Küresel hisse senedi piyasaları, 2026'nın ikinci çeyreğini son altı yılın en kuvvetli performansıyla noktalamaya hazırlanıyor. Yatırımcıların risk iştahı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında sağlanan ateşkesin enerji fiyatlarını düşürmesi ve faiz indirim beklentilerinin yerini artış senaryolarına bırakmasıyla tırmandı.
Küresel hisse senetlerinin seyrini takip eden MSCI Tüm Dünya Endeksi, son üç aylık dönemde yaklaşık yüzde 14'lük bir artışla tarihi zirvelerini gördü. Bu performans, endeksin 2020'den bu yana en güçlü ikinci çeyreğine işaret etti.
Bu yükselişin arkasındaki ana motor, yapay zeka temalı teknoloji hisselerine yönelik yoğun ilgi oldu. Özellikle Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi Asya borsaları, yatırımcıların bu alana odaklanmasıyla çift haneli kazançlar elde etti.
ABD piyasalarında S&P 500 endeksi ikinci çeyrekte yüzde 14, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise yüzde 20 değer kazandı. Haziran ayında piyasa değeri 2 trilyon dolara ulaşan SpaceX'in Nasdaq'a katılması da teknoloji hisselerine olan ilgiyi pekiştirdi.
Piyasalardaki faiz beklentisi 180 derece döndü
Piyasalardaki iyimserliğin bir diğer önemli kaynağı, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimin azalması oldu. ABD ve İran arasındaki ateşkesle Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine kademeli olarak açılması, petrol fiyatlarının son üç ayda yüzde 20'ye yakın gerilemesini sağladı. Düşen enerji maliyetleri, küresel büyümeye dair kaygıları azaltarak yatırımcıları yeniden hisse senetlerine çekti.
Son aylarda piyasaları en çok şekillendiren gelişme ise ABD Merkez Bankası'na (Fed) yönelik beklentilerdeki keskin dönüş oldu. Yıl başında faiz indirimleri bekleyen piyasalar, güçlü ekonomik veriler ve düşmeyen enflasyon karşısında artık faiz artışı ihtimalini fiyatlamaya başladı.
Zurich Insurance Group Baş Piyasa Stratejisti Guy Miller, yılın başında para politikasının gevşeyeceği beklentisinin olduğunu fakat İran kriziyle yükselen emtia fiyatlarının bu tabloyu tamamen değiştirdiğini belirtti. Miller, buna rağmen merkez bankalarının yeni ve uzun bir faiz artırım döngüsüne gireceğini düşünmediklerini ekledi.
Avrupa borsaları da bu pozitif havadan payını aldı. STOXX 600 endeksi salı günü yüzde 0,65 yükselirken, ikinci çeyrekte yüzde 10'a yakın değer kazanma yolunda ilerliyor. ABD vadeli endeksleri de yüzde 0,2'lik primle Wall Street'in güne pozitif başlayacağına işaret etti.
Dolar zirvede, altın ve yen dipte
Döviz piyasalarında ikinci çeyreğin en güçlü varlığı açık ara dolar oldu. Dolar endeksi, başlıca para birimleri karşısında yaklaşık yüzde 1,4 değer kazandı. Yatırımcıların, Fed'in faiz artırabileceği beklentisiyle rekor seviyede dolar pozisyonu aldığı gözlemleniyor.
Güçlenen dolar, güvenli liman olarak görülen varlıklarda ciddi satışlara yol açtı. Altın, son on yıldan uzun bir sürenin en sert çeyreklik düşüşüne hazırlanırken, Japon yeni dolar karşısında yaklaşık 40 yılın en düşük seviyesine indi. Dolar/yen paritesinin 162 seviyesini aşması üzerine Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, piyasaya müdahale edebilecekleri uyarısını tekrarladı.
Gözler Sintra toplantısı ve Fed Başkanı Warsh'ta
Yatırımcıların bu haftaki odağı, Portekiz'in Sintra kentinde düzenlenen Avrupa Merkez Bankası'nın yıllık merkez bankacılığı konferansına çevrildi. Konferansın en çok beklenen konuşmacısı ise Fed Başkanı Kevin Warsh olacak. Warsh'ın göreve geldikten sonraki ilk toplantısında verdiği enflasyonla mücadele mesajı, piyasaların ekim ayında bir faiz artışını büyük ölçüde fiyatlamasına neden olmuştu.
BNP Paribas Grup Başekonomisti Isabelle Mateos y Lago, temel senaryolarının temmuz ayında bir faiz artışı içermediğini ancak bunun artık göz ardı edilemeyecek bir olasılık haline geldiğini söyledi.
Piyasalar bugün Avrupa ülkelerinden gelecek enflasyon verilerini takip edecek. ABD'de ise haziran ayı tüketici güveni ile JOLTS açık iş pozisyonları verileri açıklanacak. Haftanın en kritik verisi ise perşembe günü yayımlanacak ABD tarım dışı istihdam raporu olacak.