Balçova Belediye Başkanı Yiğit hakkında adli kontrol kararı verildi

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit hakkında konutu terk etmeme tedbiri uygulandı.

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı üzerine İzmir merkezli dört ilde eş zamanlı bir operasyon gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbirine tabi tutuldu. Kararın ardından Yiğit, adliyeden ayrıldı.

Yiğit'i adliye önünde ailesi ve parti üyelerinin yanı sıra CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ile Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun karşıladı. Kalabalık tarafından alkışlar ve "Dik dur eğilme Balçova seninle" sloganlarıyla karşılanan Yiğit, "Tüm süreçlerde birlikte olacağız. Çok daha detaylı bir açıklama yapacağım. Bugün karar böyle oldu. Daha sonrasında detaylı açıklamalarla hepinizi bilgilendireceğim" şeklinde konuştu.

Soruşturma kapsamında Yiğit ile birlikte adliyeye sevk edilen Güzelbahçe ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır için de konutu terk etmeme kararı verildi. Müteahhit E.K. ise savcılık ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Avukatı hayati tehlikeye dikkat çekti

Gözaltında bulunan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in sağlık durumuna ilişkin avukatı Serhat Gökalp tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Avukat Gökalp, müvekkilinin tutukluluk ve gözaltı koşullarına uygun olmayan kronik böbrek yetmezliği bulunduğunu belirtti. Yetişkin'in düzenli diyaliz tedavisi görmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.

Gökalp, açıklamasında, "Kendisi haftada 3 gün, yaklaşık 8 saat hemodiyaliz tedavisi alan kronik böbrek yetmezliği hastasıdır. Ayrıca şeker hastası ve daha önce bypass ameliyatı geçirmiştir. Pazartesi de diyalize girmesi gerekmektedir. Diyaliz tedavisinin aksaması; sıvı ve toksin birikimi, potasyum yükselmesine bağlı ölümcül kalp ritim bozuklukları, akciğer ödemi ve hayati tehlike oluşturabilecek ciddi komplikasyonlara yol açabilir. İstanbul Protokolü ve Mandela kuralları ışığında, diyaliz bağımlısı bir hastanın cezaevi/nezarethane koşullarında tutulması, tıbbi komplikasyon riski ie birlikte insan onurunu ilgilendiren bir sorunudur" dedi.

İLGİLİ HABERLER