Küresel gıda piyasalarında lojistik darboğazlar ve iklim kaynaklı arz kaygıları fiyatları yukarı yönlü etkiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), yayımladığı son raporda uluslararası gıda ürünleri fiyatlarının eylül ayında belirgin bir artış kaydettiğini duyurdu. Kurumun açıkladığı verilere göre FAO Gıda Fiyat Endeksi, ağustos ayına kıyasla yüzde 1,5 değer kazanarak 136 puan seviyesine ulaştı. Bu rakam, Kasım 2022 tarihinden bu yana ölçülen en yüksek aylık ortalamayı temsil ediyor.
Endeksteki yükselişin arkasında nakliye hatlarında yaşanan tıkanıklıklar, olumsuz hava koşulları ve tarımsal üretim maliyetlerindeki artışlar bulunuyor. Mevcut seviye, Mart 2022'de Rusya-Ukrayna Savaşı'nın etkisiyle kırılan tarihi rekorun yaklaşık yüzde 14,3 altında seyrediyor. Yıllık bazda incelendiğinde ise endeks, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,8'lik bir artış gösterdi.
FAO Başekonomisti Maximo Torero, küresel emtia piyasalarındaki baskının nedenlerini ve olası yansımalarını şu sözlerle açıkladı:
“Hürmüz Boğazı ve Karadeniz'deki aksamalar iklim şoklarıyla birleşerek enerji, taşımacılık ve temel gıda emtiaları üzerinde baskı oluştururken, küresel emtia fiyatlarında kalıcı ve giderek geniş tabanlı bir artış görüyoruz. Bu baskıların sürmesi halinde, özellikle gıda ve enerji ithalatına bağımlı ülkelerde tüketici gıda fiyatlarına kısa sürede yansıyacaktır.”
Tahıl ve şeker fiyatlarında sert yükseliş
Alt endekslerdeki dağılım incelendiğinde tahıl grubunda öne çıkan bir artış göze çarpıyor. FAO Tahıl Fiyat Endeksi, ağustos ayına göre yüzde 5,1 oranında değer kazandı. Karadeniz bölgesindeki lojistik kısıtlamalar ile Kuzey Amerika'nın bazı bölgelerinde ekim sezonu öncesi yaşanan kuraklık, buğday fiyatlarını yüzde 6,3 oranında artırdı. Ayrıca ABD'deki verim endişeleri, Brezilya'daki ihracat kısıtlamaları ve Hürmüz Boğazı kaynaklı belirsizlikler, mısır gibi biyoyakıt hammaddelerinin fiyatlarını destekleyerek küresel mısır fiyatlarında yüzde 5,6'lık bir yükselişe neden oldu.
Bitkisel yağlarda ise Güneydoğu Asya'daki kuraklığın palm yağı üretimini olumsuz etkilemesi ve güçlü küresel talep nedeniyle FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi yüzde 0,9 arttı. Şeker tarafında ise durum daha dramatik seyretti. FAO Şeker Fiyat Endeksi, eylül ayında yüzde 6,1'lik keskin bir yükseliş kaydetti. Bu artışın arkasında 2026/27 sezonunda küresel arzın daralacağı beklentisi, Tayland'daki düşük üretim öngörüsü, Hindistan'daki zayıf muson yağmurları, güçlenen El Nino koşulları, Brezilya'nın orta-güney bölgesindeki aşırı yağışlar ve Avrupa Birliği'nde şeker pancarı ekim alanlarının azalması yer alıyor.
Hayvansal ürünlerde ise tablo karışık bir görünüm sergiledi. Bol ihracat arzının etkisiyle tavuk ve domuz eti fiyatlarındaki gerileme, FAO Et Fiyat Endeksi'ni yüzde 1,1 aşağı çekti. ABD'nin güçlü talebi Brezilya'daki sığır eti fiyatlarını artırırken, koyun eti fiyatları istikrarlı kaldı. Süt ürünlerinde ise peynir fiyatlarındaki düşüşün süt tozu fiyatlarındaki artışı dengelemesi sonucu endeks yüzde 0,1 geriledi; tereyağı fiyatları ise değişmedi.
Küresel tahıl üretim tahmini revize edildi
FAO, Tahıl Arz ve Talep Özeti Raporu'nda küresel üretim ve ticaret projeksiyonlarını da güncelledi. Kurum, 2026 yılı küresel tahıl üretim tahminini bir önceki yıla göre yüzde 2,1 azaltarak 2 milyar 979 milyon tona düşürdü. Bu tahmin, 2025 rekoltesinin altında kalsa da tarihin en büyük ikinci hasadı olma özelliğini koruyor.
Raporda, sıcak ve kurak hava koşulları nedeniyle Avrupa Birliği ve ABD'deki yemlik tahıl verim beklentileri aşağı yönlü revize edilirken, Avustralya'daki hava koşullarının düzelmesiyle buğday üretim tahmini 813,9 milyon tona yükseltildi. Küresel tahıl ticaret hacminin ise Karadeniz'deki kısıtlı nakliye rotaları ve alternatif taşıma kapasitesinin yetersizliği nedeniyle bir önceki sezona göre yüzde 3,5 azalarak 505,8 milyon tona gerilemesi öngörülüyor.