosya kapsamında toplamda 7 yıl yurt dışında az önce belirttiğim ülkelerde tutuklu kaldım. Tutukluluk sürem de göz önünde bulundurularak sizlerden tutuksuz olarak yargılanmamı talep ediyorum" dedi.
Tutuksuz yargılanma talebi reddedildi
Savunmanın ardından söz alan cumhuriyet savcısı, sanığın üzerine atılı suçlamaları, mevcut delil durumunu ve kaçma şüphesini gerekçe göstererek tutuklanmasını istedi. Mahkeme heyeti, Serkan Kurtuluş'un soruşturma aşamasından bu yana kaçak olmasını ve suçu işlediğine dair kuvvetli delillerin varlığını göz önünde bulundurarak tutuklanmasına karar verdi.
Serkan Kurtuluş'un yakalanma ve iade süreci, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Interpol Europol Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarının Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları ile koordineli çalışmasıyla yürütülmüştü. 31 Ekim 2017'de hakkında kırmızı bülten çıkarılan Kurtuluş, 11 Haziran 2020'de Arjantin'de yakalanmıştı. İade sürecini engellemek için Arjantin'e sığınma talebinde bulunan ancak başvurusu reddedilen Kurtuluş, cezaevinde açlık grevi de yapmıştı. İade işlemleri sırasında Brezilya'nın Sao Paulo kentindeki aktarma sırasında uçakta bomba olduğu yönünde bağırdığı ancak çabalarının sonuçsuz kaldığı öğrenildi.