Kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütünün, emniyet ve yargıdaki bağlantıları sayesinde operasyonları önceden öğrendiği ve gizli bilgilere ulaştığı öne sürüldü. Bu iddialar, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 149 şüpheli hakkında hazırlanan 548 sayfalık yeni iddianamede ayrıntılı olarak yer buldu.
Soruşturma dosyasına giren gizli tanık “Şelale”, örgüt içindeki iki kilit ismin kamu görevlileriyle yakın ilişki kurarak elde ettikleri bilgileri yurt dışındaki lider kadrosuna aktardığını iddia etti. Gizli tanık, örgütün bir polis baskınını önceden bildiğini belirterek, “Hatta son olarak yapılan operasyon öncesinde örgütün operasyona ilişkin haberinin olduğunu, operasyonu sahadaki elemanlarına ve üyelerine yayarak büyük bir temizlik yaptırdıklarını biliyorum” dedi.
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan bir örgüt üyesinin itirafları da iddianamede yer aldı. Şüpheli, yurt dışında bulunan bir örgüt yöneticisinin kendisine iddianamenin bir bölümünü göndererek hakkında kırmızı bülten olup olmadığını sorduğunu anlattı. Bu talebi Bakırköy Adliyesi’nde görevli bir personele ilettiğini ve karşılığında bir ekran görüntüsü aldığını ifade etti.
Şüpheli, ifadesinin devamında Bakırköy Adliyesi ve Çağlayan Adliyesi’nde görevli personel aracılığıyla bu kişilerin tanıdığı polislere de çeşitli sorgulamalar yaptırdığını ileri sürdü. Örgüt liderlerinin yanı sıra hasım gruplar hakkında da bilgi temin ettiğini söyleyen şüpheli, şunları kaydetti:
“Bu dönemlerde benim gerek emniyet gerek de yargı çevresindeki tanıdıklarımdan dolayı İ.A. benimle sık sık irtibata geçti. Yaklaşık 7- 8 ay kadar önce İ.D.’nin hem kendisi hem de E.A. hakkında kırmızı bülten arama kararı olup olmadığını, Bakırköy Adliyesinde görevli Zabıt Katibi E.B. üzerinden sordurmuştum. Yine İ.A.’ nın isteği üzerine; gerek kendi gerek de diğer hasım gruplarına konu şahısların da kırmızı bülten, ulusal aranma kayıtları, cezaevi yeri, cezaevi çıkış tarihleri gibi bilgilerini Katip E.B. üzerinden temin etmiştim.”
Emniyete gelen ihbarlar iddiaları doğruladı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün e-posta adresine 7 Ocak 2026 tarihinde gelen bir ihbarda da örgütün kamu bağlantılarına dair benzer iddialar yer aldı. İhbarda, örgüte yardım ettiği öne sürülen bir polis memuru ve bazı siviller hakkında bilgiler verildi.
“İstanbul artık yaşanılmaz bir şehir oldu” sözleriyle başlayan ihbar metninde, “Bu çeteye yardım eden polis İ.T. diye birinin de olduğunu biliyorum. İ.T. isimli polis eskiden polislik yapıyordu S.C.G. isimli şahısla çok yakın arkadaşlar, S.C.G. galeri işiyle uğraşır, bu çetenin ülke dışındaki elemanlarıyla görüşür, çökülecek işyerlerini belirliyor. S.C.G.’nin B.A ile arası iyi. B.A. avukatlık ofisinde çalışıyor, ofisin nerede olduğunu bilmiyorum ama o da dosyalarla alakalı bilgileri S.C.G.’ye veriyor, bunlar bir şebeke” denildi.
İddianamede, 21 Kasım 2025’te 112 Çağrı Merkezi’ne yapılan bir ihbara da değinildi. İhbarcı, bir kafeye gelen iki kişinin kendilerini “Casperlar” olarak tanıtıp para istediğini, aksi takdirde kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit ettiğini bildirdi. İhbarda, bu kişileri gönderdiği iddia edilen O.Z. isimli şahsın, “Yargıtay’da dayısı olduğunu” ve bu yüzden kendisine bir şey olmayacağını söylediği öne sürüldü.
İhbar metnindeki ifadeler şöyleydi:
“Kafeye iki kişi gelip kendilerinin Casperlar olduklarını ve O.Z. tarafından gönderildiklerini, kendilerine iki gün içinde para verilmezse beni ve ailemi öldürecekleri tehdidinde bulunmuşlardır. O.Z. ile hukuk davamız vardır, devam etmektedir. Kendisi daha önce iki kişiyi vurduğunu, Yargıtay’da dayısı olduğunu söylemekte, kendisine bir şey olmayacağını söylemektedir.”
Soruşturma köstebek operasyonuna dönüştü
Başsavcılık, elde edilen beyanlar ve dijital materyaller ışığında soruşturmayı derinleştirerek kamuoyunda “Köstebekler Operasyonu” olarak bilinen ayrı bir soruşturma başlattığını duyurdu. Bu yeni soruşturma, suç örgütlerinin kamu görevlileri aracılığıyla suç kayıtları, kırmızı bülten bilgileri, araç ve gümrük geçiş kayıtları gibi verilere eriştiği iddialarına odaklandı.
Yürütülen operasyon kapsamında aralarında adliye personeli, emniyet mensupları ve gümrük muhafaza memurlarının da bulunduğu 58 şüpheliden 39’unun tutuklandığı, 19’unun ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı kaydedildi.